korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Korkunç görünmeye başlıyor.It's starting to look awful.
Onlara korkunç olduklarını söyledim.I told them they were awful.
İnkâr korkunç bir şeydir.Denial is a terrible thing.
Haberleri korkunçtu.Their news was horrifying.
Kesinlikle korkunçtu.It was absolutely awful.
Şok korkunçtu.The shock was terrible.
Hakemler korkunçtu.The refs were horrible.
Tom'u korkunç özleyeceğim.We'll miss Tom terribly.
Seni korkunç biçimde özleyeceğim.I'll miss you terribly.
Korkunç bir kaza duydum.I heard an awful crash.
Para korkunçtur.The money is terrible.
Tom sadece korkunçtu.Tom was simply awful.
O çok korkunçtu.It was so terrible.
O oldukça korkunçtu.It was pretty gory.
Tom çok korkunçtu.Tom was so awful.
Kanada mutfağı korkunçtur.Canadian cuisine is horrible.
Korkunç bir şey olmuş olmalı.Something terrible must've happened.
Tom korkunç bir deneyim yaşadı.Tom had a terrible experience.
Böylesine korkunç bir durumda nasıl bu kadar sakin kalabildin?How were you able to stay so calm in such a scary situation?
Kendi erkek kardeşine nasıl böyle korkunç bir şey yapabildin?How could you do such a terrible thing to your own brother?
Fadıl bu korkunç suça karıştı.Fadil got involved in this horrific crime.
Fadıl o korkunç davranışa bağımlı hale geldi.Fadil became addicted to that horrific behavior.
Fadıl kendi odasından gelen korkunç sesleri duymaya başladı.Fadil started to hear horrifying sounds coming from his room.
Tom korkunç göründüğümü söyledi.Tom said that I looked awful.
O benim için çok korkunçtu.That was very scary to me.
Gerçekten o kadar korkunç değildi.It wasn't really so scary.
Durum korkunçtu.The situation was dire.
Fadıl'ın suçu son derece korkunçtu.Fadil's crime was utterly terrific.
Kendimi korkunç bir çıkmazda buldum.I found myself in a terrible fix.
Sami'nin korkunç bir sırrı vardı.Sami had a horrifying secret.
O dil korkunç geliyor.That language sounds terrible.
O korkunç bir başkandı.He was a terrible president.
Tom'un korkunç bir nezlesi var.Tom has a terrible cold.
Bu korkunç bir şemsiye.This is a terrible umbrella.
Kanser korkunç bir hastalıktır.Cancer is a terrible disease.
Bu korkunç. Ve hepsi benim hatam.This is terrible. And it's all my fault.
Tom ve Mary korkunç bir kavga yaptı.Tom and Mary got into a terrible fight.
Bu korkunç sınav döneminden geçer geçmez parti vereceğiz.Once I get through this horrible exam period, we’ll party hard.
Korkunç bir hikaye dinlemek ister misiniz?Would you like to hear a scary story?
Korkunç bir hikaye duymak ister misin?Do you want to hear a scary story?
Korkunç hafızam var.I have terrible memory.
Leyla korkunç bir şey olduğunu biliyordu.Layla knew that something terrible had happened.
Tom muhtemelen korkunç bir şey olacağını biliyordu.Tom knew that something terrible was likely to happen.
Tom korkunç bir şeyin gerçekleşeceğini biliyordu.Tom knew that something terrible was going to happen.
Tom korkunç bir şeyin olabileceğini biliyordu.Tom knew that something terrible might happen.
Tom korkunç bir şey olduğunu biliyordu.Tom knew something terrible had happened.
Korkunç sosyal becerilerim var.I have terrible social skills.
Leyla yaşamında bazı korkunç kararlar verdi.Layla has made some horrible decisions in her life.
Leyla hayatında bazı korkunç hatalar yaptı.Layla made some terrible mistakes in her life.
Leyla hayatında bazı korkunç kararlar aldı.Layla made some terrible decisions in her life.
"Leyla korkunç biçimde işkence gördü." "Zaten onun cehennemden geçtiğini görebiliyorum.""Layla was horribly tortured." "I can see that she has already been through hell."
Korkunç bir şey olduğunu biliyorum.I know that something horrible has happened.
Korkunç bir şekilde intikam alacağına yemin etti.He swore he would take revenge in a terrible way.
Leyla ve Sami çok korkunç bir katil çiftiydi.Layla and Sami were a very gruesome couple of killers.
Sami hala Leyla'yı korkunç biçimde özlüyor.Sami still misses Layla terribly.
Tom son zamanlarda korkunç bazı kararlar aldı.Tom has made some horrible decisions recently.
Tom Mary'ye bazı korkunç şeyler söyledi.Tom said some terrible things to Mary.
Tom Mary hakkında korkunç şeyler söyledi.Tom said some terrible things about Mary.
Yılanlardan korkunç korkarım.I have a terrible fear of snakes.
Sami korkunç bir patlama duydu.Sami heard an awful blast.
İlgili Sayfalar