Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.세상이 느끼는 공포는 어떻게 보일지 한 번 상상해보세요.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Musimy wyobrazić sobie jak krajobraz światowych niepokojów by wyglądał.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Precisamos de imaginar o aspeto de um cenário dos medos do mundo.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Představte si, jak by vypadala krajina sestavená ze strachů ve světě.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Stellen wir uns vor wie ein Landschaftsbild der Ängste in der Welt aussehen könnte.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Tenemos que imaginarnos lo que sería un escenario de los miedos del mundo.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Trebuie să ne imaginăm cum ar putea arăta peisajul temerilor din toată lumea.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Vi behöver föreställa oss hur ett landskap av världens rädslor skulle kunna se ut.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.We moeten ons inbeelden hoe een landschap van de angsten van de wereld er zou kunnen uitzien.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Πρέπει να φανταστούμε πώς θα μοιάζει το τοπίο των φόβων του Κόσμου.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Нам нужно представить, как бы выглядела картина мировых страхов.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Нам треба уявити як би виглядав ландшафт людських страхів.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Трябва да си представим как би изглеждал пейзажът на страховете на света.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.אנחנו צריכים לדמיין כיצד תמונת הנוף של הפחדים בעולם עשויה להראות
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.نحن بحاجة إلى تخيل كيف يبدو مشهد المخاوف التي تنتاب العالم.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.どのようなものになるか想像してください 見てみましょう
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veA když budeme mít štěstí, vstoupí tou dobou někdo do našich pochybností a strachu podá nám ruku a řekne:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veAls we dan geluk hebben, zal iemand op die ogenblikken van twijfel en angst je bij de hand nemen en zeggen:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veCon suerte en ese momento alguien se adentra en esas dudas y miedos, nos orienta y dice:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veE se siamo fortunati, in quel momento, qualcuno subentra al dubbio e alla paura, vi prende la mano e dice:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veI jeśli mamy szczęście, w tej chwili, ktoś wchodzi w to zwątpienie i strach, wyciąga rękę i mówi:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir ve그런데 바로 그런 순간에 운이 좋으면 누군가가 그런 의심과 두려움 덜어주려고
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veSe tivermos sorte, nesse momento, alguém penetra nessa dúvida e nesse medo, agarra na nossa mão e diz:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veŞi dacă avem noroc, în acel moment, cineva risipeşte îndoiala şi teama, te prinde de mână şi spune:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veАко имаме късмет, в този момент, някой превъзмогва това съмнение и страх, взима ръката ви и казва:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veЕсли повезёт, то в момент сомнений и страха, придёт кто-нибудь, возьмёт нас за руку и скажет:
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veואם אנחנו בעלי מזל, ברגע ההוא, מישהו נכנס לתוך הספקות והפחד,
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir veوإن كنا محظوظين، ففي تلك اللحظة، فإن أحداً ما سيخطو نحو ذلك الشك أو الخوف،
Eğer tam şu anda şanslıysak, biri bu şüphe ve korkulara yönelir ona el verir ve疑いに捕らわれた瞬間に 誰かが割って入り 手を取って言ってくれるでしょう
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.하지만 가장 창의적인 천재들도 어른이 된후에도 이런 두려움을 버리지 못하는건 우연이 아닐 것입니다.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.אבל אולי זה לא סתם מקרה שכמה מהמוחות היצירתיים ביותר שלנו לא מצליחים כמבוגרים להשאיר פחדים מהסוג הזה מאחור.
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.ولكن ربما ليس مصادفة أنّ بعض عقولنا الخلاّقة تفشل في ترك مثل هذه المخاوف عند الكبر
Fakat bazı en yaratıcı olan beyinlerin bu tür korkuları terketmeyi başaramaması tesadüf değildir.恐怖を忘れないのは 偶然ではないかもしれません 『種の起源』や 『ジェイン・エア』-
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Aber wir können uns unmöglich auf alle Ängste vorbereiten, die unsere Vorstellung ausheckt.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Aunque es imposible prepararnos para todos los miedos que crean nuestras mentes.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Dar n-avem cum să ne pregătim pentru toate fricile pe care le născocește imaginația.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.De nem tudunk felkészülni minden félelmünkre, amit a képzeletünk kifőz.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.그러나 우리의 상상력이 만들어 내는 모든 두려움에 대해 대비할 수 는 없습니다.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Maar we kunnen ons niet voorbereiden op alle angsten die onze verbeelding kan verzinnen.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Mais nous ne pouvons pas nous préparer à toutes les peurs que notre imagination concocte.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Ma non possiamo umanamente essere preparati per tutte le paure frutto della nostra immaginazione.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Mas não nos podemos preparar para todos os medos que a nossa imaginação fabrica.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Na všechny naše obavy, které naše představivosti vymyslí, se ale připravit nemůžeme.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Nhưng chúng ta không thể chuẩn bị cho mọi nổi sợ mà trí tưởng tượng của chúng ta bịa ra.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Nie sposób się jednak przygotować na wszystkie lęki, jakie wymyśla nasza wyobraźnia.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Toda nikakor se ne moremo pripraviti na vse naše strahove, ki jih naša domošljija lahko skuje.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Αλλά δεν γίνεται να είμαστε έτοιμοι για όλους τους φόβους που διαμορφώνει η φαντασία μας.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Але ж ми можемо бути озброєні проти всіх страхів, що є витвором нашої уяви.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Но невозможно подготовиться ко всем ужасам, порождаемым нашим воображением.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.Но не можем да се подготвим за всички страхове, които въображението ни ражда.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.אבל אנחנו לא יכולים להתכונן לכל הפחדים שהדמיון שלנו רוקח.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.ولكن ليس من المحتمل الإستعداد لكل مخاوفنا تلك هي خيالتنا الملفقة.
Fakat hayalgücümüzün uydurduğu bütün korkular için hazırlık yapamayız.準備できるわけではありません では私達が従うべき恐怖と
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.Az élet elég bonyolult már a jogi szorongások nélkül is.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.Das Leben ist schwer genug ohne die Angst vor dem Gesetz.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.Het leven is lastig genoeg zonder juridische angst.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.삶은 법적 공포 없이도 이미 충분히 복잡합니다.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.La vida es lo suficientemente compleja sin miedo legal.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.La vie est suffisamment compliquée sans qu'on y ajoute la crainte du juridique.
Hayat yasal korkular olmadan bile zor.La vita è complicata anche senza la paura della legge.