Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.В даден момент Хомо Еректус устоял на инстинктивния страх от огъня.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.В определенный момент, Homo Erectus (человек прямоходящий) сопротивляся инстинктивному страху огня.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Ez volt a végeredmény. A kutatás végeredménye, hogy nem a félelem volt az elsődleges oka a viselkedésnek.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.실험 결과는 이렇습니다. 실험을 통해 밝혀진 결과는 공포심은 환자들의 태도변화를 이끄는 주요인이
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Vậy kết quả là thế này. Kết quả của thí nghiệm là nỗi sợ không phải là điều căn bản thay đổi hành vi của họ.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Závěr byl takový. Závěr tohoto experimentu byl, že strach nebyl hlavním činitelem jejich chování.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.В результате, результат этого эксперимента в том, что страх, вовсе не был главным стимулом поведения для всех.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.אז המסקנה הייתה כדלהלן. המסקנה מהניסוי הייתה שהפחד לא היה ממש מניע מרכזי
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.وكانت هذه النتائج ان نتائج التجربة اوضحت ان الخوف ليس هو العامل الاساسي المحرك
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.恐怖が 一番の動機ではない というものです。
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.終於得到嘅結論就係咁樣。 呢個實驗證實 恐懼其實完全唔係帶動行為的
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Ale mówiłam sobie, że o strachu i łzach nie może być mowy.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Ale neprestávala som si vravieť, že strach a slzy sú možnosťou, ktorú nemám.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Ale neustále jsem si říkala, že strach a slzy nejsou pro mě alternativou.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Dar am continuat să-mi spun că frica și lacrimile erau niște opțiuni pe care nu le aveam.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.De továbbra is mondogattam magamnak, hogy a félelem és a könnyek nem választási lehetőségek.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Doch ich sagte mir, dass Angst und Tränen für mich keine Optionen waren.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.그러나 저는 제게 계속해서 말했습니다. 두려움과 눈물은 내 사전에는 없다고요.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Maar ik bleef mezelf zeggen dat angst en tranen opties waren die ik niet had.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Ma continuai a dire a me stessa che paura e lacrime sono opzioni che io non avevo.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Mais je continuais à me dire que la peur et les larmes sont des choix que je n'avais pas.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Nhưng tôi liên tục tự bảo với chính mình rằng tôi không được phép chọn sợ hãi và nước mắt
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Pero me mantuve diciendo a mi misma que el miedo y las lágrimas eran opciones que no tenía.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Porém, continuei a dizer a mim própria que medo e lágrimas eram opções que eu não tinha.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Tapi sekali lagi kuingatkan bahwa rasa takut dan airmata bukanlah pilihan yang aku punya.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Αλλά συνέχισα να λέω στον εαυτό μου ότι ο φόβος και τα δάκρυα ήταν επιλογές που δεν υπήρχαν για μένα.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Но продължавах да си казвам, че страх и сълзи не са избор, който можех да направя.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Но я напоминала себе постоянно, что страх и слезы - две опции, которые не могли быть приняты в расчет.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.Проте я продовжувала говорити собі, що не маю таких опцій, як страх і сльози.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.אבל שבתי ואמרתי לעצמי שפחד ודמעות הן לא אפשרות בשבילי.
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.ولكن ظللت اخبر نفسي ان الخوف و الدموع خياران لم احظى بهما
Fakat gözyaşı ve korkunun sahip olmadığım seçenekler olduğunu söyledim kendi kendime.自分に言い聞かせました 私は体を引きずるようにダンススタジオに行き
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulan하지만 제가 생각하기에 가장 최악의 두려움은 두려움 그 자체입니다. 4년간의 사라예보 포위에서 살아남은
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulan4年間のサラエボ包囲で一命をとりとめた ボスニア人女性の言葉を借りると
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulanאך לדעתי הפחד הגרוע ביותר הוא הפחד -- כפי שאמרה לי פעם סמיה, אישה מבוסניה,
Fakat sanırım korkunun en kötü versiyonu şu -- dört yıllık Sarajevo kuşatmasından kurtulanولكني أعتقد أن أسوأ أنواع الخوف -- كما أخبرتني "سامية" ، سيدة من البوسنة
Franklın Roosevelt ten alıntı yapayım, "korkacağımız en büyük korku korkunun kendisi olmasıdır."Budu parafrázovat Franklina Roosevelta z odlišného kontextu, jediná věc, které je třeba se bát, jsme my sami.
Franklın Roosevelt ten alıntı yapayım, "korkacağımız en büyük korku korkunun kendisi olmasıdır."Parafraseando Franklin Roosevelt em um contexto diferente, a maior coisa que temos que temer é o próprio medo.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.A Jehovah de los Ejércitos, a él tratad como santo! Y si él es vuestro temor, y si él es vuestro temblor
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Ale Hospodina Zástupov posväcujte, jeho sa bojte a jeho sa strachujte.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Ao Senhor dos exércitos, a ele santificai; e seja ele o vosso temor e seja ele o vosso assombro.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.A seregek Urát: Õt szenteljétek meg, Õt féljétek, és Õt rettegjétek!
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.C`est l`Éternel des armées que vous devez sanctifier, C`est lui que vous devez craindre et redouter.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.GOSPODA nad vojskami samega posvečujte, in on vam bodi strah, on vam bodi groza.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Hærskarers HERRE, ham skal I holde hellig, han skal være eders Frygt, han skal være eders Rædsel.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Hãy tôn Ðức Giê-hô-va vạn quân là thánh; các ngươi chỉ nên sợ Ngài và kinh hãi Ngài.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Hãy tôn Ðức_Giê - hô-va vạn quân là thánh ; các ngươi chỉ nên sợ Ngài và kinh_hãi Ngài .
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Herra Sebaot pitäkää pyhänä, häntä te peljätkää ja kauhistukaa.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Herren, hærskarenes Gud, ham skal I holde hellig, og han skal være eders frykt, han skal være eders redsel.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Hospodina zástupů samého posvěcujte; on budiž bázeň vaše i strach váš.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Il Signore degli eserciti, lui solo ritenete santo. Egli sia l'oggetto del vostro timore, della vostra paura
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Ingatlah bahwa Aku, TUHAN Yang Mahakuasa adalah suci. Hanya Akulah yang harus kautakuti
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.만군의 여호와 그를 너희가 거룩하다 하고 그로 너희의 두려워하며 놀랄 자를 삼으라
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Nej, HERREN Sebaot skolen I hålla helig; honom skolen I frukta, och för honom skolen I förskräckas.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Pana zastępów samego poświęcajcie; a on niech będzie bojaźnią waszą, i on strachem waszym.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Sfinţiţi însă pe Domnul oştirilor. De El să vă temeţi şi să vă înfricoşaţi.``
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.sondern heiliget den HERRN Zebaoth. Den lasset eure Furcht und Schrecken sein,
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Τον Κυριον των δυναμεων, αυτον αγιασατε και αυτος ας ηναι ο φοβος σας και αυτος ας ηναι ο τρομος σας.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Господа на Силите - Него осветете, От Него да се страхувате, и пред Него да треперите.
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Господа Саваофа – Его чтите свято, и Он – страх ваш,и Он – трепет ваш!