Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.2日目には 人々は警察から逃げてくるのではなく
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Als het enthousiasme stijgt, smelt de angst weg.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Al tener aún mayor entusiasmo, el miedo empieza a disiparse.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Amikor a lelkesedés a magasabb, akkor a félelem apadni kezd.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Bạn có nhiều nhiệt huyết cao hơn, bạn thấy nỗi sợ dần tan đi.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Când entuziasmul crește, frica începe să dispară.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Il vostro entusiasmo aumenta, la paura inizia a sciogliersi.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Ist der Enthusiasmus größer, können Sie beobachten, wie die Angst langsam dahinschmilzt.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Kiedy entuzjazm rośnie, strach zaczyna topnieć.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.열정이 더 높아지면, 공포가 녹아내리는 것을 볼 수 있습니다.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Se temos o entusiasmo mais alto, o medo começa a diminuir.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Si vous avez un enthousiasme plus élevé la peur commence à se désagréger.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Έχετε περισσότερο ενθουσιασμό, βλέπετε το φόβο να διαλύεται.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Повишавате ентусиазма си, страхът започва да се стопява.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.При высоком энтузиазме — страх начинает исчезать.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Якщо ж більше ентузіазму, то страх зникає.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.אם ההתלהבות גבוהה יותר, רואים שהפחד מתחיל להתפוגג.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.إذا كان حماسك أعلى ، تشاهد الخوف و هو يتلاشى.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Allerdings sagen die westlichen Eliten, dass diese Furcht unangemessen ist.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.A Nyugat elitje ugyanakkor állítja, hogy ez a félelem alaptalan.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.De westerse elite zegt dat deze angst misplaatst is.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Elitele occidentale au spus că această frică nu este justificată.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Hiện tại, các chuyên gia Tây phương, đã nói rằng nỗi lo sợ đó là không đúng chỗ.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Jednak elity Zachodu uważają ten lęk za nieuzasadniony.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.하지만, 서구의 중추 세력은 사실 이런 두려움이 잘못 겨냥 되었다고 말하고 있습니다.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Pourtant, les élites occidentales ont déclaré que cette crainte était infondée.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Sin embargo, las élites occidentales dicen que este miedo es injustificado.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Tuttavia, le elite occidentali ci dicono che questa paura è infondata.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.Однако западная элита заявила, что страх этот необоснован.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.עכשיו, הסמכויות המערביות, לעומת זאת, אמרו שהפחד הזה הוא לא במקומו.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.لكن نخبة سكان الدول الغربية قد صرحوا بأن هذه المخاوف غير مبررة.
Batılı elitler, her nasılsa bu korkunun yersiz olduğunu söylemişti.この不安は検討違いということです 例えば 読まれた方も 多いと思いますが
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Alors c'est peut-être pourquoi nous voyons parfois la peur comme un danger en soi.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Deci, de aceea ne gândim la frică, uneori, ca la un pericol în sine.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Então talvez seja por isso que, por vezes, pensamos no medo como um perigo em si próprio.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Forse è per questo che a volte pensiamo che la paura sia un pericolo in se stessa.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.아마 그래서 우리가 두려움을 위험 요소로 지각하는 것일 겁니다.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Misschien denken we daarom dat angst soms een gevaar op zichzelf is. "Kalm aan," zeggen we.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Może dlatego czasami rozpatrujemy strach jako zagrożenie samo w sobie. Mówimy sobie nawzajem:
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Tak možná proto uvažujeme někdy o strachu jako o nebezpečí sobě samém.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Talán ezért van az, hogy néha úgy gondolunk a félelemre, mint ami már önmagában is veszélyes.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Torej, mogoče zato včasih razmišljamo o strahu samem kot o nevarnosti.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Vielleicht halten wir deshalb Angst manchmal für eine Gefahr an sich.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Άρα μπορεί γι' αυτό να σκεφτόμαστε τον φόβο, μερικές φορές, ως έναν κίνδυνο από μόνο του.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Може би заради това мислим за страха като за опасност.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Может быть, поэтому мы зачастую воспринимаем страх, как опасность.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.Можливо тому ми іноді дивимось на страх, як на щось небезпечне.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.אז אולי זו הסיבה לכך שאנחנו חושבים על פחד, לפעמים, כסכנה בפני עצמו.
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.لذا ربما لهذا الأمر نفكّر أحيانًا في الخوف على أنّه خطرٌ في حدّ ذاته
Belkide bu yüzden biz korkunun kendisinin tehlikeli olduğunu düşünürüz.そのせいかも知れません 「心配ないよ」「慌てないで」と 人はよく言います
Bir korkunun sonucudur bu mahkumiyetler.Het is enn consequentie van angst
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.[ 1.8 MA ] En cierto punto, el Homo Erectus resistió el temor instintivo al fuego.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.A un certain moment, l'Homo Erectus résista une peur instinctive du feu.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.A un certo punto,l' Homo Erectus ha vinto la sua istintiva paura del fuoco.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Em algum momento, o Homo erectus resistiu ao medo instintivo do fogo.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Op een gegeven moment weerstond Homo Erectus een instinctieve angst voor vuur.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Pada beberapa titik, Homo Erectus menolak insting rasa takut terhadap api.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.V určitém bodě, Homo Erectus překonal strach z ohně.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.W pewnym momencie, Homo erectus oparł się instynktownemu strachu przed ogniem.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Σε κάποιο σημείο, ο Homo erectus αντιστάθηκε στον φόβο απέναντι στη φωτιά.