korkunç ile cümle
korkunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dedi Alice, ancak korkunç şeyi şaşırmıştı ve değiştirmek için özlemi tabidir.Alice said; but was dreadfully puzzled by the whole thing, and longed to change the subject.
Ama "ancak" sözü aynı zamanda başka korkunç sözlere bağlı:But the "unless" word is also attached to that other, most terrifying phrase,
Sen de, 'ne kadar korkunç bir şey' dersin.And if you say, "that's a terrible thing."
Aman Yarabbi, ne korkunç!So Jesus, what a thought!
Cunku, korkunc ve pahali ama bizim ona ihtiyacimiz var. Ve, bunlar problemler.Because it's scary and it's expensive, but we need to have it, OK?
Üç beş Annas üzerinde yerli Kayıkçılar kavga korkunç bir satır yapıyorlardı dirsek.Three native boatmen quarrelling over five annas were making an awful row at his elbow.
Bu korkunç.It's horrible.
Onları geri alın, hastalıklar geri gelecektir, korkunç hastalıklar, aslında şu anda da bu oluyorYou take them away, disease comes back, horrible diseases. And that's happening.
Milenyum virüsü -- korkunç bir felaket.The millennium bug, terrible disaster.
Ve bilgi korkunç bir haldeyken bile, görsel oldukça güzel olabilir.Even when the information is terrible, the visual can be quite beautiful.
Doğru çizme işaretindeyim sanıyordum. korkunç.I thought I was using the line tool. That's horrendous.
Bu korkunçtu.That was horrendous.
Bunun için artık çok geç... ...ama sanırım Boeun'a çok korkunç bir şey yaptık.It's too late for this but I'm sure that we did a horrible thing to Boeun.
Karım korkunç bir aşçı, çabuk öfkelenen biri... ...ve kötü bir öğrencidir.She's a horrible cook, with a bad temper. And a bad student.
Kabul etmek istemesem de, korkunç bir iş çıkardık ortaya.Miss Kim, with her nasty tone, she will... I hate to admit it, but we've done a horrible job.
Bundan dolayı iklim değişiklikleri onlar için korkunç olacak.So, the climate changes will be terrible for them.
Oo, hiç de korkunç değil, aksine komik.Fear! Like, aww, that's not fearful. That's actually funny.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.In May 2006, something horrible happened to me.
Benim gerçekten böyle korkunç bir şey olabileceği konusunda hiç bir bilgim yoktu.I really... had no idea that such a scary thing could happen.
Ve daha korkuncu %22'si düşük yapsa, bunu kocasından gizleyeceğini söylüyor.And astoundingly, 22 percent said they would hide a miscarriage from their spouse.
"Yeni ana-babalar için muhtemel en korkunç çizelge""The Most Terrifying Chart Imaginable for a New Parent."
Bu şekilde korkunç suçları işlediğinizi biliyorsanız nasıl kendinizle barışık olabilirsiniz?How do you live with yourself if you know you've committed horrific crimes?
Siyah ve korkunç mizah, kanıtlamak zorundadır:And makes himself an artificial night:
Yerde terör ile birlikte ölüm ve gece korkunç bir kibir,The horrible conceit of death and night, Together with the terror of the place,--
Ölüm şekli: Bu korkunç gece gelip şuraya Bu arada Romeo emriThe form of death: meantime I writ to Romeo That he should hither come as this dire night,
Bu korkunç zamanda bizi esirge.Deliver us in this terrible time.
Çünkü bu en son savaş. Savaşların en korkuncu.Because this war is the ultimate war a horrible thing.
Ama önce olağandışı ve korkunç bir adamın hikayesiyle başlamak istiyorum.But I want to begin with a story of an unusual and terrible man.
Şimdi Göring her anlamda korkunç bir adamdı.Now Goering was, by all accounts, a terrible man.
Hatta nazi olarak korkunç bir adamdı.Even for a Nazi, he was a terrible man.
Fakat bu korkunç.But that's terrible.
Bence korkunç.I think it's scared.
Ama dört yıl sonra korkunç gerçekler sızmaya başladı.But after four years the grim truth seeps out.
Birazcık ortadan uzaklaştım ve sen çok korkunç görünüyorsunI have only been away\~for a while and you look awful!
Bu köhne ve fantastik sarayda sırtında korkunç bir elektirikli kutu... ...öylece duruyordu.And there he is, with this horrible electrical box on his rump in this fantastic, decrepit palace.
Bu korkunç bir görüntü, bu nedenle ellerimi şu an kaldırıyorum.This is a horrific image, so I'm putting my hand up now.
Böyle bir acıyı hak etmek için, bir önceki hayatımda korkunç bir günah işlemiş olmalıyımI must have committed a terrible sin in a previous life to deserve such suffering.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.I want people to see what's happening underwater, both the horror and the magic.
Olaylar her zaman korkunç bir şekilde kötüye gider.Things always go terribly wrong.
Bebeğinizde ateş çok korkunç bir deneyim olabilir, özellikle ilk seferinde.Having a fever with your baby can be a very scary experience especially for the first time.
En korkuncu IQ'sunun 160 olmasıydı: Belgeli bir dahiydi.The scariest thing is that his IQ is 160: a certified genius.
Gerçekten korkunç.It's really horrible.
Ben buraya dört yıl önce, korkunç bir uyuşturucu bağımlısı olarak geldim.I moved here four years ago, a terrible drug addict.
Boşanma, ne korkunç!How awful! woman:
Acı verici, korkunç ve çirkin birşey olduğunu düşünüyorsunuz.You think it's something painful, or scary, or nasty.
Çirkin, korkunç, ya da acı olmak zorunda değil.It does not have to be nasty, scary or painful.
Biz dünyada ne zaman maddi yokluğun olduğunu görsek, buralarda korkunç şeylerin yaşandığını görürüz.Wherever material scarsity exists in the world, we see terible things.
Korkunç suçlar işliyoruz, ve paçayı kurtarmanın sevinci ile tebessüm ediyoruz.We commit terrible crimes, and we smile at the delight in getting away with it.
O zamanlar korkunç görünüyormuşum.What a fright one looked in those days.
Sizi tanıdığımız için korkunç bir gurur duyduk.We were terribly proud to know you.
Öğretmenim, dünyanın ne kadar korkunç olduğunu bilmiyor musunuz?Teacher, do you know how scary this world is?!
Ah, o gidip kaçırıcak, gidip kaçırıcak, çok korkunç bir şey yapıcak. "Ooh, he's going to steal; he's going to steal; he's going to do a terrible thing.'
Çok korkunç birşey yaptım, korkunç bir şey -- ama neden kendimi iyi hissediyorum? "I did a terrible thing, did a terrible thing -- why do I feel so good?'
Korkunç bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaleci olarak tek bir hata yaptığınızda golü yiyorsunuz.It's horrible, I guess, "cause as a goalie that little one mistake, y'know, is a goal.
Tek kelimeyle korkunçtular.It was just, y'know, horrible.
Ve inanın, görecekleriniz çok korkunç.And believe me, it's going to be scary.
Şimdi bununla ilgili en korkunç şey şu, Mimi, eşimin anneannesi idi.Now, the most frightening thing about this is this is my wife's grandmother.
Ve bu korkunç bir sahneydi.And this was a horrific scene.
Müziğim çok korkunç.My lyrics are so meaningless my music is so horrendous
O korkunç bir canavar.He's a scary monster.