korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik.وكنا متعجّبين من عاداته الغذائية الغريبة يأكل فقط الطعام الأبيض، فقط مثلا الرز المبخر
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Enquanto isso, enormes custos legais incentivam os arguidos a pagar e chegar a acordo fora do tribunal.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Entretanto, enormes costos legales motivan a los demandados a pagar y a negociar fuera de la corte.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Jednocześnie koszty procesowe zniechęcają pozwanych do obrony i ułatwiają układanie się poza sądem.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.그러는 동안 막대한 변호 비용은 피고인들로 하여금 비용을 지불하고 사건을 협의로 끝내도록 부추기고 있습니다.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Mezitím velké soudní poplatky povzbuzují obžalované, aby zaplatili a řešili spor mimosoudně.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Währenddessen bewegen riesige Anwaltskosten die Angeklagten dazu sich aus den Prozessen frei zu kaufen.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Εν τω μεταξύ, τεράστια νομικά έξοδα ενθαρρύνουν τους εναγόμενους να τα καταβάλουν με εξωδικαστικές ρυθμίσεις.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Същевременно огромните съдебни такси окуражават обвиняемите да плащат и да сключват извънсъдебни споразумения.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.Тем временем, огромные затраты на суды заставляют обвиняемых платить сразу, урегулируя дела вне суда.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.בינתיים עלויות משפטייות ענקיות מעודדות את הנאשמים לשלם ולהגיע להסדר מחוץ לכותלי בית המשפט.
Bu esnada korkunç dava masrafları davalıları borçlarını ödeyerek uzlaşmaya gitmeye mecbur bırakıyor.被告側は有り金をはたいて 裁判を避けようとする 被告側は有り金をはたいて 裁判を避けようとする 実に残念な話だ
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Akkor igen súlyos helyzet volt.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Also war die Sache absolut gigantisch.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Angka tersebut jelas sangat besar
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Była więc absolutnie gigantyczna.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.C'était vraiment gigantesque.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Čo bolo absolútne gigantické.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Což bylo naprosto gigantické.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Deci a fost realmente o cifra gigantica.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Đó chắc chắn là 1 con số khổng lồ.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Dus dat was gigantisch.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Fue algo absolutamente gigantesco.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Fu una cosa assolutamente gigantesca, dunque.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.정말 엄청난 숫자였죠.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Portanto, era gigantesco.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Άρα το πρόβλημα ήταν τεράστιο.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Така че това е било абсолютно огромно.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.Это было абсолютно огромно.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.כך שזה דבר ממש ענקי.
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.وبالتالي أعتبر وباء
Bu gerçekten korkunç bir sayı idi.さらに、マラリアは世界中に広がっており
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."C'est vraiment horrible, murmurait-elle d'elle-même," la façon dont toutes les créatures se disputer.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det är verkligen förskräckligt", muttrade hon för sig själv, "hur alla varelser argumentera.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Det er virkelig forfærdeligt," mumlede hun for sig selv, "den måde, alle skabninger skændes.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."É realmente terrível", ela murmurou para si mesma, "a forma como todas as criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es ist wirklich schrecklich," sie sich murmelte: "die Art und Weise all die Kreaturen zu argumentieren.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Es realmente terrible", murmuró para sus adentros, "el camino a todas las criaturas discutir.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Este cu adevărat îngrozitor", murmură ea sa se, "modul în toate creaturile susţin.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'E' veramente terribile, 'mormorò a se stessa,' il modo in cui tutte le creature sostengono.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ez tényleg szörnyű," motyogta magában, "ahogy minden teremtmény vitatkozni.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'Het is echt vreselijk,' mompelde ze in zichzelf, 'de manier waarop alle schepselen stellen.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Ini benar-benar mengerikan," gumamnya pada dirinya sendiri, 'cara semua makhluk berdebat.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to naozaj hrozné," zamrmlala si pre seba, "ako tvrdí všetky stvorenia.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Je to opravdu hrozné," zamumlala si pro sebe, "jak tvrdí všechna stvoření.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.'그것이 정말 무서운이야,'그녀가 자신에게 중얼 거 렸 잖아 '방식은 모든 생물은 주장한다.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Nó thực sự đáng sợ," cô lẩm bẩm một mình, tất cả các sinh vật tranh luận.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Se on todella hirvittävää," hän mutisi itsekseen, "miten kaikki olennot väittävät.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To je res grozno," je zamrmral, da sama, "način, vse trdijo bitja.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."To naprawdę straszne," mruknęła do siebie, "sposób wszystkich stworzeń twierdzą.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Είναι πραγματικά τρομερό", μου μουρμούρισε στον εαυτό της, "ο τρόπος υποστηρίζουν όλα τα πλάσματα.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Това е наистина ужасен", промърмори тя на себе си, начина, по който всички същества твърдят.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Це дійсно жахливо, пробурмотіла вона про себе," як усі істоти сперечатися.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."Это действительно ужасно, пробормотала она про себя," как все существа спорить.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."זה באמת נורא," היא מלמלה לעצמה, "כל הדרך היצורים להתווכח.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar."إنه حقا الرهيبة ،' انها تمتم لنفسها ، "الطريق يجادل جميع المخلوقات.
'Bu gerçekten korkunç, "diye mırıldandı kendi kendine,' yol tüm yaratıklar savunuyorlar.これは1つをうんざりさせるに充分だ!"
Bu gerçekten pe,si bırakılması gereken ,korkunç bir ara,stırma.Det här är djävulens forskning och borde inte fullföljas.
Bu gerçekten pe,si bırakılması gereken ,korkunç bir ara,stırma.Det her er djævlens forskning og burde ikke fuldbyrdes.
Bu gerçekten pe,si bırakılması gereken ,korkunç bir ara,stırma.É mesmo uma pesquisa maligna que não deveria ser feita.

İlgili Sayfalar