Ana içeriğe geç
Sözlük

korkusu ile cümle

korkusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ويعتق اولئك الذين خوفا من الموت كانوا جميعا كل حياتهم تحت العبودية.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並 要 釋 放 那 些 一 生 因 怕 死 而 為 奴 僕 的 人
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並要 釋放 那些 一生 因 怕死 而 為奴僕 的 人
Bu proje ile ilgili hiçbir şey yapmak istemediler, bunun temel nedeni kontrol edemeyecekleri korkusuydu.그들은 이 영화제작과정에 개입을 할 수 없고 영화자체를
Bu proje ile ilgili hiçbir şey yapmak istemediler, bunun temel nedeni kontrol edemeyecekleri korkusuydu.הן לא רצו להיות חלק מהסרט הזה, בעיקר בגלל שלא תהיה להם שום שליטה,
Bu proje ile ilgili hiçbir şey yapmak istemediler, bunun temel nedeni kontrol edemeyecekleri korkusuydu.انهم لا يريدون أي شيئ ليفعلوه لهذا الفيلم، خصوصا لأنهم لن تكون لديهم سيطرة،
Bu proje ile ilgili hiçbir şey yapmak istemediler, bunun temel nedeni kontrol edemeyecekleri korkusuydu.映画がどうなるか分からないからでした
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Así que hoy, para mí, ser valiente significa ser honesta.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.C'est pourquoi aujourd'hui, pour moi, avoir du courage, c'est être honnête
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Dzisiaj dla mnie bycie śmiałą oznacza bycie szczerą.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.E a nossa imagem, apesar de superficial e imutável, tem um grande impacto nas nossas vidas.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Furchtlos zu sein heißt für mich, heute ehrlich zu sein.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Jadi bagi saya, menjadi si pemberani berarti jujur.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.요즘, 제게, 겁이 없다는 것은 정직하다는 것을 의미해요.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Ma akkor leszek igazán vakmerő, ha őszinte leszek.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Onbevreesd zijn is nu voor mij gelijk aan eerlijk zijn.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Pentru mine a fi neînfricată înseamnă să fiu sinceră.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Quindi oggi, per me, essere coraggiosa significa essere onesta.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Så i dag, for mig, det at være frygtløs er at være ærlig.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Så idag ska jag vara orädd genom att vara ärlig.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Tako danes zame biti pogumna pomeni biti odkrita.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Takže dnes pro mě nemít strach znamená být upřímný.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Takže dnes sa pre mňa bude nebojácnosť rovnať úprimnosti.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Vì thế nên hôm nay, với tôi, không sợ gì hết đồng nghĩa với việc thành thật.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Οπότε σήμερα, για μένα η γενναιότητα σημαίνει ειλικρίνεια.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Для меня быть бесстрашной означает быть честной.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Затова днес, за мен смелост значи да бъдеш искрен.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.Тому сьогодні для мене бути безстрашною - означає бути чесною.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.יש לזה השפעה עצומה על חיינו. היום, בשבילי, להיות חסרת פחד פירושו להיות כנה.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.لذا اليوم، بالنسبة لي، كوني شجاعة يعني كوني صادقة.
Bu yüzden bugün, benim için korkusuzluğun anlamı dürüst olmaktır.私はモデルだから このステージに立っています
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleEmiatt állandó félelemben éltem, hogy identitásomra fény derül, és balszerencsémre visszatoloncolnak
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderle그래서 저는 제 신원이 노출되어서 북한으로 다시 추방되어 끔찍한 운명을 겪게 될지도 모른다는
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleЯ жила в постоянном страхе того, что станет известно, кто я на самом деле, и меня отправят обратно к ужасам
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleכך שחייתי בפחד מתמיד שמא זהותי תיחשף, ויחזירו אותי למולדתי, לגורל נורא
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderleلذا كنت أعيش في خوف مستمر من أن يتم الكشف عن هويتي فيتم ترحيلي لأواجه مصيراً مروّعاً
Bu yüzden sürekli kimliğim açığa çıkacak korkusuyla yaşıyordum ve bu korkunç kaderle自分の身元が明らかになると 北朝鮮に送還されて恐ろしい運命が 待っているのでした
Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.le regard d'un homme libre
Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.TAPFER ( / KÜHN)), FURCHTlos, der BLICK eines FREIen MANNes!
Cesur olun. Başkaldırın. Korkusuz olun.Îndrăzniți, fiți neînfricați, fiți încrezători!
Cesur olun. Başkaldırın. Korkusuz olun.대담해지세요. 일어서세요. 용감해지세요. 자신감을 가지세요.
Cesur olun. Başkaldırın. Korkusuz olun.كونوا شجعان ، قفوا ، و ثقوا
Cesur olun. Başkaldırın. Korkusuz olun.行動するのです 世界を変え
Çünkü, hemen hemen her şey... tüm yüzeysel beklentiler, gurur, utanma korkusu ya da başarısızlık...Perché quasi tutto, le aspettative altrui, l'orgoglio,
Çünkü, hemen hemen her şey... tüm yüzeysel beklentiler, gurur, utanma korkusu ya da başarısızlık...لأن كل شئ تقريباً كل التوقعات الخارجية الشعور بالفخر
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.두려움으로부터 해방되서 우리의 마음이 실제로, 독재든 독단이건 간에,
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.Para que as nossas mentes, quer fossem despóticas ou dogmáticas, pudessem ser as protagonistas.
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.כיוון שהיינו משוחררים מפחד כך שמוחנו למעשה, בין אם היה תחת עריצים או דוגמות,
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.و لأننا تحررنا من الخوف صار بإمكان عقولنا سواء كانت ذات طبيعة مستبدة أو ذات طبيعة عقائدية
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.人の心が それが独裁者のものであれ 押し付けの教義であれ 主役になれるようになったからです
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Avevo sempre paura che mi prendessero e rimandassero indietro.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Estaba siempre preocupado por ser capturado y enviado de vuelta.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Estava sempre preocupado em ser apanhado e enviado de volta.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Folyton azon aggódtam, hogy elkapnak és visszaküldenek.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Ich machte mir ständig Sorgen, dass ich gefasst und wieder zurückgeschickt werden würde.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Ik maakte me voortdurend zorgen dat ik gepakt zou worden en teruggestuurd.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Îmi era tot timpul teamă să nu fiu prins şi trimis înapoi.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.J'avais toujours peur d'être arrêté et renvoyé chez moi.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.혹시 잡혀서 북한에 돌려보내질까 항상 초조했습니다.
Daima yakalanma ve geri gönderilme korkusu vardı içimde.Neustále jsem se obával, že mě chytí a pošlou zpět.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod