Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.His father stood firmly against his son being sacrificed to the idols.
Sonunda korkunç canavar yok olur.Eventually, the monsters are finally defeated.
"Korkunun bütün sesleri"."The Sum of All Fears".
Hayat bir işinize yaramadıysa, boşu boşuna geçtiyse, onu yitirmekten ne korkuyorsunuz?And if there is no help for it, What use is there in being glum?
1984 yılında Dario Argento'nun yönettiği Phenomena adlı korku filminde rol aldı.In 1984 he also appeared in the film Phenomena, directed by Dario Argento.
Birçok tecavüz mağduru korkusundan ya da utançından bu konuda sessiz kaldığı düşünülüyor.Many rape victims were thought to have remained silent out of fear or shame.
Ona göre Yaşayan Ölülerin Gecesi Vietnam döneminin korkuçlukları hakkındaki bir korku filmiydi."Night of the Living Dead: A Horror Film about the Horrors of the Vietnam Era".
Bunu düşünmek beni korkuttu."It tickled me thinking about that.
Elser, korkunç aile durumundan kaçıp flüt, akordeon çalıyordu.Elser escaped the grim family situation with music, playing flute, accordion, bass and the zither.
Korkunç derecede kötü şarkı söyler.She seems to have a horrible singing voice.
Yer altı dünyası korkunç canavarlar ve tehlikeli hayvanlarla doluydu.The world is populated with hostile monsters and environmental hazards.
O, ancak bir İlâh’dır; onun için yalnız benden korkun."The Lord is the strength of my life; whom shall I be afraid?'
Südüklü Kancadiş adında bir Korkunç Kâbusa binmektedir.She rides a black horse called Shadow.
Bazen dediğini yaptırabilmek için insanları korkutur.Sometimes you do things that make you feel.
Artık, çevresindekileri korkutarak kendinden kaçırdığı eski günlerdeki halinden çok farklıdır.Now in his declining years, Den lives in a NeverWhere far different from the one he entered.
Latince arı anlamına gelen (apis) ve korku anlamına gelen (phobos) kelimelerinden türemiştir.On one lot was inscribed "for the Lord," and on the other "for Azazel."
Barry dizide bencil, korkunç, sadakatsiz, yalancı, başkalarını küçümseyen biri olarak gösterilir.Barry is portrayed as a horrible, selfish little man who cheats, lies, and belittles other people.
Bunlar korkunç günlerdi.Those were good days.
Gürültüyü azaltma bölmesi, hayvanları rahatsız etme ve korkutma olasılığını sınırlar.Noise-reduction housing limits the possibility of disturbing and scaring away animals.
Half-Life 2 oyununun en korkunç ve adrenalin dolu bölümü; "We Don't Go To Ravenholm"."Half-Life 2 Walkthrough: We Don't Go To Ravenholm..."
Bu korku, Hurkanus'un danışmanı Edomlu Antipater tarafından da körüklendi.Such fears were furthered by Hyrcanus' adviser Antipater the Idumean.
Şerre alet olmayınız, uhrevî ve dünyevî mes'uliyetten korkunuz.Don't you let nobody fool you, we are in charge of the City of Brotherly Love.
Vişapların en ünlüsü ve en korkuncu Azhdahak'tır.Zu dem Bau der Kammerspiele und ihrem berühmtesten Schmuck".
Poe muhtemelen sahne korkusu nedeniyle, eşi kadar iyi bir oyuncu olarak görülmüyordu.Poe was considered an inferior actor compared to his wife, possibly due to stage fright.
Ve korkunç çığlıklar."The ridiculous screaming.
Bu benim için geçmişte korkutucu bir şeydi.This was more of a problem in the past.
Korkuyla tir tir titriyorlar" dedi.They are afraid and they tremble".
Bunun korkunç olması gerekiyor.This is going to be awful.
Heyecan verici ve aynı zamanda korkutucu...It was exhilarating and intimidating at the same time ...
Babasıyla savaş yapıp ailenin dağılacağından korkuyordu.He agreed to go, so he and his family were split yet again.
Seçimlerden sonra "Korku-İttifakı", Halk İttifakı ile koalisyon kurdu.After the elections the "Fear-Alliance" formed a coalition with The People's Alliance.
Attila korku içinde yere yığılır.Cathy freezes in horror.
Theroux bu kitabında ayrıca, romanı okuduğu en korkunç öykü olarak tanımladı.Theroux describes it in this book as being the "most terrifying" story he had ever read.
Marge, bir gün bunu fark eder ve onda, uçuş korkusu belirir.Marge discovered this one day and developed aerophobia.
Kendilerini onlarla kirletme korkuları vardı.Those people should be ashamed of themselves.
Korku ve yaşama içgüdüsüyle hayatta kalmaya çalışan askerler umutsuzca bir bekleyiş içindedir.Those who seek political asylum in Italy fear for their very survival.
Kimileri şiirin korkunçluğuna kapıldı, kimileri de müziğine.Some of my friends are taken by the fear of it and some by the music.
Çünkü Taylor, hemen evlenmenin ölümden daha büyük bir skandal yaratabileceğinden korkuyordu.Taylor was hesitant to create greater scandal than the pair already had.
Nisan'da Ice Cube ve Jon Voight ile Anaconda adlı korku filminde rol aldı.In April, Lopez starred in the horror film Anaconda alongside Ice Cube and Jon Voight.
Onun sosyal korkuları liseye başlamasıyla son erdi.His social anxiety ended by high school.
Hepsinde de Tina’ya saldıran korkunç bir karakter vardır.He also has a physical attraction to Tina.
Geçmişten gelen korkuları vardır.Timages of Its Past.
Birçok insanın da çeşitli sebeperle canlı canlı gömüldüğü vakaları anlatarak bu korkusunu vurgular.He emphasizes his fear by mentioning several people who have been buried alive.
Diğer bir deyişle korkuların üstüne gitmektir.Or rather, courage in the face of fear.
Çünkü Big Jim’in oğlunun korkunç bir sırrı vardır.Eric has a young son and mysterious past.
1958’de Türkiye’ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu.In 1958, she gave birth to a son named Korkut.
Fakat önceleri sadece amigdalanın korku içgüdüsüyle ilgili olduğu düşünülürdü.Ultimately, he found solace in the instinct of self-preservation.
"Korkunç Bir Misilleme"."Terrible catastrophe".
Hayalet korkusu vardır.She is scared of ghosts.
Korkulu rüyalardır.They are dreams.
Buzdolabına gidip bir bira açar ve 'Of, gerçekten korkunç bir gösteriydi.We drank the bottle in the cinema, then went to a bar and ended up getting really, really smashed.
Juego de Niños 1995 Meksika yapımı korku-gerilim filmidir.Juego de Niños, a Mexican horror film.
Walker ise komşu ülkeleri de korkuya düşürmüştür.He also subjugated neighbouring states.
Tesise giren ekip kısa bir süre sonra korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalacaklardır.The brothers soon witness something truly awful.
Terence (Büyük kırmızı kuş): Domuzlar Terence'yi korkutucu bulur."Angry Birds – Characters – Terence".
Karanlıktaki ses neredeyse her zaman karanlıkta ses çıkarandan daha korkutucudur."Today Hair seems, if anything, more daring than ever."
Bu dönem içerisinde kardeşi Korkut Özal da eşlik etti.At this period his brethren regarded him with grave suspicion.
Çocukları korkutmayı çok sever.She loves making fun of boys.
Korkuya kapılan karısı Magda hemen Erik'ten kaçtı.Believing he has killed his friend, Erik immediately runs away.
Küçük Micheal babasının korkusunun ölüm değil, kendisinin babası gibi olması olduğunu fark eder.Papa says it is no one's mistake, but his.