Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.إذاً أمضيت وقتاً أتمعن في هذا الخوف الذي ينتابنا من الحكم علينا من الآخرين
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.みんなが抱えている この評価への恐れを 私はずっと見てきました 評価されることを恐れるあまり やること自体を止めてしまうのです
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.所以我發現 呢種被判斷嘅恐懼
Benim imgem Durga'ydı, Durga korkusuz varlık.A imagem que eu utilizei foi a de Durga, a que não tem medo.
Benim imgem Durga'ydı, Durga korkusuz varlık. Ona aynı zamanda Simhanandini de denirdi, aslanı süren kişi.Milikku adalah citra sang Durga, dewi pemberani yang dikenal juga sebagai Simhanandini, si penunggang singa.
Ben korkusuzumJe suis intrépide
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Bạn biết đó là nỗi sợ cái chết và đừng tin bất kì bộ phim nào trong đó người hùng không sợ hãi
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.É o medo de morrer, e não acreditem em nenhuma personagem fictícia em que o herói não tem medo.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Er is angst voor de dood. Geloof geen filmpersonage waar de held niet bang is.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Existe el temor de morir; no le crean a las películas donde el héroe no tiene miedo.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Jak víte, je strach ze smrti - a nevěřte žádné filmové postavě, která se smrti nebojí.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Je tam strach z umierania, a neverím žiadnemu filmu, kde sa hlavný hrdina nebojí.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.알다시피, 죽음의 공포가 있습니다. 두려움이 없는 영웅이 나오는 어떤 영화도 믿지 마세요.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Sapete, c'è la paura di morire, e non date credito ad alcun personaggio dei film che non provi paura.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Stiți, există acea teamă de a muri și nu credeți orice erou de film căruia nu îi este teamă să moară.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Tudják, van félelem a haláltól, és nem hiszek semmilyen film karakterben, ahol a hős nem fél.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Vous savez, il y a une peur de mourir, et ne croyez aucun personnage de film qui ne soit pas effrayé.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Wiecie, tam jest strach, że umrzesz, i nie wierzcie w bohaterów filmowych gdzie bohater nie boi się.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Wissen Sie, es gibt die Angst zu sterben, und glauben Sie keinem Film, in dem der Held keine Angst hat.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Ξέρετε, υπάρχει ο φόβος του θανάτου, και μην πιστεύετε καμία ταινία όπου ο ήρωας δεν φοβάται.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Знаете, страх от смъртта и не вярвайте на нито един герой от филмите, който не се страхува.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Когда знаешь страх смерти, трудно поверить киногерою, изображающему смелость.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.Коли знаєш страх смерті, важко повірити кіногерою, котрий зображає сміливість.
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.אתם יודעים, יש פחד של המוות, ואל תאמינו כל גיבור בסרט אשר אינו פוחד
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.تعلمون ، أن هناك خوف من الموت ولا تصدقوا أي من شخصيات الأفلام حيث البطل لا يخاف شئ .
Bildiğiniz gibi, ölüm korkusu, ve kahramanın korkmadığı film karakterlerine inanmayın.映画で描かれる死を恐れない主人公は まったくの作り物です これで死んでしまう とか
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.De sortir de cette situation. Je ne voulais pas vivre dans la peur de voir mon ordinateur être saisi.
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.Nechtěla jsem žít ve strachu, že mi zabaví počítač.
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.No quería vivir con el miedo de que mi computadora fuera requisada.
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.Tôi sử dụng cụm đó. Tôi nói "Các anh<br/>đang đứng trên lề trái của câu chuyện." Và họ trông chán nản.
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.كي أخرج من هذه الحالة. .ولم أكن أريد أن أعيش في خشية من مصادرة حاسوبي
Bilgisayarýma el konulacak korkusuyla yaţamak istemiyordum.そして自分のコンピューターが押収される 恐怖の中で生活したくなかった。 コンピューターの暗号を解くよう強要され、
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Đầu tiên là vì họ sợ, sợ sự thất bại, "Sẽ ra sao nếu mình không thành công?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"En razlog je strah. Strah pred neuspehom; "kaj če stvari ne gredo kot si želim?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"첫 번째는 두려움 때문입니다. 실패의 두려움. "만약에 잘 안되면 어떻게 하지?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"La première cause est la peur, la peur de l'échec: "et si ça ne marche pas?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Miért? Az első ok a FÉLELEM. Félelem az elbukástól: mi lesz, ha nem sikerül?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Niekto kvôli strachu, strachu zo zlyhania, "čo ak veci nebúdu fungovať ako majú"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Proč? Za prvé kvůli strachu. Strachu z neúspěchu.
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ten eerste vanwege angst, de angst om te falen, 'wat als dingen niet lukken?'
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Una es por miedo, el miedo al fracaso. ¿Qué pasa si las cosas no funcionan?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Unii, din cauza fricii, a fricii de a eşua. <br/>,,Dacă lucrurile nu vor merge ?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Weil sie Angst vor Fehlschkägen haben "Was, wenn es nicht klappt?"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Ο ένας λόγος είναι ο φόβος της αποτυχίας."Τι θα γίνει αν δεν πάνε καλά τα πράγματα;"
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"Во-первых из-за СТРАХА, страха неудачи, "а что, если не получится"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"סיבה אחת היא בגלל פחד,הפחד מכשלון, "מה אם דברים לא יעבדו"?
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"اولاً: بسبب الخوف الخوف من الفشل ماذا لو أن الأمور لم تنجح
Birincisi korku yüzünden, başarısızlığın korkusu, "Ya işler yolunda gitmezse?"そして実現しても自分では力量が足りないという恐れだ
Bir kız nasıl bu kadar korkusuz olabilir?Ki vagy te? Egy kicsit sem félsz?
Bir kız nasıl bu kadar korkusuz olabilir?Qui es-tu ? Tu n'as pas du tout peur ?
Bir kız nasıl bu kadar korkusuz olabilir?كيف لفتاة ان تكون بهذه الشجاعة؟
Bir korkusu kalmayan insanları bastıramazsınız.who are not afraid anymore. For me, the achievements of the Hearing Voices Movement
Bu haberler ise toplumda sansür korkusu saldı.A notícia trouxe preocupação sobre a censura entre o público.
Bu haberler ise toplumda sansür korkusu saldı.그리고 이러한 소식이 대중들에게 뉴스 검열의 우려를 일으키고 있다.
Bu haberler ise toplumda sansür korkusu saldı.La noticia ha aumentado la preocupación sobre la censura en el público.
Bu haberler ise toplumda sansür korkusu saldı.L'opinion s'est alors inquiétée de la censure.
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.Eso eliminaría la tentación a invadir preventivamente por temor a ser atacado primero.
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.Ez elvenné a megelőző csapásra való csábítást, a félelemből, hogy ők támadhatnak meg először.
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.Het zou de verleiding wegnemen om bij voorbaat aan te vallen uit angst aangevallen te worden.
Bu, ilk hücum edeceğiniz korkusuyla saldıracaklara önceden saldırmanızın cazibesini yok edecektir.Isso eliminaria a tentação de invadir preventivamente por medo de se ser atacado primeiro.