korkunç ile cümle
korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Proje korkunç bir şekilde kaosa döner.Die Handlung entwickelt sich chaotisch.
Suikast, trajik ve korkunç olarak belirtildi.L'attentat a été considéré comme tragique et terrible.
O korkunçtur.C'est terrible !
AIDS'in yayılma hızı korkunç derecede hızlı.La vitesse de propagation du SIDA est horriblement rapide.
Ada halkı korkunç bir şekilde istismar ediliyor.La population de l'île est terriblement exploitée.
Savaş, korkunç üzüntülere sebep olur.La guerre provoque de terribles malheurs.
Cadıların Cadısı, İngiltere'deki tüm çocuklardan kurtulmak için korkunç bir plan yapar.La Grande Haute Sorcière a un plan diabolique pour se débarrasser de tous les enfants en Angleterre.
Orada korkunç bir sır saklanmaktadır.Il cache un terrible secret.
Korkunç Yargıç kimdir?Qui est le juge ?
VE BUNLAR SONA ERDİKTEN SONRA YEDİ TEPELİ ŞEHİR YOK EDİLECEK, VE KORKUNÇ YARGIÇ İNSANLARINI YARGILAYACAK.Celles-ci terminées, la cité aux sept collines sera détruite, et un Juge redoutable jugera son peuple.
609-610 arasındaki durum, Phocas ve ona sadık olanlar için hızla korkunçlaştı.La situation en 609-610 se dégrade rapidement pour Phocas et ses partisans.
İlk duruşmada, bir uzman bombalı saldırının tüm korkunç ayrıntılarını anlatır.Au cours du procès, un expert scientifique décrit tous les détails macabres de l'attentat.
Korkunç Yargıç: Tanrı.Et l'accusé : Dieu.
Şimdiye kadar izlediğim en korkunç filmdi.C'est l'un des plus mauvais films que j'aie faits.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.Les scènes d'horreur pendant le massacre sont indescriptibles.
Ve korkunç çığlıklar.Des cris retentissent.
O da Rusya gibi yanderedir ancak Rusya'yı bile korkutacak denli korkunç bir yanderedir.Elle semble être la seule personne plus inquiétante que Russie, au point d'effrayer ce dernier.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Certains de mes amis en sont captivés par la peur de celui-ci, d'autres par sa musique.
Yapımcı Robert Altman da filmi "hayatımda gördüğüm en korkunç eser" olarak niteledi.Le réalisateur Robert Altman a déclaré que c'était le pire film qu'il ait pu voir dans sa vie.
Bunlar korkunç günlerdi.Mes derniers jours sont atroces.
Harry bir gece korkunç bir kabustan uyanır.Notre lapin se réveille d'une nuit difficile.
Korkunç bir takip başlamıştır.Une impitoyable traque a débuté.
Çünkü arkasından korkunç kâbus cinsi bir ejderha gelir.L'Aubonne quitte ensuite l'arboretum par son extrémité sud-est,.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Uni à Marie et à Jésus, j’étais débordant de joie.
Korkunç derecede kötü şarkı söyler.Malheureusement, elle chante très faux.
Korkunç derece güçlü bir cadıdır.Il semblerait qu'elle soit une puissante sorcière.
Sonunda korkunç canavar yok olur.Fini les monstres.
Yalnız, balroglardan daha az korkunçlar."Ils sont moins craints que nos propres troupes ».
Ondan sonraki tarihçiler ise pek çok korkunç imalarda bulunmaktadır.Ses derniers recueils, les plus aboutis, en témoignent.
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.Plus loin gisent deux cadavres de femmes à moitié dévorés.
Ancak korkunç bir keşif onu beklemekteydi.Et peu après, une terrible révélation les attendait.
Tablonun kopyası buraya, savaşın korkunçluğunu anımsatması için asılmıştır.Elle y a été placée pour rappeler les horreurs de la guerre.
"Korkunç intikam".La revanche fut terrible.
Kırklareli istasyonu, korkunç olaylara sahne olmuştur.Les caméras de surveillance capturèrent l'intégralité de cette scène horrible.
Proje korkunç bir şekilde kaosa döner.Le débat tourne rapidement au chaos.
Benimse adeta dilim tutulmuş, kucağımdaki bu korkunç görüntüyle bakakalmışım.J'y tenais absolument à celle-là, ma petite gueule en or dans le trou.
Green, "O sahne kesildi çünkü filmde korkunç görünmüşüm tamamen gereksiz." dedi.J'ai dit, « C'est dans cette direction que nous voulons aller, parce qu'il y a là un parfum fantastique" ».
Pugaçov, Rusya tarihindeki en korkunç isyancılardan biri olarak anılır.Selon Kapeliouk, il s'agit de l'un des plus terribles massacres de l'histoire palestinienne .
Korkunç bir görünümü vardır.Une vision effroyable.
Şehirde korkunç şeyler olmaktadır.Peur sur la ville.
Bu savaş, Korkunç İvan'ın en önemli savaşlarından biridir.Ce vote sera à l'origine d'une des plus grandes crises sociales de la IVe République.
Ertesi gün ailesi korkunç haberi alır ve mahvolurlar.Le lendemain, ses camarades de classe découvrent la triste nouvelle.
Ne korkunç bir soğuk.Qué frío tan terrible hace.
O korkunçtur.Eso es terrible.
Niçin o kadar korkunçsun?¿Por qué eres tan horrible?
Korkunç bir kazaydı.Fue un terrible accidente.
Tom korkunç bir sır saklıyor.Tom oculta un terrible secreto.
Korkunç bazı şeyler oldu.Sucedió algo terrible.
Korkunç bir sahneydi.Fue una escena horrorosa.
Tom dün gece korkunç bir rüya gördü.Tom tuvo una pesadilla anoche.
Dün otobanda korkunç bir kaza vardı.Ayer hubo un accidente horrible en la autovía.
Korkunç kazada ailesini kaybedip tek başına kalmıştı.Tras el horrible accidente se quedó sola y sin familia.
İntikam, korkunç bir intikam!")¡Venganza, terrible venganza!").
Yarışan ve daha iyi birini arayanlar korkunç bir hata yapar.Aquellos que buscan competir y ser mejores unos que otros están cometiendo un error terrible.
Korkunç Yargıç kimdir?¿Quién es el Juez?
1570: Korkunç İvan, Novgorod halkının toplu katliamı için emir verdi.1570: Iván el Terrible ordena la masacre de los habitantes de Nóvgorod.
Gecenin bir yaratığı olmalıyım, kara, korkunç..." der.Debo ser una criatura nocturna, oscura e impactante »—.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm".Capítulo de Half-Life 2, We Don't go to Ravenholm.
"Gelmiş geçmiş en korkunç kasırga" yüzünden gemileri bir girdaba sürüklenir.Cuando están en el espacio, la nave golpea con naves extraviadas.
Bunu, Korkunç Ölüm (2010) ile What Fun We Were Having (2011) filmleri izledi.Le siguieron A Horrible Way to Die (2010) y What Fun We Were Having (2011).