Ana içeriğe geç
Sözlük

korktu ile cümle

korktu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Hermano, me dijiste que había algo que te daba miedo decirme.
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Irmão, disseste-me, antes, que havia algo de que tinhas receio de me dizer, certo?
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Powiedziałeś mi kiedyś, że boisz się ze mną o czymś mówić?
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Sanoit aiemmin, että on jokin asia, jota et ole uskaltanut kertoa.
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Αδερφέ, μου έχεις ξαναπεί ότι υπήρχε κάτι που φοβόσουν να μου αναφέρεις.
Kardeşim, daha önce benimle konuşmaya korktuğun bir şey olduğunu söylemiştin ya?Брат, ты сказал мне, что хотел о чем-то поговорить со мной, но боялся?
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Był z pewnością obawia się, że ogólny katastrofy złamie się nad nim w każdym chwilę i czekał.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ciertamente era miedo de que un desastre general se rompería por encima de él en cualquier momento, y esperó.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Dia pasti takut bahwa bencana umum akan istirahat di atasnya pada setiap saat, dan ia menunggu.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.El a fost cu siguranţă teamă că un dezastru general, s-ar rupe peste el la orice moment, şi el aşteptat.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Era certamente paura che un disastro generale si rompono su di lui in qualsiasi momento, e attese.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Hän varmasti pelkäsi, että yleinen katastrofi rikkoisi hänen päälleen milloin tahansa hetki, ja hän odotti.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Hij was zeker bang dat een algemene ramp zou over hem heen te breken op elk gewenst moment, en hij wachtte.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Il était certainement peur qu'une catastrophe générale serait briser sur lui à tout moment, et il attendit.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.그는 확실히 일반적인 재해가 어떤에서 그를 통해 휴식 까봐 두려웠다 순간, 그는 기다렸다.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On bol určite strach, že by porušila všeobecne katastrofa nad ním kedykoľvek moment, a on čakal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On byl jistě strach, že by porušila obecně katastrofa nad ním kdykoliv moment, a on čekal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.On je bil zagotovo strah, da bo splošna nesreča odmor nad njim na kateri koli trenutku, in je čakal.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ő természetesen attól, hogy egy általános katasztrófa lenne szünet felette bármely pillanatban, és várt.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Ήταν σίγουρα φοβούνται ότι μια γενική καταστροφή θα σπάσει πάνω του σε οποιοδήποτε στιγμή, και περίμενε.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Він, звичайно, бояться, що загальне лихо порушить над ним у будь- момент, і він чекав.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Он, конечно, боятся, что общее бедствие нарушит над ним в любое момент, и он ждал.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.Той е със сигурност се страхуват, че общо бедствие ще се счупят над него по всяко момент, и той чакаше.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.הוא היה בהחלט חושש אסון כללי ישבור עליו בכל רגע, והוא חיכה.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.بالتأكيد كان خائفا من ان كارثة عامة وكسر عليه في أي لحظة ، وانه انتظر.
Kesinlikle onun üzerinde genel bir felaket herhangi bir zamanda dağılacağı yönündeki korktu an, o bekledi.瞬間、彼は待った。 バイオリンが出て下から、母親の膝の上から落ちたときに彼はさらにびっくりされていない
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.A chi potresti mai piacere? <i> Come può essere proprio come suo fratello?
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Ai lại đi thích chị thế nhỉ? <i>Sao thằng bé giống anh thế không biết?!
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Cine ar putea sa se indragosteasca de tine? <i> Cum poate sa fie exact ca frate-su?!</i>
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Kto może cię w ogóle lubić? <i> Jak on może być aż tak podobny do swojego brata?!
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Kuka voi pitää sinusta? <i> kuinka hän voi pitää veljestään?
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Qui voudrait de toi ? <i> Comment peut-il être exactement comme son frère !?
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Siapa yang suka padamu? <i>Bagaimana dia bisa bertingkah seperti kakaknya?!
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Vem skulle tycka om dig? <i>Hur kan han vara precis som sin bror?
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Wer würde dich mögen? <i> Wie kann er nur so sein wie sein Bruder?
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Ποιανού θα του άρεσες; <i> Πώς μπορεί να είναι ακριβώς όπως ο αδελφός του!;
Kim senden hoşlanabilir ki? Nasıl tamamiyle abisi gbi olabilir?! korktuğum şey sonunda başıma geldi.Кому ты можешь понравиться? <i>Он прям как брат, что же такое?
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Avete paura della spada e io manderò la spada contro di voi, dice il Signore Dio
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Báli jste se meče, ale meč uvedu na vás, praví Panovník Hospodin.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Baliście się miecza; ale miecz przywiodę na was, mówi panujący Pan.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Bojíte sa meča, a meč uvediem na vás, hovorí Pán Hospodin.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Các ngươi sợ gươm dao ; ta sẽ khiến gươm dao đến trên các ngươi , Chúa_Giê - hô-va phán vậy .
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Các ngươi sợ gươm dao; ta sẽ khiến gươm dao đến trên các ngươi, Chúa Giê-hô-va phán vậy.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Das Schwert, das ihr fürchtet, das will ich über euch kommen lassen, spricht der HERR HERR.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Fegyvertõl féltetek, fegyvert hozok reátok, azt mondja az Úr Isten.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.I frukten för svärd, och svärd skall jag ock låta komma över eder, säger Herren, HERREN.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.I frygter for Sværd, og Sværd vil jeg bringe over eder, lyder det fra den Herre HERREN.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.I frykter for sverdet, og sverdet vil jeg la komme over eder, sier Herren, Israels Gud.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Ik zal u blootstellen aan de oorlog die u zo lang hebt gevreesd, zegt de Oppermachtige HERE.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.나 주 여호와가 말하노라 너희가 칼을 두려워하니 내가 칼로 너희에게 임하게 하고
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Meča ste se bali, in meč pripeljem nad vas, govori Gospod Jehova.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Miekkaa te pelkäätte, mutta miekan minä annan tulla teidän päällenne, sanoo Herra, Herra.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Takutkah kamu kepada pedang? Akan Kudatangkan orang yang membawa pedang untuk menyerangmu
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Teméis la espada, y espada traeré sobre vosotros, dice el Señor Jehovah
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Temestes a espada, e a espada eu a trarei sobre vós, diz o Senhor Deus.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Vă temeţi de sabie, dar Eu voi aduce sabie peste voi, zice Domnul, Dumnezeu.`
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Vous avez peur de l`épée, Et je ferai venir sur vous l`épée, Dit le Seigneur, l`Éternel.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Την μαχαιραν εφοβηθητε και μαχαιραν θελω φερει εφ' υμας, λεγει Κυριος ο Θεος.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.Вы боитесь меча, и Я наведу на вас меч, говорит Господь Бог.
Kılıçtan korktunuz, ama ben üzerinize kılıç göndereceğim. Egemen RAB böyle diyor.От ножа се боехте; И нож ще докарам върху вас, казва Господ Иова.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod