Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.ثواب التواضع ومخافة الرب هو غنى وكرامة وحياة.
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬 畏 耶 和 華 心 存 謙 卑 、 就 得 富 有 、 尊 榮 、 生 命 為 賞 賜
Alçakgönüllülüğün ve RAB korkusunun ödülü, Zenginlik, onur ve yaşamdır.敬畏 耶和華 心存謙卑 、 就 得 富有 、 尊榮 、 生命 為賞賜
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Chúng có vẻ không sợ độ cao theo cách người ta hay làm.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Ei nu par să aibă aceeași frică de înălțime pe care o au indivizii umani.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(Gelächter)
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.애들은 인간이 느끼는 고소공포를 느끼지 않는 것 같아요.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Nie boją się wysokości jak gatunek ludzki.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(Rires)
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Sembra che non abbiano la stessa paura delle altezze che hanno gli umani.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Úgy tűnik, hogy ők nem szenvednek abban tériszonyban, mint az emberi lények.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Zij lijken niet zo'n last te hebben van hoogtevrees als mensen.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Они, кажется, не страдают от страха высоты, как все люди.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.Те, изглежда, не страдат от същия страх от височини като хората.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.נראה שהם אינם סובלים מאותו פחד גבהים כמו בני אדם.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.لا يبدون كأنهم يعانون من نفس الخوف من المرتفعات الذي يعرفه البشر.
Anlaşılan, büyüklerin yaşadığı yükseklik korkusu onların yanından bile geçmiyor.(笑)
Arathorn'un yüreğindeki sıcaklık çok önemli görevinin başarısız olacağı korkusu tarafından tutunuyor.しばし抑えられた 重大な責務の重みによって
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Ar putea fi jenant. Realizez că frica de rușine mă motivează la fel de mult ca oricare altă ambiție.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.En realidad, me doy cuenta de que el miedo a la vergüenza me impulsa tanto como cualquier ambición.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Ik besef dat angst om voor gek te staan mij even sterk drijft als eerzucht.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.In effetti, capisco che la paura dell'imbarazzo mi controlla come ogni ambizione.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum."사실, 저는 부끄러움에 대한 공포가 어떠한 야망만큼 저를 움직이게 한다는 것을 깨달았습니다."
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Mir wird übrigens gerade klar, dass die Angst mich zu blamieren mich genau so wie jeder andere Ehrgeiz treibt.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Zauważyłem, że strach przez zakłopotaniem kieruje mną tak mocna jak ambicja.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Στη πραγματικότητα, συνειδητοποιώ ότι ο φόβος της ντροπής με οδηγεί όσο οποιαδήποτε φιλοδοξία.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.Всъщност осъзнавам, че страхът от смущение ме движи толкова, колкото и всяка амбиция.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.На самом деле, я осознаю, что страх перед замешательством ведёт меня вперёд не хуже любых амбиций.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.למעשה, הבנתי שפחד מבושה מניע אותי באותה מידה כמו שאיפה.
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.في الحقيقة .. ادركت ان الخوف من الاحراج يدفعني كما الطموح
Aslında, utanç korkusunun beni her duygu kadar fazla yönlendirdiğinin farkına varıyorum.これで生徒を学校に引き寄せることが 出来るだろうか?"
Avının kokusunu alan bir avcının bakışları Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.Ez a ragadozó készen áll, hogy lecsapjon a áldozatát, félelem nélkül a szem a Freeman
Başka hiçbirinizde parçalara ayrılacağımız korkusu yok mu?En serio chicos que no debería estar en esta cosa
Başka hiçbirinizde parçalara ayrılacağımız korkusu yok mu?다 긁히고 까졌잖아
Başkaldırın. Korkusuz olun.Berdirilah tegak.
Başkaldırın. Korkusuz olun.Bez strachu.
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,Certaines personnes n'en veulent pas.
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,Некоторые люди не хотят его.
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,יש אנשים שלא רוצים את המעבר הזה, הם חוששים ממנו,
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,بعض الناس لا يريدونه. فهم يخافون من هذا التحول
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,これは様々な文化を許容する惑星文明への移行なのですから
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Así que he analizado este miedo al juicio que tenemos.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Badałem ten lęk przed oceną.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Deci m-am uitat la această frică de judecată pe care o avem.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Donc j'ai examiné cette peur du jugement que nous avons.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Ezért elgondolkoztam a bírálattól való félelmünkről.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Ich habe mich mit dieser Angst vor Beurteilung beschäftigt.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Ik ben onderzoek gaan doen naar onze angst voor beoordeling.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.저는 우리 자신 속에 있는, 이런 판단에 대한 두려움에 대하여 관심을 갖고 지켜봤습니다.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Så jag har studerat den här rädslan för att bli bedömd som många av oss har.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Saya telah mempelajari ketakutan akan penilaian orang dalam diri kita.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Sledoval jsem tento strach z rozsudku, který máme.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Tenho estado a observar este medo de julgamento que temos.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Tôi đã quan sát su sợ hãi của sự việc bị đánh giá
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Začal som sa zaoberať týmto strachom z posudzovania.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Εξέταζα λοιπόν αυτόν το φόβο που νιώθουμε απέναντι στην κριτική.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Размишлявах върху страха от оценяване който имаме.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Я думал о нашем страхе критики.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.Я звернув увагу на страх бути осудженим, який є у кожного з нас.
Ben de bir süredir bu sahip olduğumuz yargılanma korkusunu inceliyorum.אז בדקתי את הפחד הזה שלנו מביקורת.