Ana içeriğe geç
Sözlük

korkutmak ile cümle

korkutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kusura bakmayın, korkutmak istememiştim.Scusate, non volevo spaventarvi.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Ai due Reverendi rimase l'orrore negli occhi, e un popolo da consolare.
Kayış - Çocukları korkutmak için uydurulmuş kötücül varlık.Старик, чувствующий себя обузой детям.
Deneklerini korkutmak için korkuluk maskesi takar.كاشفة القناع عن احكام الرضاع.
Çözüldükten sonra yaptığı ilk şey Malibu insanlarını korkutmak oldu.A primeira coisa que ele fez depois de ser descongelado foi aterrorizar as pessoas de Malibu.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.Os dois exércitos estavam à vista o um do outro, frente a frente.
Ocumak/Ocunmak/Ocutmak ise korkutmak demektir ki, ateşin korku verici olmasıyla bağlantılıdır.Porque, como visto antes, o temor/esperança refere-se ao poder, que gera felicidade.
Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu korkutmak amacı güdüyordu."De Koran waarschuwt ongelovigen vele malen, doorgaans in zeer sterke bewoordingen.
İnsanları korkutmaktan zevk alır.Hij houdt ervan om mensen te plagen.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.Dit dient als schrikkleur om vijanden af te schrikken.
Böyle yaparak psikolojik olarak onları korkutmak istemişti.Ze lijdt er echter psychologisch van haar angsten.
Seni korkutmak isteseydim, birkaç hafta önce rüyamda ne gördüğümü anlatırdım.Als ik je wilde bang maken, zou ik je vertellen waar ik een paar weken geleden over gedroomd heb.
Küçük çocukları korkutmak için kullanılan kurgusal yaratıktır.Man använde detta för att skrämma små barn.
Göz korkutmak amacıyla da Leia'nın vatanı olan Alderaan gezegeni Ölüm Yıldızı tarafından yok edildi.Вейдер вибив свідчення тільки погрозою знищення «Зіркою Смерті» планети Алдераан — рідної планети Леї.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.З якихось нез'ясовних причин Ліна панічно боїться слимаків.
İnsanları korkutmaktan zevk alır.Bojí se ale toho mít někoho rád.
Ocak 1987’de göstericileri korkutmak adına sınırdışı/sürgün politikası gündeme geldi.În ianuarie 1987 a fost introdusă și o politică de deportare pentru a îi intimida pe activiști.
Yüksek sıcaklık değerleri MB kullanıcılarını oldukça korkutmaktadır.A kicsapódás hőmérséklete nagy mértékben függ a DS értéktől.
Küçük çocukları korkutmak için kullanılan kurgusal yaratıktır.Koukoa on käytetty lasten pelotteluun.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.Η σκούρα κηλίδα του χρησιμεύει για να τρομάζει τους διώκτες του.
İnsanları korkutmaktan zevk alır.Han elsker at slå efter folk.
Bunların dışında o depremi insanları korkutmak ve onlardan öç almak için de kullanmıştır.Stavnljå ble også brukt mot folk for å trekke disse til seg.
Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu korkutmak amacı güdüyordu."Padahal berbagai kecaman dan peringatan akibat negatif keberadaan mereka pun sudah dilontarkan berbagai pihak.
Deneklerini korkutmak için korkuluk maskesi takar.Selalu memakai topeng bertanduk untuk menutupi identitasnya.
Kayış - Çocukları korkutmak için uydurulmuş kötücül varlık.Chiếc hộp rùng rợn: chứa những thứ ghê gớm đáng sợ để dọa nạt người khác.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.和名は頭部の羽色を緋色にたとえたことに由来する。
İnsanları korkutmaktan zevk alır.人を怖がらせるのが趣味。
Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu korkutmak amacı güdüyordu."那里面有许多爱好清洁者;真主是喜爱清洁者的。
Ragıp'ı korkutmak için şirkette yanında çalışanlardan biri ona oyun oynar.)경기에서 강인함을 드러내는 선수로, (이로 더러운 경기를 하는 선수라는 악명을 떨쳤다.)
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.기둥 간격은 공포 간격을 배려하여 같게 배치한 것으로 보인다.
Çünkü Pauline ‘ yi korkutmak yerine öldürmüştür.콜베는 그 사람 대신 자기가 죽겠다고 자원했다.
Kayış - Çocukları korkutmak için uydurulmuş kötücül varlık.상인들을 괴롭히는 순사들에게 짱돌이라도 던져야 속이 시원한 청년이다.
İnsanları korkutmaktan zevk alır.בעל חיבה להפחדת אנשים.
Deneklerini korkutmak için korkuluk maskesi takar.כמו כן, היא חובשת מסכה על מנת להסתיר את צלקותיה.
İnsanları korkutmaktan zevk alır.Voli se rugati ljudima.
Küçük çocukları korkutmak için kullanılan kurgusal yaratıktır.Služile so kot zgodbe za ustrahovanje majhnih otrok.
Hemen annelerinin arkasına saklanmışlar. - Sizi korkutmak istemezdim, demiş ayı sıkılarak.Mati, ki je sedela za pečjo, mu je rekla, naj se nikar ne boji, saj bo zanj molila.
Böyle yaparak psikolojik olarak onları korkutmak istemişti.Pri Britancih je to hotel doseči tako, da jih je prestrašil.
Göz korkutmak amacıyla da Leia'nın vatanı olan Alderaan gezegeni Ölüm Yıldızı tarafından yok edildi.Pagrasinus, kad bus sunaikinta jos gimtoji Alderano planeta, Lėja išduoda bazę esant Dantuine.
Alain de Botton: Kâbus düşünce şu, insanları korkutmak, onlardan iş çıkarmanın en iyi yolu.Morasta misel je, da je ustrahovanje najboljši način, da ljudje dobro delajo.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Če nekomu naženeš strah v kosti, da bo nekaj storil, je moj ponos še bolj prizadet.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Dọa dẫm người khác để bắt họ làm điều gì đó, chuyện này càng làm tổn thương lòng tự tôn của cháu hơn.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Effrayer quelqu'un pour obtenir ce que l'on veut, blesse ma fierté.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir... Gerçekten mi?Speriind pe cineva sa faca ceva, imi pateaza onoarea si mai tare seris?
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Iemand bang maken zodat hij doet wat wij willen dat zal mijn trots nog meer krenken.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Jemanden Angst zu machen um etwas zu tun, dass tut meinem Stolz mehr weh.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Menakut-nakuti seseorang untuk melakukan sesuatu, itu lebih menyakiti harga diri saya.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Nie chcę tego!
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Skrämma någon för att få domå göra nåt, sårar min stolthet.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Spaventare qualcuno per fargli fare qualcosa, quello feriisce il mio orgoglio di più.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Το να σημαδέψω κάποιον για να τον βάλω με το ζόρι να κάνει κάτι, πληγώνει την περιφάνεια μου περισσότερο.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...Угрожать кому-то, чтобы заставить их сделать что-то, повредит мою гордость больше.
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir....להפחיד אנשים בכדי לגרום להם לעשות משהו פוגע גם בכבוד שלי
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...إخافة شخص لجعله يفعل شيئاَ ما .. يضر أكثر بكرامتي
Birini bir şeyleri yapmak için korkutmak gururumu daha fazla incitir...そうか?
Bu herkesin bildiği, devrime yeni katılan kadınları korkutmak için önceden tasarlanmış bir oyundur.Es ist ganz klar ein geplantes Spiel, um Frauen abzuschrecken und die, die neu sind in der Revolution.
Bu nedenle tek bir değişkeni ele almışlar: insanları korkutmak istemişler.Chystali se použít jeden faktor:
Bu nedenle tek bir değişkeni ele almışlar: insanları korkutmak istemişler.E avrebbero usato una variabile: volevano spaventarli.
Bu nedenle tek bir değişkeni ele almışlar: insanları korkutmak istemişler.E iban a utilizar una sola variable:
Bu nedenle tek bir değişkeni ele almışlar: insanları korkutmak istemişler.És különböző dolgokat használtak erre: Meg akarták ijeszteni őket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod