korkunç ile cümle

korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Hij houdt er een groot geheim op na.
Dünyada “Terrible Turk” (Korkunç Türk) olarak tanındı.Anthony werd daar bekend als The Terrible Turk.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Het gaat over de Paaskaars, symbool van Jezus Christus, de verrezen Heer.
Ancak ne kadar korkunç bir duruma düştüğünden habersizdir.Je kunt je niet voorstellen hoe erg dat is.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Slechts zestien ridders van de Orde wisten de slachtpartij te ontkomen.
Bu korkunç manzarayı gören Marie Antoinette fenalık geçirerek bayıldı.Marie Antoinette leed daar erg onder.
Annemin korkunç derecede idealistik bir dünya görüşü vardı.Hij had een overwegend pessimistische kijk op de wereld.
Südüklü Kancadiş adında bir Korkunç Kâbusa binmektedir.Ze rijdt op een sprekend paard dat Winne heet.
Gecenin bir yaratığı olmalıyım, kara, korkunç..." der.De betekenis is "donker (als de nacht)", "nacht", of "donkerharige".
Ve korkunç çığlıklar.Met Hein Schreuder.
Karşılaştığı korkunç koşulları eyalet meclisine gönderdiği bir raporda açıkladı (1843).Ze beschreef haar bezoek in een reisverslag dat ze publiceerde in 1844.
Korkunç derecede başım ağrıyor.Ik heb verschrikkelijke hoofdpijn.
Korkunç bir kazaydı.Het was een vreselijk ongeval.
Bugün hava korkunç sıcak.Het is vandaag vreselijk warm.
Dün akşam korkunç bir film gördük.We hebben gisteravond een verschrikkelijke film gezien.
Köşede korkunç bir kaza oldu.Er is een verschrikkelijk ongeval gebeurd op de hoek.
O korkunçtur.Dat is verschrikkelijk.
O araba hiç kuşkusuz korkunç bir durumda.Die auto verkeert ongetwijfeld in een afschuwelijke toestand.
Merriam-Webster Tıp Sözlüğüne göre eremofobi, yalnız kalmayla ilgili korkunç bir korkudur.Zgodnie z Merriam-Webster Medical Dictionary eremofobia jest chorobliwym lękiem przed izolacją.
Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim.Nie sądzę, że dwoje ludzi mogło być szczęśliwsi, aż przyszła ta straszliwa choroba.
Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.If the good is there, so is the evil. → Gdzie jest dobro, tam jest i zło.
Şehirde korkunç şeyler olmaktadır.W mieście działy się straszne sceny.
Armayı ilk kullanan III. İvan (Korkunç İvan)'dır.Po raz pierwszy Iwan IV Groźny.
Hayatının ne kadar korkunç geçeceğini anlar.Nie zdaje sobie sprawy jak bardzo wpłynie to na jego dalsze życie.
En korkunç iddia ise Jacques Hébert'den geldi.Był najmłodszym spośród zwolenników Jacques’a Héberta.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Demo zawiera część pierwszego poziomu gry i część rozdziału „We Don't Go To Ravenholm”.
Aşina nesneler tuhaf, korkunç biçimler almaya başlamıştı.Już od samego początku dzieją się dziwne, przerażające rzeczy.
1552'de Kazan'ın işgal edilmesi sırasında Korkunç İvan tarafından yıkıldı.W 1552 roku, podczas natarcia na Kazań, został zburzony przez Iwana Groźnego.
Adının anlamı "korkunç timsah"tır.Jego nazwę tłumaczy się jako "straszny krokodyl".
Korkunç derecede kötü dans hareketleri vardır.Występuje skomplikowany taniec godowy.
O yıl çift için korkunç geçmiştir.Od tego samego roku para była w separacji.
Gecenin bir yaratığı olmalıyım, kara, korkunç..." der.Nazwa wywodzi się od słowa moro- „ciemny, smagły, Murzyn, Maur”.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."Nie ma większej ofiary, niż oddać za kogoś życie.
Korkunç Bir Film'deki Cindy Campbell rolüyle tanındı.Podobnie jak Cindy Campbell, pojawiła się we wszystkich dotychczasowych częściach Strasznego filmu.
Sonunda korkunç canavar yok olur.Z odmętów wyłania się straszliwy potwór.
Korkunç bir görünümü vardır.Ukazał im się przerażający widok.
Bunu, Korkunç Ölüm (2010) ile What Fun We Were Having (2011) filmleri izledi.Jego debiutem fabularnym był film Jeśli nie my, to kto? (2011).
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Skrywa on jednak pewną mroczną tajemnicę.
"Bu yıl bir dizi korkunç olaya tanık oldu.W tym okresie miasto było świadkiem wielu istotnych wydarzeń.
Yaratıklar üremeye başladığı zaman kasabada korkunç şeyler olmaya başlar.Kiedy dziewczynki wprowadzają się do nich, w domu zaczynają się dziać niepokojące rzeczy.
Korkunç son gelmiştir.Zakończyło się ono tragicznie.
Korkunç kostümlü partiden istifade ederek işe koyulmuşlardır.Słynęła m.in. ze skandalicznych kostiumów.
Ancak Alman birlikleri korkunç bir hızla ilerliyordu.Ofensywa niemiecka przebiegała w błyskawicznym tempie.
Kitapta Dokuzlar, "Sauron'un en korkunç hizmetkârları" olarak anılır.Zwani również Czarnymi Jeźdźcami lub Dziewięcioma Jeźdźcami, uważani za „najokrutniejsze sługi Saurona”.
Çoğu zaman çirkin, korkunç bir cadı olarak görünür.Zwykle sympatyczna, czasem pechowa czarownica.
Kendi korkunç kaderlerini kabullenmişlerdir (Radames: Morir!Słuchasz na Własne Ryzyko (feat.
Harry bir gece korkunç bir kabustan uyanır.Człowiek budzi się z koszmaru.
Korkunç !Urosłeś.
Ertesi gün ailesi korkunç haberi alır ve mahvolurlar.Familjen mottar de förskräckliga nyheterna dagen efter och är förstörda.
Bu yüzden Kyo korkunç bir lanet taşımaktadır.Och på grund av detta bär Kyo på en förbannelse.
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.Pojken råkar tjuvlyssna på mötet och får då veta häxornas hemska planer på att döda alla barn i England.
Yenilgiyi, âsîlerin kadınlarının ve çocuklarının da paylarını aldikları, korkunç kıyım izledi.De offrade då sina söner och döttrar och sin boskap, och bedrev blot med mat och dryck.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Demoversionen innehåller en del av spelets första bana samt en del av kapitlet "We Don't Go to Ravenholm."
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Endast åtta judar överlevde denna massaker.
"Korkunç intikam".Iskall hämnd.
İntikam, korkunç bir intikam!")Hämnd-duett: Si, vendetta, tremenda vendetta!
Dünya çocuklar için yeterince korkunç bir yer.Temat var lekmiljö för barn.
"Korkunç Bir Misilleme".Vilken grym nedrighet!"
Korkunç görünümlüdür ve Jellicle kabilesinin yüz karasıdır: hainidir.Han är gul och ser ut som en teddybjörn - därav namnet.
Anathema erken Kilise döneminde, aforozdan öte korkunç dini yaptırımların bir şekli olarak kullanılmıştır.Kyrkan kom tidigt att användas vid utformningen av nya gudstjänstformer.
İlgili Sayfalar