İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.그리고 불가능한것들을 할 수 있다고 믿었고, 두려움이 없었지요.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.lovi mai tare decât oricine. Credeați în lucruri imposibile şi erați neînfricați.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.On croyait en l'Impossible et l'on avait peur de rien.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.Sie glaubten an das Unmögliche und Sie waren furchtlos.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.Věřili jste v nemožné a byli jste smělí.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.Wierzyliście w niemożliwe i byliście nieustraszeni.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.Вы верили в невозможное и были бесстрашны.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.Вярвахте в невъзможни неща и бяхте безстрашни.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.האמנתם בדברים בלתי אפשריים והייתם נטולי פחד.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.وكنت تؤمن بتحقيق الأشياء المستحيلة وكنت لا تهاب شيء.
İmkansız şeylere inanmıştınız ve korkusuzdunuz.恐れを知らなかったのを 自分の内なるスーパーヒーローと
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››A človekovi riekol: Hľa, bázeň Pánova je múdrosť, a odstúpiť od zlého je rozumnosť.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ale człowiekowi rzekł: Oto bojaźó Pańska jest mądrością, a warować się złego, jest rozumem.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Apoi a zis omului: ,Iată, frica de Domnul, aceasta este înţelepciunea; depărtarea de rău, este pricepere.`
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Az embernek pedig mondá: Ímé az Úrnak félelme: az a bölcseség, és az értelem: a gonosztól való eltávozás.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Člověku pak řekl: Aj, bázeň Páně jest moudrost, a odstoupiti od zlého rozumnost.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ðoạn, phán với loài nguời rằng: Kính sợ Chúa, ấy là sự khôn ngoan; Tránh khỏi điều ác, ấy là sự thông sáng.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››e disse all'uomo: «Ecco, temere Dio, questo è sapienza e schivare il male, questo è intelligenza»
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››E disse ao homem: Eis que o temor do Senhor é a sabedoria, e o apartar-se do mal é o entendimento.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››In človeku je dejal: Glej, strah Gospodov je modrost, in ogibati se hudega je razumnost.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Ja ihmiselle hän sanoi: `Katso, Herran pelko - se on viisautta, ja pahan karttaminen on ymmärrystä`."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››또 사람에게 이르시기를 주를 경외함이 곧 지혜요 악을 떠남이 명철이라 하셨느니라
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Men til Mennesket sagde han: "Se, HERRENs Frygt, det er Visdom, at sky det onde er Indsigt."
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Och till människorna sade han så: »Se Herrens fruktan, det är vishet, och att fly det onda är förstånd.»
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Og han sa til mennesket: Se, å frykte Herren, det er visdom, og å fly det onde er forstand.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Y dijo al hombre: "Ciertamente el temor del Señor es la sabiduría, y el apartarse del mal es el entendimiento.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››Και ειπε προς τον ανθρωπον, Ιδου, ο φοβος του Κυριου, ουτος ειναι η σοφια, και η αποχη απο του κακου συνεσις.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››И каза на човека: Ето, Страх от Господа, туй е мъдрост, И отдалечаване от злото, това е разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››и сказал человеку: вот, страх Господень есть истинная премудрость, и удаление от зла – разум.
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››ויאמר לאדם הן יראת אדני היא חכמה וסור מרע בינה׃
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››وقال للانسان هوذا مخافة الرب هي الحكمة والحيدان عن الشر هو الفهم
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對 人 說 、 敬 畏 主 就 是 智 慧 、 遠 離 惡 便 是 聰 明
İnsana, ‹‹İşte Rab korkusu, bilgelik budur›› dedi, ‹‹Kötülükten kaçınmak akıllılıktır.››他 對人說 、 敬畏 主 就 是 智慧 、 遠離惡 便 是 聰明
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.A tym, co nie działa, jest strach przed śmiercią, a zwykle tego się używa.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.E ciò che non funziona è la paura di morire, benché venga normalmente utilizzata.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.En wat vaak niet werkt is de angst om te sterven, en dat is wat toch vaak word gebruikt.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.죽음에 대한 두려움은 변화에 좋은 동기가 되지 않지만 보편적으로 사용되고 있습니다.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Og det der ikke fungerer er frygten for at dø, og det er det der plejer at blive brugt.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Si ce NU functioneaza este frica de moarte, si totusi asta se foloseste in mod curent.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Und was nicht funktioniert ist die Angst vorm Tod, und das wird hauptsächlich verwendet.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Và điều không hiệu quả là sự sợ hãi cái chết, mà người ta thường dùng.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Y lo que no funciona es el temor a morir, y es lo que se usa normalmente.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Και αυτό που δεν λειτουργεί είναι ο φόβος του θανάτου, και είναι αυτό που χρησιμοποιείται συνήθως.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Страх смерти здесь не срабатывает, но именно его обычно используют.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.Това, което не работи е страха от смърта, но пък е най-често използваното.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.ומה שלא עובד הוא הפחד מן המוות, ובו בדרך-כלל משתמשים.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.الامر الذي لا يفعل ذلك هو الخوف من الموت, وهذا الذي يُستخدم عادةً.
İşe yaramayan, ölüm korkusu, ve genelde kullanılan da bu.「死の恐怖」はよく言われますが いい動機付けではありません タバコは体に悪いと皆知っているのに
Korku için örneğin; doğum korkusu polikliniğinden yardım alabilirsiniz.Du kan få hjälp med rädslan till exempel på polikliniken för förlossningsrädsla.
Korku için örneğin; doğum korkusu polikliniğinden yardım alabilirsiniz.Il est possible d'obtenir de l'aide contre la peur, à la policlinique d'accouchement, par exemple.
Korku için örneğin; doğum korkusu polikliniğinden yardım alabilirsiniz.Le pueden ayudar con sus temores, por ejemplo, en el consultorio externo de temor al parto.
Korku için örneğin; doğum korkusu polikliniğinden yardım alabilirsiniz.Pelkoon voi saada apua esimerkiksi synnytyspelkopoliklinikalta.
Korku için örneğin; doğum korkusu polikliniğinden yardım alabilirsiniz.Вам помогут справиться с вашими страхами в специализированном центре (synnytyspelkopoliklinikka).
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...De där ögonen som orubbligt stirrar rakt fram...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...De øjne som konstant stirrer lige frem ...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...Esos ojos, mirando fijamente al horizonte...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...Esses olhos, de olhar fixo, resoluto...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...Nuo silmät katsovat eteenpäin järkähtämättä...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...Te oczy, patrzące wprost przed siebie, nieruchome...
Korkusuzca dosdoğru ileriye bakan o gözler...Αυτά τα μάτια, σταθερό βλέμμα, ακλόνητο...