Ana içeriğe geç
Sözlük

korktum ile cümle

korktum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben anne olmuştum ve o 77. doğumgününü kutluyordu, birden çok ama çok korktum.אני הפכתי לאם והוא חגג את יום הולדתו השבעים ושבע, ופתאום מאוד פחדתי.
Ben anne olmuştum ve o 77. doğumgününü kutluyordu, birden çok ama çok korktum.فقد كبرت وغدوت أُماً وكان هو يحتفل بعيد ميلاده ال77 وفجأة هلعت ..
Ben anne olmuştum ve o 77. doğumgününü kutluyordu, birden çok ama çok korktum.父が77歳の誕生日を祝っているときに 急に 私はとてつもない不安に襲われたのです もし父が死んでしまって
Ben bile korktum.Ich habe mich selbst erschreckt.
Ben bile korktum.Ik heb mezelf schrik aangejaagd.
Ben bile korktum.Je me suis fait peur également.
Ben bile korktum.Megijesztettem magamat.
Ben bile korktum.Mi sono spaventata da sola.
Ben bile korktum.Sama się przestraszyłam.
Ben bile korktum.Vyděsila jsem sama sebe.
Ben bile korktum.Yo misma me espanté.
Ben bile korktum.Направо се изплаших.
Ben bile korktum.Спасибо. Я сама себя напугала.
Ben vurulunca cok korktum Sona...J'avais tellement peur quand on m'a tiré dessus.
Ben vurulunca cok korktum Sona...Tenía tanto miedo cuando me dispararon.
Ben vurulunca cok korktum Sona...Φοβόμουν τόσο πολύ όταν με πυροβόλησαν, Sona.
Ben vurulunca cok korktum Sona...Когато ме раниха много се уплаших...
Ben vurulunca cok korktum Sona...لقد كنت خائفاً جداً عندما أصبت بالرصاص...
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdüm여기 안에 계신 분들을 칠까봐 걱정돼서, 그래서 이게 좀 더 순하지 않을까 생각했습니다.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümVoiam să aduc un aeroplan, dar îmi era teamă să nu lovesc spectatorii, aşa că m-am gândit la ceva mai delicat.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümЩях да докарам самолет, но се притеснявах да не блъсна хората тук, така че реших да е малко по-фино.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümאבל דאגתי לגבי פגיעה באנשים פה, אז חשבתי שזה יהיה קצת יותר עדין.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümولكن قلقت من أن أصطدم بالناس هنا ، لذلك فكرت في أن هذه ستكون أكثر ذوقا.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümこの機体のほうが無難と考えました 以上発明の幾つかをご紹介しました
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›a bojac sa odišiel som a skryl som tvoju hrivnu v zemi; hľa, tu máš, čo je tvoje.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Azért félvén, elmentem és elástam a te tálentomodat a földbe; ímé megvan a mi a tied.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Bojąc się tedy, szedłem i skryłem talent twój w ziemię; oto masz, co twego jest.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Daarom heb ik uw geld in de grond verstopt. Hier hebt u het terug.'
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›derfor blev jeg redd, og gikk bort og gjemte din talent i jorden; se, her har du ditt.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›e, atemorizado, fui esconder na terra o teu talento; eis aqui tens o que é teu.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›I boje se, odšel jsem a skryl hřivnu tvou v zemi. Aj, teď máš, což tvého jest.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›in ker sem se bal, sem šel in skril talent tvoj v zemljo; glej, tu imaš, kar je tvojega.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›j`ai eu peur, et je suis allé cacher ton talent dans la terre; voici, prends ce qui est à toi.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Ja peloissani minä menin ja kätkin sinun leiviskäsi maahan; katso, tässä on omasi.`
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›두려워하여 나가서 당신의 달란트를 땅에 감추어 두었었나이다 보소서 당신의 것을 받으셨나이다
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›mi -a fost teamă, şi m'am dus de ţi-am ascuns talantul în pămînt; iată-ţi ce este al tău!`
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›nên tôi sợ mà đi giấu ta - lâng của chúa ở dưới đất ; đây nầy , vật của chúa xin trả cho chúa .
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›nên tôi sợ mà đi giấu ta-lâng của chúa ở dưới đất; đây nầy, vật của chúa xin trả cho chúa.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›och av fruktan för dig gick jag bort och gömde ditt pund i jorden. Se här har du vad dig tillhör.'
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›og jeg frygtede og gik hen og skjulte din Talent i Jorden; se, her har du, hvad dit er.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›per paura andai a nascondere il tuo talento sotterra; ecco qui il tuo
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Saya takut, jadi saya pergi menyembunyikan uang Tuan di dalam tanah. Inilah uang Tuan.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›und fürchtete mich, ging hin und verbarg deinen Zentner in die Erde. Siehe, da hast du das Deine.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Y como tuve miedo, fui y escondí tu talento en la tierra. Aquí tienes lo que es tuyo.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›και φοβηθεις υπηγα και εκρυψα το ταλαντον σου εν τη γη ιδου, εχεις το σον.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›и като се убоях отидох и скрих таланта ти в земята; ето, имаш своето.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›и, убоявшись, пошел и скрыл талант твой в земле; вот тебе твое.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›і, злякавшись, пійшов та сховав твій талант у землї. Оце ж маєш твоє.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›ואירא ואלך ואטמן את ככרך באדמה ועתה הא לך את אשר לך׃
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›فخفت ومضيت واخفيت وزنتك في الارض. هوذا الذي لك.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›我 就 害 怕 、 去 把 你 的 一 千 銀 子 埋 藏 在 地 裡 . 請 看 、 你 的 原 銀 子 在 這 裡
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›我 就 害怕 、 去 把 你 的 一千 銀子 埋藏 在 地裡 . 請看 、 你 的 原 銀子 在 這裡
Bunların hepsi bana korktum.Acestea toate au speriat la mine.
Bunların hepsi bana korktum.De blev alla rädda på mig.
Bunların hepsi bana korktum.Hanno tutti avuto paura di me.
Bunların hepsi bana korktum.He kaikki säikähti minua.
Bunların hepsi bana korktum.Ils ont tous eu peur de moi.
Bunların hepsi bana korktum.Mereka semua ketakutan padaku.
Bunların hepsi bana korktum.Mindannyian megijedtünk rám.
Bunların hepsi bana korktum.Sie alle haben mich erschreckt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod