Ana içeriğe geç
Sözlük

korkutma ile cümle

korkutma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların seni korkutmasına izin verme.Don't let them scare you.
Onun seni korkutmasına izin verme.Don't let him scare you.
Bizim seni korkutmamıza izin verme.Don't let us intimidate you.
Benim seni korkutmama izin verme.Don't let me intimidate you.
Senin gözünü korkutmasına izin verme.Don't let her intimidate you.
Dan, Linda'yı korkutmaya çalıştı.Dan tried to intimidate Linda.
Tom Mary'nin gözünü korkutmaya çalıştı.Tom tried to intimidate Mary.
Beni korkutması gerekiyor muydu?Was that supposed to scare me?
Beni korkutmadığını bil.Know that you're not scaring me.
İnsanları korkutmayı severim.I love scaring people.
Tom beni korkutmadı.Tom didn't frighten me.
Onlar bizi korkutmaya çalışıyor.They're trying to scare us.
Tom Mary'yi korkutmaya çalıştı.Tom tried to scare Mary.
Tom'un Mary'yi korkutmayacağını umuyorum.I hope Tom won't frighten Mary.
Affedersin, seni korkutmak istemedim.Sorry, I didn't want to scare you.
Neden Tom beni korkutmaya çalışıyor?Why is Tom trying to scare me?
Biz sadece seni korkutmaya çalışıyordukWe were just trying to scare you.
O herkesi korkutmak için yeterliydi.That was enough to terrify anyone.
Onlar korkutmayı severler.They love to intimidate.
Tomu korkutmak istemezdik.We wouldn't want to scare Tom.
Fadıl, Dania'yı kontrol etmek için her zaman kalpsiz korkutma taktiklerini kullandı.Fadil always used his heartless scare tactics to control Dania.
Fadıl, Leyla'yı korkutmak istedi.Fadil wanted to scare Layla.
Bu şirketlerin bizim gözümüzü korkutmalarına izin veremeyiz.We can't let these corporations push us around.
Onların bizim gözümüzü korkutmalarına izin veremeyiz.We can't let them push us around.
Tom Mary'yi korkutmak istedi.Tom wanted to scare Mary.
Ölüm beni korkutmaz.Death doesn't scare me.
Tom'un senin gözünü korkutmasına izin verecek misin?Are you going to let Tom push you around?
Üzgünüm. Seni korkutmak istemedim.I'm sorry. I didn't mean to scare you.
O beni korkutmaz.She doesn't scare me.
Onlar beni korkutmazlar.They don't scare me.
Beni böyle korkutma.Don't scare me like that.
Tom bizi korkutmaya çalışıyordu.Tom was trying to scare us.
Tom bizi korkutmaya çalışıyor.Tom is trying to scare us.
Sami, Leyla'yı korkutmak istiyor.Sami wants to scare Layla.
Sami pumayı korkutmaya çalıştı.Sami tried to scare the cougar away.
Tom seni korkutmaya çalışıyordu.Tom was trying to scare you.
Bizi korkutmaya çalışma.Don't try to intimidate us.
Tom'u korkutmak istememiştim.I didn't mean to scare Tom.
Tom'u korkutmak üzereydim.I was just going to scare Tom.
Seni korkutmasına izin verme.Don't let it scare you.
Tom, Mary'yi korkutmaya çalışıyordu.Tom was trying to scare Mary.
Onu korkutmak istedim.I wanted to scare him.
İnsanları var olmayan bir şeyle korkutmayı bırak.Stop scaring people with something that doesn't exist.
Beni korkutmayı kes!Stop scaring me!
Beni korkutmayı bırak!Stop scaring me!
Karl, Amelia'yı korkutmak istemiyordu.Karl didn't mean to scare Amelia.
“Halkı korkutma."Fear not if the pearls are scattered unstrung".
Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu korkutmak amacı güdüyordu."Possibly it ought to come with a warning: contains traces of smugness."
Eğer bölüm sizi korkutmayı başardıysa ne âlâ.When she works it's scary good.
Pompey, şehri askerlerle doldurdu ve muhaliflerin gözünü korkutmayı başardı.Pompey filled the city with soldiers, and the triumvirate's opponents were intimidated.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.The group was made up of reformed drinkers who tried to scare people into abstaining from alcohol.
İki tarafın da deniz harekatlarını birbirlerinin gözlerini korkutmak için yaptıkları biliniyordu.They both look to heaven seeking release from their sorrows.
Daha güvenli ve sıkmayan korkutmayan bir ortam sağlanılır.This created a safer and less hostile environment for them.
Gürültüyü azaltma bölmesi, hayvanları rahatsız etme ve korkutma olasılığını sınırlar.Noise-reduction housing limits the possibility of disturbing and scaring away animals.
Çocukları korkutmayı çok sever.She loves making fun of boys.
Poil: Şirin bir hayalet pek korkutmaz, çileden çıkartıcak kadar çok konuşur.Great art is not afraid to say something and take big risks.
Onların kendi başlarına yaşayan insanları korkutmaya çalışırken, iş başında görürsünüz.As they try to inspire fear into people who are by themselves.
Daha küçükken... ...Nemanja beni korkutmaya bayılırdı.When he was younger, Nemanja liked to frighten me.
Onları korkutmalısın !If you don't scare them.
Onları korkutmayacağımI am not scaring them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod