Hep bilmediğimiz şeylerden korktuğumuz söylenir.يقال دائماً أننا نخاف مما لا نعرفه.
Hep bilmediğimiz şeylerden korktuğumuz söylenir.この特定の傾向に関しては、パキスタンもまったく同じです
Heyecanlandım ve korktum. 2si de aynı zamanda ve eşit seviyede.Ich bin gleichzeitig aufgeregt und verängstigt in gleichem Maße.
Heyecanlandım ve korktum. 2si de aynı zamanda ve eşit seviyede.Ik vind het spannend en verschrikkelijk, tegelijk, elk even zeer.
Heyecanlandım ve korktum. 2si de aynı zamanda ve eşit seviyede.Saya sama-sama senang dan takut pada saat yang juga bersamaan.
Heyecanlandım ve korktum. 2si de aynı zamanda ve eşit seviyede.Я восхищён и испуган одновременно и в равной степени.
Heyecanlandım ve korktum.Estoy entusiasmado y asustado.
Heyecanlandım ve korktum.Io sono emozionato e spaventato.
Heyecanlandım ve korktum.Jestem podekscytowany i przerażony.
Heyecanlandım ve korktum.Je suis enthousiaste et effrayé.
Heyecanlandım ve korktum.저는 흥분된 동시에 무서웠습니다.
Heyecanlandım ve korktum.Sunt entuziasmat şi sunt speriat.
Heyecanlandım ve korktum.Развълнуван съм и съм изплашен.
Heyecanlandım ve korktum.אני מתרגש ומפחד.
Heyecanlandım ve korktum.ربما الخوف .. وربما التشويق
Heyecanlandım ve korktum.感じています
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Amândoi spuneau cã se temeau de soacre.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Beide hatten Angst vor der Schwiegermutter.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Elles avaient peur de leur belle-mère.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Obydwaj twierdzili, że to ze strachu przed ich teściową.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Και οι δύο λέγανε οτι φοβόντουσαν την πεθερά τους.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırJe snadné pochopit proč byl biskup tímto místem zděšen.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırLa prima vedere e uşor de înţeles de ce episcopul a fost îngrozit de acest loc.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırNgay từ cái nhìn đầu tiên Rất dễ hiểu tại sao giám mục lại sợ hãi đến thế
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırΗ πρώτη ματιά δικαιολογεί τον τρόμο του Επισκόπου.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırС первого взгляда ясно, что так напугало епископа.
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırבמבט ראשון, קל לראות מדוע .הבישוף היה מזועזע מהמקום הזה
İlk bakışta rahibin bu yerden neden bu kadar korktuğunu anlamak kolaydırمن أول نظرة من السّهل رؤية لماذا الأسقف روّع بهذا المكان
İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekaydan korktukları için Yahudileri desteklediler.각 도 모든 관원과 대신과 방백과 왕의 사무를 보는 자들이 모르드개를 두려워하므로 다 유다인을 도우니
İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekaydan korktukları için Yahudileri desteklediler.וכל שרי המדינות והאחשדרפנים והפחות ועשי המלאכה אשר למלך מנשאים את היהודים כי נפל פחד מרדכי עליהם׃
İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekaydan korktukları için Yahudileri desteklediler.وكل رؤساء البلدان والمرازبة والولاة وعمال الملك ساعدوا اليهود لان رعب مردخاي سقط عليهم.
İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekaydan korktukları için Yahudileri desteklediler.各 省 的 首 領 總 督 省 長 和 辦 理 王 事 的 人 、 因 懼 怕 末 底 改 、 就 都 幫 助 猶 大 人
İl önderleri, satraplar, valiler ve kralın memurları, Mordekaydan korktukları için Yahudileri desteklediler.各 省 的 首領總督 省長 和 辦理王 事 的 人 、 因懼 怕 末 底 改 、 就 都 幫助猶 大人
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.A nemohl k tomu nic více odpovědíti Abnerovi, proto že se ho bál.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.A nemohol viacej odpovedať Abnerovi ani slova, pretože sa ho bál.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Da konnte er fürder ihm kein Wort mehr antworten, so fürchtete er sich vor ihm.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Då tordes han icke säga ett ord mer åt Abner, av fruktan för honom.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Eikä hän enää voinut vastata Abnerille sanaakaan, sillä hän pelkäsi häntä.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.E Isbosete não pôde responder a Abner mais uma palavra, porque o temia.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.És nem felelhete semmit erre Abnernek, mivelhogy igen fél vala tõle.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Ích - bô-sết không dám đáp một lời nào cùng Áp - ne , bởi_vì sợ người .
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Ích-bô-sết không dám đáp một lời nào cùng Áp-ne, bởi vì sợ người.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.I nie mógł nic więcej odpowiedzieć Abnerowi, przeto że się go bał.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.In ni mogel Abnerju odgovoriti besede, ker se ga je bal.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Isboseth durfde niets terug te zeggen, omdat hij bang was voor Abner.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Iş-Boşet n'a îndrăznit să mai răspundă o vorbă lui Abner, pentrucă se temea de el.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Isboset no pudo responder palabra a Abner, porque le tenía miedo
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Isch Boscheth n`osa pas répliquer un seul mot à Abner, parce qu`il le craignait.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Isyboset tidak dapat menjawab sepatah kata pun, karena ia takut kepada Abner
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.이스보셋이 아브넬을 두려워하여 감히 한 말도 대답지 못하니라
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Og af Frygt for Abner kunde Isjbosjet ikke svare et Ord.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Og han torde ikke svare Abner et ord mere, så redd var han for ham.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Quegli non fu capace di rispondere una parola ad Abner, perché aveva paura di lui
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.Και δεν ηδυνατο πλεον να αποκριθη λογον προς τον Αβενηρ, επειδη εφοβειτο αυτον.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.И Исвостей не можеше вече да отговори ни дума на Авенира, понеже се боеше от него.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.И не мог Иевосфей возразить Авениру, ибо боялся его.
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.ולא יכל עוד להשיב את אבנר דבר מיראתו אתו׃
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.ولم يقدر بعد ان يجاوب ابنير بكلمة لاجل خوفه منه
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.伊 施 波 設 懼 怕 押 尼 珥 、 不 敢 回 答 一 句
İş-Boşet Avnerden korktuğu için ona başka bir şey söyleyemedi.伊 施波 設懼 怕 押尼珥 、 不 敢 回答 一 句