korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.74% מהנשים בסקר אמרו שההפלה שלהן, הן הרגישו, היתה חלקית באשמתן, וזה נורא.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Iz raziskave izhaja, da 74 % žensk meni, da so za splav deloma krive tudi same, kar je grozljivo.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.V prieskume 74 percent žien povedalo, že cítili, že potrat bol sčasti ich vina, čo je hrozné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.Výzkum ukazuje, že 74 procent žen tvrdí, že svůj potrat cítili jako svou chybu, což je strašné.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.За даними дослідження, 74% жінок сказали, що відчувають свою часткову провину у викидні, і це жахливо.
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.وفي استطلاع للرأي وجدنا ان 74% ممن .. خضن عملية الاجهاض .. شعرن ان ذلك كان خطأئهم نوعا ما .. وهذا امرٌ فظيع
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.流産の原因の一部は自分にあると感じています ひどいことです さらに 22%の女性が
Biraz bunun üzerine düşünün. Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Maintenant réfléchissez-y. L'Afrique du Sud, des atrocités terribles y avaient eu lieu.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.En värld där vi inte alls lyssnar på varandra, är verkligen en skrämmande plats.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.아무도 다른 이의 말에 귀 기울여 듣지 않는 세상이죠. 무서운 세상입니다.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.Un monde dans lequel nous ne nous écoutons pas les un les autres, est un endroit terrifiant.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.Если мы совсем не будем слушать друг друга, мир станет ужасным местом.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.עולם בו אין אנו מקשיבים כלל איש לרעהו, הוא בהחלט מקום מפחיד ביותר.
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.في عالم لا يستمع فيه أحدٌ إلى الآخر جيداً انه مكان مخيف جداً حتماً
Birbirimizi hiç dinlemediğimiz bir dünya gerçekten çok korkunç bir yer.今日の世界はとても恐ろしい場所なんです そこで皆さんには
"Bir de başka yüz kişinin daha sıkıntısını hissettiğimi düşün. "Korkunç olurdu."Stel je voor dat ik het lijden van honderden mensen moest voelen.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.All'improvviso ho cominciato a sanguinare spaventosamente.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Bỗng nhiên, tôi bị chảy máu lênh láng
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Deodată am avut o sângerare catastrofică.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De pronto empecé a sangrar descontroladamente.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.De repente, tive um episódio de hemorragia catastrófica.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Hirtelen, elkezdett katasztrofálisan ömleni a vérem.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.그런데 갑자기, 급성출혈이 일어났습니다.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Nagle wystąpił u mnie ostry krwotok.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Najednou jsem dostal záchvat katastrofického krvácení.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plots kreeg ik een zeer ernstige bloeding.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Plötzlich hatte ich entsetzliche Blutungen.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Soudain, j'ai fait une hémorragie catastrophique.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Tiba-tiba, terjadi pendarahan hebat.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Ξαφνικά, είχα ένα επεισόδιο καταιγιστικής αιμορραγίας.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Изведнъж получих пристъп на катастрофално кървене.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.Неожиданно у меня началось ужасное кровотечение.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.לפתע, היתה לי אפיזודה של דימום קטסטרופי.
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.وفجأة حدث لي نزيف هائلا
Birdenbire korkunç bir kanama geçirmeye başladım.頸動脈が破裂したのです
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ei, ei, ei. Ei urheilua lainkaan. No, olosuhteet ovat huonoja kaikkialla näinä päivinä.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Eines Nachts, als ich wach in meinem Zelt lag... ...schoss mir ein schrecklicher Gedanke durch den Kopf.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport alls. Tja, villkor är dåliga överallt dessa dagar.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport overhovedet. Nå, betingelser er dårlige overalt i disse dage.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Brak sportu w ogóle. Cóż, warunki są złe wszędzie w tych dniach.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Žiadne šport vôbec. No, podmienky sú zlé všade v týchto dňoch.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.No, no, no. Nessun sport a tutti. Ebbene, le condizioni sono cattive dappertutto in questi giorni.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Tidak, tidak, tidak. Tidak olahraga sama sekali. Nah, kondisi buruk di mana-mana hari ini.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Une nuit, alors que j'étais sous ma tente une terrible pensée traversa mon esprit
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Όχι, όχι, όχι. Δεν αθλητισμού σε όλα. Λοιπόν, οι συνθήκες Οι κακές παντού αυτές τις μέρες.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Нет, нет, нет. Нет спорта вообще. Что ж, условия плохие везде в эти дни.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ні, ні, ні. Ні спорту взагалі. Що ж, умови погані скрізь у ці дні.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.よく、条件 どこでも悪いこのごろです。 私は私のテントで横たわって一晩、 このと... 私のこの頭の...
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.1단계에서는 사람이 끔직한 일을 저지르게 됩니다.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Etap 1 tworzy ludzi, którzy robią straszne rzeczy.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Giai đoạn thứ Nhất tạo ra con người những người làm ra những việc kinh khủng.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Il Livello1 produce individui che fanno cose orribili.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.La Etapa 1 produce gente que hace cosas horribles.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.L'état Un produit des gens qui font des choses horribles.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Niveau Één produceert mensen die verschrikkelijke dingen doen.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.O Nível Um produz pessoas que fazem coisas horríveis.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Stadiul 1 produce oameni care fac lucruri îngrozitoare.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Stufe Eins bringt Menschen hervor, die furchtbare Dinge tun.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Úroveň jedna je zdroj lidí, kteří dělají strašné věci.
Birinci Aşama korkunç şeyler yapan insanlar yaratır.Το Στάδιο Ένα παράγει ανθρώπους που κάνουν φρικτά πράγματα.

İlgili Sayfalar