C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.Persoana recunoaște că teamă de animale este excesivă sau nejustificată.
Birçok insanın da çeşitli sebeperle canlı canlı gömüldüğü vakaları anlatarak bu korkusunu vurgular.El își subliniază teama prin menționarea mai multor persoane care au fost îngropate de vii.
Küçük Micheal babasının korkusunun ölüm değil, kendisinin babası gibi olması olduğunu fark eder.Catherine azonban felfedi, hogy az nem apja munkája, hanem az övé.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.A hunokat elfogja a rémület.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Pelkosenniemen aapasuot Pelkosenniemen kunta.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Διακρινόταν από έναν έντονο φόβο για λογοκλοπή.
Wall Street'e yapılan saldırılar ise radikal ve terörist öbek korkusunu tetiklemiştir.Bombeangrepet på Wall Street skapte frykt for radikale og terrorister.
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Rødt fordi det er djevelens farge (ergo kallenavnet 'Diavolo'), og svart for å skremme motstanderne.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.Lưu Chính đọc xong cảm thấy sợ hãi.
Aslında “Kızıl Tehlike” terimi Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin komünizm korkusunu ifade etmektedir.Một lần nữa, "Nỗi sợ Đỏ" (Red Scare) – sợ những tư tưởng của chủ nghĩa cộng sản - tồn tại trên đất Mỹ.
Birçok Bölümde Korkusunu Belli Etmiştir.しかし彼の行為は多くの場所で恐れられた。
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.恐怖のため硬直するシン。
Gözlerinin o kadar iyi görmesine ne gerek vardır?) diye bir şarkı söyleyerek bu korkusunu dile getirmiştir.嵇康对赵至说,他的眼瞳虽然黑白分明,有白起的风度,可惜太小了。
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.很怕恐怖故事。
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.현재 차차웅의 공포의 대상인 처용에게도 당당할 정도로 강하다.
Tavşanlar, tavşanlar, tavşanlar olmalı!) diye bir şarkı söyleyerek tavşan korkusunu dile getirir.토끼에 살짝 공포가 있어서 토끼가 달려들면 겁에 질린다.
Harp korkusunu yakından öğreniyorum.את רזי אמנות הרקמה למדה מאימה.
Birçok Bölümde Korkusunu Belli Etmiştir.השפעתו הורגשה בתחומים רבים.
Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir.Пътят на самурая се открива в смъртта!
C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.Naknadno pacijenti shvate da je strah pretjeran i bezrazložan.
Hansel Gretel'in korkusunu teselli etmeye çalışır.Henrich sa rozhodol Gregorovi pomstiť.
C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.Asmuo pripažįsta, kad baimė yra per didelė arba nepagrįsta.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Az alázatosságnak bére az Úr félelme, gazdagság és tisztesség és élet.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Frutti dell'umiltà sono il timore di Dio, la ricchezza, l'onore e la vita
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.겸손과 여호와를 경외함의 보응은 재물과 영광과 생명이니라
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Le fruit de l`humilité, de la crainte de l`Éternel, C`est la richesse, la gloire et la vie.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønnen for Ydmyghed og HERRENs Frygt er Rigdom, Ære og Liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Lønn for saktmodighet og gudsfrykt er rikdom og ære og liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Nöyryyden ja Herran pelon palkka on rikkaus, kunnia ja elämä.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Ödmjukhet har sin lön i HERRENS fruktan, i rikedom, ära och liv.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Odplatou pokory a bázne Hospodinovej je bohatstvo, sláva a život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.O galardão da humildade e do temor do Senhor é riquezas, e honra e vida.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Orang yang takwa kepada TUHAN dan merendahkan diri, akan bahagia, makmur dan dihormati
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần thưởng của sự khiêm nhượng và sự kính sợ Ðức Giê-hô-va, Ấy là giàu có, sự tôn trọng, và mạng sống.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Phần_thưởng của sự khiêm_nhượng và sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va , Ấy_là giàu_có , sự tôn_trọng , và mạng sống .
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Plačilo krotkosti in strahu GOSPODOVEGA je bogastvo in čast in življenje.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory a bázně Hospodinovy odplata jest bohatství a sláva i život.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Pokory i bojaźni Pańskiej nagrodą jest bogactwo, i sława i żywot.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Răsplata smereniei, a fricii de Domnul, este bogăţia, slava şi viaţa. -
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Riquezas, honra y vida son la remuneración de la humildad y del temor de Jehovah
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Wo man leidet in des HERRN Furcht, da ist Reichtum, Ehre und Leben.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Η αμοιβη της ταπεινωσεως και του φοβου του Κυριου ειναι πλουτος και δοξα και ζωη.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.За смирением следует страх Господень, богатство и слава и жизнь.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.Наградата на смирението и на страха от Господа Е богатство, слава и живот.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.עקב ענוה יראת יהוה עשר וכבוד וחיים׃
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.ثواب التواضع ومخافة الرب هو غنى وكرامة وحياة.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬 畏 耶 和 華 心 存 謙 卑 、 就 得 富 有 、 尊 榮 、 生 命 為 賞 賜
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬畏 耶和華 心存謙卑 、 就 得 富有 、 尊榮 、 生命 為賞賜
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Ar putea fi jenant. Realizez că frica de rușine mă motivează la fel de mult ca oricare altă ambiție.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.En realidad, me doy cuenta de que el miedo a la vergüenza me impulsa tanto como cualquier ambición.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Ik besef dat angst om voor gek te staan mij even sterk drijft als eerzucht.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.In effetti, capisco che la paura dell'imbarazzo mi controlla come ogni ambizione.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum."사실, 저는 부끄러움에 대한 공포가 어떠한 야망만큼 저를 움직이게 한다는 것을 깨달았습니다."
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Mir wird übrigens gerade klar, dass die Angst mich zu blamieren mich genau so wie jeder andere Ehrgeiz treibt.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Zauważyłem, że strach przez zakłopotaniem kieruje mną tak mocna jak ambicja.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Στη πραγματικότητα, συνειδητοποιώ ότι ο φόβος της ντροπής με οδηγεί όσο οποιαδήποτε φιλοδοξία.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Всъщност осъзнавам, че страхът от смущение ме движи толкова, колкото и всяка амбиция.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.На самом деле, я осознаю, что страх перед замешательством ведёт меня вперёд не хуже любых амбиций.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.למעשה, הבנתי שפחד מבושה מניע אותי באותה מידה כמו שאיפה.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.في الحقيقة .. ادركت ان الخوف من الاحراج يدفعني كما الطموح