korkunç ile cümle
korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Vous savez, ce que vous faites à ces garçons est terrible.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Weet je wat, het is verschrikkelijk wat je die jongens aandoet.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Weißt du was, es ist furchtbar, was du diesen Jungs antust.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Ξέρεις, είναι τρομερό αυτό που κάνεις σε αυτά τα παιδιά.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Знаете ли какво, отвратително е това, което правите на тези момчета.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."Те, що ви робите, хлопці, жахливо".
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."אתה יודע מה? נורא מה שאתה עושה לנערים האלה.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey."أتعرف ماذا، إن ما تفعله بأولئك الفتية لأمر فظيع.
"Bu çocuklara yaptığın şey korkunç bir şey.彼らは囚人じゃなければ 警備員でもなく
Bu çocuk mahkeme salonuna girdiğinde gördüğüm korkunç manzara karşısında dondum kaldım.Diese Masken werden gewöhnlich eingesetzt, um andere vor Speichel und Bissen zu schützen.
Bu çocuk mahkeme salonuna girdiğinde gördüğüm korkunç manzara karşısında dondum kaldım."Me quedé horrorizada cuando entre en la sala"
Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.우리는 그 악질녀석의 이름을 아직 만들지 못했습니다.
Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.Krokodyle, tego jeszcze nie nazwaliśmy...
Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.וזה אחד מרושע שעדיין לא נתנו לו שם.
Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.وهذا سيئ الطبع لم نعطه اسما بعد.
Bu da, daha isimlendirmediğimiz korkunç bir yaratık.こんなに大きいのです
Bu da tabii ki, bir başka korkunç gelenektir.말할 것도 없이 끔직한 전통입니다.
Bu da tabii ki, bir başka korkunç gelenektir.Tento zvyk vskutku najdete v některých muslimských komunitách.
Bu da tabii ki, bir başka korkunç gelenektir.וגם היא מסורת איומה.
Bu da tabii ki, bir başka korkunç gelenektir.وهو تقليد شنيع جداً
Bu da tabii ki, bir başka korkunç gelenektir.いくらかのイスラム教コミュニティの中で実際に見られる伝統です、
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Był to zadziwiający widok, jak z czasów starożytnego Egiptu czy piekła Dantego.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Cette effarante et étrange vision m'a donné l'impression d'entrer en Egypte ancienne ou dans l'Enfer de Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Dette mærkelige og fantastiske syn var ligesom at gå ind i det oldtidens Ægypten eller Dantes Inferno.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Deze afschrikwekkende omgeving riep beelden op van het oude Egypte of Dantes Inferno.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Esta estranha e incrível visão era como entrar no Antigo Egipto ou no Inferno de Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Este espectáculo extraño y formidable fue como entrar al antiguo Egipto o al Infierno de Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Ez a furcsa és ijesztő látvány olyan volt, mintha az ókori Egyiptomban vagy Dante poklában sétálnánk.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Khung cảnh lạ lẫm đẹp mắt này giống như đi vào thế giới Ai Cập cổ hoặc Hầm ngục của Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.이 이상하고 놀라운 광경은 마치 고대 이집트나 단테의 "지옥"으로 들어가는 듯한 느낌이었어요.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Man hatte den seltsam starken Eindruck, ins Alte Ägypten oder in Dantes Inferno zu marschieren.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Priveliștea asta ciudată și uluitoare era ca și cum aș păși în Egiptul antic sau infernul lui Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Questa bizzarra e meravigliosa vista ricorda l'antico Egitto o l'Inferno di Dante.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Ta čuden in nenavaden prizor me je spominjal na stari Egipt ali Dantejev Pekel.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Tento podivný a hrozivý pohled byl jako přijít do starověkého Egypta nebo Danteho pekla.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Αυτό το παράξενο και τρομερό θέαμα ήταν σαν να περπατά κανείς στην αρχαία Αίγυπτο ή στην Κόλαση του Δάντη.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Дивне та приголомшливе видовище, наче я потрапила у древній Єгипет або Пекло, яке описував Данте.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Тази странна и ужасна гледка беше като разходка в Древен Египет или в "Ад" на Данте.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.Я увидела необычное и поразительное зрелище, словно попала в древний Египет или ад, описанный Данте.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.המראה המוזר והמפחיד הזה היה כמו להיכנס למצרים העתיקה או לתופת של דנטה.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.هذا المنظر الغريب والمذهل يشبه أن تمشي في مصر القديمة أو جحيم دانتي.
Bu değişik ve korkunç manzarayı eski Mısır'ın ya da Dante'nin Cehennemi'ne girmek gibi tarif edebilirim.古代エジプトかダンテの地獄篇に 足を踏み入れたようでした 気温50℃を超す現場では
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.C'était une chose difficile et effrayante à traverser pour un petit enfant.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Das war eine anstrengende und furchteinflößende Sache für ein junges Kind.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Điều này vô cùng gian nan và đáng sợ để một đứa trẻ nhỏ có thể vượt qua được.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Era o adevărată încercare, ceva înfricoșător pentru un copil, la vârsta aceea fragedă.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Era una cosa dura e spaventevole per un ragazzino.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.정말이지 어린 아이에게는 힘들고 무서운 일이었죠.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Pro dítě snažící se tím vším projít to byla namáhavá a děsivá cesta.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Przejście czegoś takiego dla małego dziecka było dosyć trudne i straszne.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Беше уморително и плашещо преживяване за малко дете.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.Это было страхом и испытанием для маленького парнишки.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.כחווייה של ילד צעיר בסוף השנה הראשונה בבית הספר, בקיץ של אותה שנה,
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.وكان أمرا مرهقا ومخيفا أن يمر به فتى صغير.
Bu deneyim küçük bir çocuk için... ...oldukça korkunç ve yorucuydu.骨が折れて恐ろしいものでした。 一年生の最後の夏休み
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik. Haţlanmýţ pirinç gibi sadece beyaz ţeyler tüketirdi.והיית כאילו המום מאיכות העימות שעלה
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik. Haţlanmýţ pirinç gibi sadece beyaz ţeyler tüketirdi.それに白いパンなど......。
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik.Khẩu vị của cậu ấy làm chúng<br/>tôi rất ngạc nhiên.
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik.Napařovaná rýže, žádná pražená, protože nebyla dost bílá, bílý chleba a tak dále.
Bu esnada korkunç beslenme alýţkanlýklarýný gözlemlerdik.Son alimentation affreuse nous a surpris.