Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.Het doel is dus om op te komen voor hen die geen invloed hebben.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.그래서 영향력의 목적은 영향력을 가지지 못한 사람을 대변하는 것입니다.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.Οπότε ο σκοπός της επιρροής είναι να υπερασπίζεσαι αυτούς που δεν έχουν επιρροή.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.И поэтому цель влияния - заступаться за тех, кто не имеет влияния.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.И така, смисъла на влиянието е да представяш тези които нямат влияние.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.І тому призначення впливу — говорити за тих, у кого впливу немає.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.אז המטרה של השפעה היא לדבר עבור אלו שאין להם השפעה.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.ولذا فأن الهدف من النفوذ هو أن يتحدث نيابة عمن لا نفوذ لهم.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.声を上げることです 白状すれば
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.(41:24) Sur la terre nul n`est son maître; Il a été créé pour ne rien craindre.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.( 41 : 24 ) Tại thế thượng , chẳng có vật chi giống như nó ; Nó được dựng nên để không sợ gì hết .
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.(41:24) Tại thế thượng, chẳng có vật chi giống như nó; Nó được dựng nên để không sợ gì hết.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.41:25 Auf Erden ist seinesgleichen niemand; er ist gemacht, ohne Furcht zu sein.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.(41:25) Нет на земле подобного ему; он сотворен бесстрашным;
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.Di atas bumi tak ada tandingannya; makhluk yang tak kenal takut, itulah dia
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.땅 위에는 그것 같은 것이 없나니 두려움 없게 지음을 받았음이라
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.Na terra não há coisa que se lhe possa comparar; pois foi feito para estar sem pavor.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.Nincs e földön hozzá hasonló, a mely úgy teremtetett, hogy ne rettegjen.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.No existe sobre la tierra algo semejante; está hecho exento de temor
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.Pe pămînt nimic nu -i este stăpîn; este făcut, ca să nu se teamă de nimic.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.Επι της γης δεν υπαρχει ομοιον αυτου, δεδημιουργημενον ουτως αφοβον.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.На земята няма подобен нему, Създаден да няма страх.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.אין על עפר משלו העשו לבלי חת׃
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.ليس له في الارض نظير. صنع لعدم الخوف.
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.在 地 上 沒 有 像 他 造 的 那 樣 無 所 懼 怕
Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.在地上 沒有 像 他 造 的 那 樣無 所 懼怕
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.As mulheres manifestaram-se, protestaram contra um ditator brutal, falaram sem medo.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Femeile au ieşit, au protestat împotriva unui dictator brutal, au vorbit fără teamă.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Frauen kamen an die Öffentlichkeit, protestierten gegen einen brutalen Diktator, sprachen ohne Furcht.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Giới phụ nữ đã đứng lên, phản đối chế độ độc tài tàn bạo, mạnh dạn lên tiếng.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.바깥 세상에 나가서 잔인한 독재자들에게 저항하고, 두려움없이 우리의 생각을 말할 수 있게 했죠.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Kobiety ujawniły się, protestowały przeciw brutalnej dyktaturze, przemawiały bez strachu.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Kvinder kom ud, protesterede mod en brutal diktator, talte uden frygt.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Las mujeres salieron a protestar contra un dictador brutal, sin temor de hablar.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Le donne si sono esposte, per protestare contro un feroce dittatore, parlando con coraggio.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Les femmes sont sorties, ont contesté un dictateur brutal, ont parlé sans crainte.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Nők felléptek, tiltakoztak egy brutális diktátor ellen, félelem nélkül beszéltek.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Vrouwen kwamen naar voren in protest tegen een brutale dictator. Ze spraken zonder angst.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Wanita pun keluar, memprotes diktator yang brutal, berbicara tanpa takut.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Γυναίκες βγήκαν στους δρόμους, διαδήλωσαν ενάντια ενός βάναυσου δικτάτορα, μίλησαν άφοβα.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Жени излизаха, протестираха срещу брутален диктатор, говориха без страх.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Женщины вышли на улицы и смело выступили против жестокого диктатора.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.Жінки виступили проти брутального диктатора, сміливо висловилися.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.נשים יצאו החוצה. הפגינו נגד רודן אכזר, דיברו ללא מורא.
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.خرجت النسوة للاحتجاج على دكتاتور متوحش وتحدثن بدون خوف
Zalim bir diktatörü korkusuzca protesto eden kadınlar çıktı ortaya.残忍な独裁者に対して抗議し 恐れずに話しました ドーナツ1つを得る願いだけではなく