korkunç ile cümle
korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Bu yıl bir dizi korkunç olaya tanık oldu.Flera spännande saker skedde det här året.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Det finns inget intressantare än landskapet i en människas ansikte.
Dişleri çok büyük ve korkunçtur.Tänderna är starka och spetsiga.
Savaş yıllarında drama eseri “Korkunç İvan”ı yazar (1941-1943).У роки війни створив драматичну дилогію «Іван Грозний» (1941—1943).
Hava korkunçtu.Погода була жахливою.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Але він зберігає страшну таємницю.
25 Ağustos - Korkunç İvan - İlk Rus Çarı (ö.25 серпня — Іван IV Грозний, перший московський цар.
609-610 arasındaki durum, Phocas ve ona sadık olanlar için hızla korkunçlaştı.У 609—610 роках становище імператора Фоки ускладнилося.
Yaratık (Frankenstein'ın canavarı) - Victor Frankenstein tarafından yaratılan korkunç yaratık.Чудовисько Франкенштейна (Рорі Кіннер) — перше створіння, яке оживив Віктор Франкенштейн.
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.Будьте готові до несподіванок. лайно трапляється.
"Korkunç Bir Misilleme".«Груба помилка»).
VE BUNLAR SONA ERDİKTEN SONRA YEDİ TEPELİ ŞEHİR YOK EDİLECEK, VE KORKUNÇ YARGIÇ İNSANLARINI YARGILAYACAK.У цей час семихолмне Місто буде зруйновано, і Страшний Суддя буде судити народ Свій.
Çözümleyici, korkunç durumlarda bile sakin kalabilen birisidir.Він спокійний, навіть у небезпечних ситуаціях.
Kendisini tehdit eden veya uyarılırsa, bütün vücudu ve korkunç dişlerini ortaya çıkarır.Коли йому загрожували, він показав своє велике тіло і страшні зуби.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Йов зробив цікаві зображення Марії, Ісуса Христа, епізоди з Старого й Нового Заповіту.
Görünüşü korkunç olsa da tamamen zararsız bir türdür.Хоча оцтова матка не апетитна на вигляд, вона абсолютно нешкідлива.
Bunlar korkunç günlerdi.Це були дуже тяжкі дні.
Şehrin ismi Rus çarı Korkunç İvan'a (İvan Grozni) ithafen Grozni olarak seçilmiştir.Схоже «розважався» російський цар Іван Грозний.
Bartlett korkunç karşılaşmayı şöyle niteler: "Bir köpek ya da kedi değildi.Історик Г. Монтгомері Гайд написав: «Немає жодного доказу, що він був гомосексуалістом чи навіть бісексуалом».
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Немає нічого страшнішого полюбити людину і пережити свою любов».
O yıl çift için korkunç geçmiştir.Восени того ж року пара розлучилася остаточно.
Korkunç bir dev olarak görülür.Усі знають Тебе як могутнього чудотворця.
Hatta bazı gazeteler ön sayfalarında dehşet verici görüntülerin üzerine korkunç başlıklar attı.Столичні газети просто були переповнені скандальними заголовками.
Korkunç Yargıç kimdir?А хто ідеальний поганий хлопець?
Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık.Уже пак така не здоїть, кого задумала!
Proje korkunç bir şekilde kaosa döner.Тобто вона стає запланованим хаосом.
Taş oda, en korkunç cezaların verildiği kısımdır.Місця учасників визначаються за найбільшою сумою набраних очок.
Çoğu zaman çirkin, korkunç bir cadı olarak görünür.Часто зображується, як ненадійний педагог.
Korkunç son gelmiştir.Таким чином завершився Смутний час.
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.З дня затримання вона перенесла два гіпертензивні кризи.
O korkunç bir gündü.Це був жахливий день.
O yıl çift için korkunç geçmiştir.V témže roce šokoval hned dvakrát.
Korkunç son gelmiştir.A tento konec byl strašlivý.
Korkunç derecede kötü şarkı söyler.Básník zpívá špatně.
Tesise giren ekip kısa bir süre sonra korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalacaklardır.Štěpán s Odolenem se brzy dostanou do víru dramatických událostí.
Şehirde korkunç şeyler olmaktadır.Ve městě nastal zmatek.
Çar olarak bilinen ilk hükümdar Korkunç İvan olmuştur.Pro svou pozdější vladařskou krutost byl první ruský car nazýván též Ivan Hrozný.
Gençler sırayla, korkunç şekilde cinayete kurban gitmektedir.Kromě toho rodinu pronásleduje skutečný zabiják.
Ve korkunç çığlıklar.Potom se ozvaly výkřiky.
Korkunç Bir Film'deki Cindy Campbell rolüyle tanındı.Prorazit se jí podařilo rolí Cindy Campbellové v hororové parodii Scary Movie.
Bayan Kramer - Sadece Bayan Kramer, işin asıl korkunç tarafı da bu zaten.I tak ale role Karla Kramáře byla zásadní.
Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.Nejsou-li dobré, slouží zdobení jen k jejich zakrytí.
Anathema erken Kilise döneminde, aforozdan öte korkunç dini yaptırımların bir şekli olarak kullanılmıştır.Rekviem bylo v době premiéry kritizováno pro svůj příliš operní styl použitý pro náboženskou látku.
Korkunç bir görünümü vardır.Je to smutný pohled.
Kendi korkunç kaderlerini kabullenmişlerdir (Radames: Morir!Existují i lyrická zpracování jejího osudu (R.
Korkunç acılar çeker.Zachvátilo je trápení.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Mám takovou horečku, že se mi na celém těle udělala vyrážka.
"Korkunç Bir Misilleme".Je to sebevraždená mise."
Gecenin bir yaratığı olmalıyım, kara, korkunç..." der.Trebuie să fiu o creatură a nopții, neagră, teribilă... ".
Tüm işaretler gelecekte gerçekleşecek korkunç felaketin belirtileridir.Toate semnele prevestesc dezastrul teribil care stă să vină.
Yapımcı Robert Altman da filmi "hayatımda gördüğüm en korkunç eser" olarak niteledi.În plus, cineastul Robert Altman l-a numit „cel mai îngrozitor film pe care l-am văzut în viața mea”.
"Korkunç katliamın görgü tanığı anlattı".A murit un martor al adevărului”.
Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim.Nu cred că un cuplu ar fi putut să fie mai fericit până când a venit această boală teribilă.
Korkunç bir takip başlamıştır.A urmat un scandal uriaș.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Unii dintre prietenii mei sunt cuprinși de frică, iar alții de muzicalitate.
Theroux bu kitabında ayrıca, romanı okuduğu en korkunç öykü olarak tanımladı.Theroux descrie cartea ca fiind „cea mai înfiorătoare” poveste pe care a citit-o vreodată.
Genelde yüzü ifadesiz olsa da mutlu olunca, şaşırınca, korkunca veya utanınca yüzü değişebilir.Zâmbește tot timpul indiferent dacă este sau nu ea este mulțumită...
Kendisini tehdit eden veya uyarılırsa, bütün vücudu ve korkunç dişlerini ortaya çıkarır.Când a fost amenințat, și-a arătat corpul său mare și dinții înfricoșătoare.
Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık.Nu-mi pot aduce aminte fără părere de rău de vremurile acelea depărtate.
Kamplardaki sağlık tesislerinin durumu korkunç boyutlardaydı.Condițiile soldaților în război erau groaznice.