Ana içeriğe geç
Sözlük

korktu ile cümle

korktu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Da fürchtete sich Saul noch mehr vor David und ward sein Feind sein Leben lang.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.frygtede han David endnu mere, og Saul blev for stedse David fjendsk.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Ještě tím více Saul obával se Davida. I byl Saul nepřítelem Davidovým po všecky dny.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.사울이 다윗을 더욱 더욱 두려워하여 평생에 다윗의 대적이 되니라
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Maka makin takutlah ia kepada Daud dan ia membencinya seumur hidupnya
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Nhưng Sau-lơ càng sợ Ða-vít hơn nữa, và trọn đời mình làm kẻ thù nghịch người.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Nhưng_Sau - lơ càng sợ Ða - vít hơn_nữa , và trọn đời mình làm kẻ thù_nghịch người .
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Niin Saul pelkäsi vielä enemmän Daavidia, ja Saulista tuli koko elinajakseen Daavidin vihamies.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saül craignit de plus en plus David, et il fut toute sa vie son ennemi.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saul ebbe ancor più paura nei riguardi di Davide; Saul fu nemico di Davide per tutti i suoi giorni
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saul s'a temut din ce în ce mai mult de David, şi toată viaţa i -a fost vrăjmaş.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Saúl temió aun más a David. Y Saúl fue hostil a David todos los días
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.temeu muito mais a Davi; e Saul se tornava cada vez mais seu inimigo.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Tem więcej Saul obawiał się Dawida, i stał się Saul nieprzyjacielem Dawidowi po wszystkie dni.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.werd hij nog banger voor hem. Deze angst groeide uit tot een levenslange vijandschap.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Και ετι μαλλον εφοβειτο ο Σαουλ απο προσωπου του Δαβιδ και εγεινεν ο Σαουλ παντοτεινος εχθρος του Δαβιδ.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.И стал Саул еще больше бояться Давида и сделался врагом его на всю жизнь.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.И тъй, Саул още повече се страхуваше от Давида; и Саул стана Давидов враг за винаги.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.ויאסף שאול לרא מפני דוד עוד ויהי שאול איב את דוד כל הימים׃
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.وعاد شاول يخاف داود بعد وصار شاول عدوا لداود كل الايام
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.就 更 怕 大 衛 、 常 作 大 衛 的 仇 敵
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.就 更 怕 大衛 、 常作 大衛 的 仇敵
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Da blev kong Belsasar storlig forferdet og skiftet farve, og hans stormenn blev aldeles forvirret.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Da blev Kong Belsazzar højlig forfærdet, og han skiftede Farve: også hans Stormænd stod rædselslagne.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Darüber erschrak der König Belsazer noch härter und verlor ganz seine Farbe; und seinen Gewaltigen ward bange.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.De angst van de koning nam toe. Zijn gezicht was doodsbleek en ook zijn bestuurders waren ontzet.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Entonces el rey Belsasar se turbó muchísimo y se puso pálido. Sus nobles estaban desconcertados
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Il re Baldassàr rimase molto turbato e cambiò colore; anche i suoi grandi restarono sconcertati
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.그러므로 벨사살 왕이 크게 번민하여 그 낯빛이 변하였고 귀인들도 다 놀라니라
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Nisto ficou o rei Belsazar muito perturbado, e se lhe mudou o semblante; e os seus grandes estavam perplexos.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Raja Belsyazar menjadi lebih cemas dan pucat lagi; juga para pembesarnya sangat kebingungan
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Skąd król Balsazar był bardzo zatrwożony, a jasność jego zmieniła się na nim, i książęta jego potrwożyli się.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Sur quoi le roi Belschatsar, fut très effrayé, il changea de couleur, et ses grands furent consternés.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vtedy sa veľmi desil kráľ Balsazár, a jeho jasnosť sa zmenila na ňom, a jeho veľmoži boli bezradní.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vua Bên - xát-sa lấy_làm bối_rối lắm ; sắc mặt người đổi đi ; các quan đại_thần đều bỡ_ngỡ .
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vua Bên-xát-sa lấy làm bối rối lắm; sắc mặt người đổi đi; các quan đại thần đều bỡ ngỡ.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Тогава цар Валтасар се смути много, изгледът на лицето му се измени, и големците му се смаяха.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Царь Валтасар чрезвычайно встревожился, и вид лица его изменился на нем, и вельможи его смутились.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.אדין מלכא בלשאצר שגיא מתבהל וזיוהי שנין עלוהי ורברבנוהי משתבשין׃
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.ففزع الملك بيلشاصر جدا وتغيّرت فيه هيئته واضطرب عظماؤه.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.伯 沙 撒 王 就 甚 驚 惶 、 臉 色 改 變 、 他 的 大 臣 也 都 驚 奇
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.伯沙撒王 就 甚 驚惶 、 臉色 改變 、 他 的 大臣 也 都 驚奇
CA: Sizden çalmalarından korktuğundan değil, öyle değil mi?크리스 앤더슨 : 왜냐하면 적어도 그것들이 베껴질 수 있기 때문이겠죠?
CA: Sizden çalmalarından korktuğundan değil, öyle değil mi?כ"א: וגם בגלל שיעתיקו ממך, נכון?
CA: Sizden çalmalarından korktuğundan değil, öyle değil mi?ك أ: على الأقل لأنها يمكن أن تسرق منكم، صحيح؟
CA: Sizden çalmalarından korktuğundan değil, öyle değil mi?特許を取ってないから 私からするとすごく興味深いことです
[CEHENNEM] Ancak bunu inanılmaz bir acı ve işkenceye maruz kalmaktan korktuğun için değilНо не трябва да правиш това, защото се страхуваш от мъчението и болката.
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.제 생각에는 꼬리표가 꼽혀서 그런것 보다는 보트가 옆으로 다가와서 깜짝 놀라서 그랬던것 같았습니다.
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.יותר, אני חושב, שהוא נבהל בגלל הקירבה של הסירה אליו, מאשר התיוג עצמו.
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.وأعتقد انهُ جفل بسبب اقتراب القارب منه وليس بسبب وضع العلامة
Çok büyük ihtimalle, kendisine yaklaşan bottan korktuğu için. kendisine yaklaşan bottan korktuğu için.ボートが近づいたことに驚いたようだったのです 問題はありませんでした ただ私たちが濡れたというだけです
Cok korktugum bir tavuk oyunuydu kimsenin ölmesini istemedimEs war wie "Feigling" spielen, ich hatte wirklich Angst, ich wollte, daß niemand stirbt
Cok korktugum bir tavuk oyunuydu kimsenin ölmesini istemedimIl gioco era pericoloso ed ero terrorizzato, non volevo veder morire nessuno
Cok korktugum bir tavuk oyunuydu kimsenin ölmesini istemedimΉταν σαν το παιχνίδι του Σκύλου με την Γάτα. Και ήμουν στα αλήθεια φοβισμένος. Δεν ήθελα να πεθάνει κανείς.
Cok korktugum bir tavuk oyunuydu kimsenin ölmesini istemedimكان لعبة من الدجاج كان خائفا حقاً لم أكن أريد أي شخص أن يموت
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Ich erinnere mich noch genau, wie angsterfüllt und erschreckt ich war.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Ik herinner me dat ik zo vreselijk bang was.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Îmi amintesc că eram speriat și îngrozit.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Isto é o que acontece quando tentamos fazer de Deus, magoamos pessoas.
Çok korktuğumu, dehşete kapıldığımı hatırlıyorum.Je me souviens avoir été effrayé et terrifié.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod