Ana içeriğe geç
Sözlük

korktu ile cümle

korktu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.정말 무섭고 두려웠습니다.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Pamiętam tylko strach i przerażenie.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Ricordo di essermi sentito talmente spaventato e terrorizzato.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Sólo recuerdo estar muy asustado y aterrado.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Tôi đã rất hoảng sợ và kinh hãi.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Θυμάμαι να είμαι τόσο φοβισμένος και τρομοκρατημένος.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Помню, что я был в ужасе и напуган.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Спомянм си, че бях толкова изплашен и ужасен...
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.אני זוכר את תחושת האימה והפחד.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.أذكر أنني كنت خائفا جدا و مذعورا.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.床に横たわっていたジーンは
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa , vì chúa là người nghiêm_nhặt , hay lấy trong nơi không để , gặt trong chỗ không gieo .
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›bởi tôi sợ chúa, vì chúa là người nghiêm nhặt, hay lấy trong nơi không để, gặt trong chỗ không gieo.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Bom się ciebie bał, żeś jest człowiek srogi; bierzesz, czegoś nie położył, a żniesz, czegoś nie siał.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›căci m'am temut de tine, fiindcă eşti un om aspru; iei ce n'ai pus, şi seceri ce n'ai sămănat.``
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Kajti bal sem se te, ker si oster človek: jemlješ, česar nisi položil, in žanješ, česar nisi posejal.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›이는 당신이 엄한 사람인 것을 내가 무서워함이라 당신은 두지 않은 것을 취하고 심지 않은 것을 거두나이다
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Lebo som sa ťa bál, pretože si prísny človek: berieš, čoho si nepoložil, a žneš, čoho si nesial.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Nebo jsem se bál tebe, ješto jsi člověk přísný; béřeš, čeho jsi nepoložil, a žneš, čeho jsi nerozsíval.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›pois tinha medo de ti, porque és homem severo; tomas o que não puseste, e ceifas o que não semeaste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›Porque tuve miedo de ti, que eres hombre severo, que tomas lo que no pusiste y cosechas lo que no sembraste.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›боявсь бо тебе, що ти чоловік жорстокий: береш, чого не клав єси, і жнеш, чого не сіяв.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›защото се боях от тебе, понеже си строг човек; задигаш това, което не си положил, и жънеш, което не си посял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›ибо я боялся тебя, потому что ты человек жестокий:берешь, чего не клал, и жнешь, чего несеял.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›מפני יראתי אתך כי אתה איש קשה לקח את אשר לא הנחת וקצר את אשר לא זרעת׃
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›لاني كنت اخاف منك اذ انت انسان صارم تأخذ ما لم تضع وتحصد ما لم تزرع.
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原 是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴 厲 的 人 . 沒 有 放 下 的 還 要 去 拿 、 沒 有 種 下 的 還 要 去 收
Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.›我 原是 怕 你 、 因 為 你 是 嚴厲 的 人 . 沒有 放下 的 還要 去拿 、 沒 有 種下 的 還要 去 收
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.A druhým důvodem je, že lidé se jednoduše HIV nebojí tolik jako se báli AIDS, a dá se to chápat.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.다른 하나는 그저 단순히 사람들이 AIDS를 무서워 하는 것처럼 HIV를 무서워하지 않는다는 것에 있습니다. 충분한 이유와 함께요.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Drugi powód to fakt, że ludzie zwyczajnie nie boją się HIV tak jak bali się AIDS i mają rację.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.E l'altro aspetto è che alle persone l'HIV giustamente non fa più così paura come inizialmente faceva l'AIDS.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Och den andra är att människor helt enkelt inte är lika rädda för HIV som de var för AIDS och det med rätta.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Và nguyên nhân khác là mọi người đơn giản là không sợ HIV khi họ bị AIDS, và chắc chắn vậy.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Y la otra razón es que la gente simplemente no está asustada del VIH como lo estuvieron del SIDA, y con razón.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Και ο άλλος είναι ότι οι άνθρωποι απλώς δεν φοβούνται τόσο τον HIV όσο φοβούνταν το AIDS, και δικαίως.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.Вторая причина - что люди просто не так боятся ВИЧ, как боялись СПИДа, и они правы.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.И другата причина е, че хората просто не се страхуват от ХИВ така, както се страхуваха от СПИН, и с право.
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.והעומס הנגיפי שלו די נמוך אז אני יחסית מוגן." והסיבה השניה היא שאנשים פשוט לא מפחדים מ-HIV
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.エイズを怖がっていたほどHIVを 怖がっていないということです これは当然です エイズは醜くなって死ぬ病気でしたが
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale kdybyste pak i trpěli pro spravedlnost, blahoslavení jste. Strachu pak jejich nebojte se, ani se kormuťte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ale keby ste aj trpeli pre spravedlivosť, blahoslavení ste. A ich bázne sa nebojte ani sa neznepokojujte,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Ali ko bi tudi trpeli za pravičnost, blagor vam. Ne bojte pa se jih in se ne plašite,
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››Chiar dacă aveţi de suferit pentru neprihănire, ferice de voi! N-aveţi nici o teamă de ei, şi nu vă tulburaţi!
Doğruluk uğruna acı çekseniz bile, ne mutlu size! İnsanların ‹‹korktuğundan korkmayın, ürkmeyin.››E se anche doveste soffrire per la giustizia, beati voi! Non vi sgomentate per paura di loro, né vi turbate
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod