Ana içeriğe geç
Sözlük

korkusu ile cümle

korkusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.K tomu ty ešte rušíš bázeň Božiu a ubieraš zbožnej mluvy pred silným Bohom.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.már semmivé akarod tenni az [Isten] félelmét is; és megkevesbíted az Isten elõtt való buzgólkodást is!
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Na verdade tu destróis a reverência, e impedes a meditação diante de Deus.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Res, v nič devaš bogaboječnost in kratiš molitev pred Bogom.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Seandainya omonganmu itu dituruti, tak seorang pun takut atau berdoa kepada Allah lagi
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Thật ông hủy điều kính sợ Ðức chứa Trời , Ngăn_trở sự suy_gẫm trước mặt Ngài .
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Thật ông hủy điều kính sợ Ðức chứa Trời, Ngăn trở sự suy gẫm trước mặt Ngài.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Toi, tu détruis même la crainte de Dieu, Tu anéantis tout mouvement de piété devant Dieu.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Tu anzi distruggi la religione e abolisci la preghiera innanzi a Dio
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Tu nimiceşti chiar şi frica de Dumnezeu, nimiceşti orice simţire de evlavie faţă de Dumnezeu.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Zaiste ty psujesz bojaźó Bożą i znosisz modlitwy do Boga.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Βεβαιως συ απορριπτεις τον φοβον και αποκλειεις την δεησιν ενωπιον του Θεου.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Да ты отложил и страх и за малость считаешь речь к Богу.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.Наистина ти унищожаваш страха от Бога, И намаляваш моленето пред Него.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.אף אתה תפר יראה ותגרע שיחה לפני אל׃
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.اما انت فتنافي المخافة وتناقض التقوى لدى الله.
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.你 是 廢 棄 敬 畏 的 意 、 在 神 面 前 阻 止 敬 虔 的 心
Tanrı korkusunu bile ortadan kaldırıyor, Tanrının huzurunda düşünmeyi engelliyorsun.你 是 廢棄 敬畏 的 意 、 在 神 面前 阻止 敬虔 的 心
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Chẳng có sự kính sợ Ðức Chúa Trời ở trước mặt chúng nó.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Chẳng có sự kính sợ Ðức_Chúa_Trời ở trước mặt chúng_nó .
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››dan tidak menghormati Allah.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››"Der er ikke Gudsfrygt for deres Øjne."
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Det er ikke gudsfrykt for deres øine.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Ei ole Jumalan pelko heidän silmäinsä edessä."
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Es ist keine Furcht Gottes vor ihren Augen."
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››frica de Dumnezeu nu este înaintea ochilor lor.``
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Guds fruktan är icke för deras ögon.»
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››저희 눈앞에 하나님을 두려워함이 없느니라 함과 같으니라
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››La crainte de Dieu n`est pas devant leurs yeux.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Não há temor de Deus diante dos seus olhos.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Není bázně Boží před očima jejich.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Nie masz bojaźni Bożej przed oczami ich.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Niet bázne Božej pred ich očami.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Nincs isteni félelem az õ szemök elõtt.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Ni strahu Božjega pred njih očmi“.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››no hay temor de Dios delante de sus ojos
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Non c'è timore di Dio davanti ai loro occhi
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Zij houden geen rekening met God. Van enig ontzag voor Hem is geen sprake."
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Δεν ειναι φοβος Θεου εμπροσθεν των οφθαλμων αυτων.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››А сега и независимо от закон се яви правдата от Бога, за която свидетелствуват законът и пророците,
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Нема страху Божого перед очима їх.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››Нет страха Божия перед глазами их.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››אין פחד אלהים לנגד עיניהם׃
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››ليس خوف الله قدام عيونهم.
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››他 們 眼 中 不 怕 神 。
‹‹Tanrı korkusu yoktur onlarda.››他 們眼 中 不 怕 神 。
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Als sich unser Boot näherte, zitterte er vor Angst, in seinem winzigen Kanu überfahren zu werden.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Cuando nuestro bote se acercó estaba temblando; temía que su pequeña canoa fuera embestida.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Ele tremia quando o nosso barco se aproximou, com medo que atropelássemos a sua minúscula canoa.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Em run rẩy khi thuyền của chúng tôi đến gần, cứ sợ thuyền đè qua cái canoe bé xíu của em.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Han rystede da vores båd kom nærmere, bange for at den ville sejle hans lille kano over.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Hij beefde toen onze boot naderde. Hij had schrik dat we over zijn kleine kano zouden varen.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Il tremblait quand notre bateau a approché, effrayé qu'il n'écrase son petit canoë.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.우리 배가 접근하자 이 아이는 떨고 있었어요. 우리가 자기가 탄 배를 치고 지나갈까봐 그런거죠.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Remegett, amikor közeledett a csónakunk, meg volt ijedve, hogy elsodorjuk az aprócska kenuját.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Třásl se strachy, když se naše loď přiblížila, vyděšený, že přejede jeho maličkou kanoi.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Tremava quando la nostra barca si è avvicinata, era terrorizzato di venire travolto con la sua piccola canoa.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Tremura când s-a apropiat barca noastră, temându-se să nu dăm peste micul său canoe
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Trepetal je, ko se je približal naš čoln, od strahu, da bomo povozili njegov mali kanu.
Teknemiz yaklaştığında titriyordu, küçük kanosunun üzerinden geçeceği korkusu vardı.Έτρεμε όταν πλησίασε η βάρκα μας, φοβούμενο ότι θα συνέτριβε το μικροσκοπικό του κανό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod