Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Anh đã không làm gì vì anh sợ thất bại. Hay sợ bị từ chối vì thế anh đã không ngỏ lời.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Ik heb het niet gedaan, omdat ik bang was om te falen. Of bang om geweigerd te worden dus heb ik niet bekend.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Jag gjorde det inte alls för att jag var rädd å misslyckas. Eller var rädd å bli nekad så jag bekännde inte.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.실패할까봐 아예 안하고 거절당할까봐 겁나서 고백 못하고.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Nie robiłem tego, ponieważ bałem się porażki. Lub bycia odrzuconym, więc się nie zwierzyłem.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Я этого не делал, потому что боялся неудачи. Или боялся быть отвергнутым и поэтому не признавался.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.أنا لم أفعل كل ذلك لأنني كنت خائفا من الفشل أو خوفا من الرفض لذا لم أعترف بحبي
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.拒絶されるんじゃないかって 告白もできなくて... ずっとそうやって来たけど
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Ale nikto nehovoril o ňom verejne, zo strachu pred Židmi.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Dock talade ingen öppet om honom, av fruktan för judarna.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Dog talte ingen frit om ham af Frygt for Jøderne.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Dog talte ingen fritt ut om ham, av frykt for jødene.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Ei kuitenkaan kukaan puhunut hänestä julkisesti, koska he pelkäsivät juutalaisia.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.그러나 유대인들을 두려워하므로 드러나게 그를 말하는 자가 없더라
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Mindamellett senki sem beszélt vala nyiltan õ felõle a zsidóktól való félelem miatt.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Nessuno però ne parlava in pubblico, per paura dei Giudei
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Niemand aber redete frei von ihm um der Furcht willen vor den Juden.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Niemand sprak openlijk over Hem. Zij waren allemaal bang dat de Joodse leiders het zouden horen.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Personne, toutefois, ne parlait librement de lui, par crainte des Juifs.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Sin embargo, nadie hablaba abiertamente de él, por miedo de los judíos
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Song chẳng ai dám nói về Ngài tỏ tường, vì sợ dân Giu-đa.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Song chẳng ai dám nói về Ngài tỏ_tường , vì sợ dân Giu-đa .
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Todavia ninguém falava dele abertamente, por medo dos judeus.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Totuş, de frica Iudeilor, nimeni nu vorbea de El pe faţă.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Vendar pa nihče ni očitno govoril o njem zavoljo strahu pred Judi.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Wszakże o nim żaden jawnie nie mówił, dla bojaźni żydowskiej.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Žádný však o něm nemluvil zjevně pro bázeň Židů.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Ουδεις ομως ελαλει παρρησια περι αυτου δια τον φοβον των Ιουδαιων.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Впрочем никто не говорил о Нем явно, боясь Иудеев.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Като рече това, плюна на земята, направи кал с плюнката и намаза с калта очите му;
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.Та ніхто явно не говорив про Него задля страху перед Жидами.
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.אך אין איש מדבר עליו בגלוי מפני יראת היהודים׃
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.ولكن لم يكن احد يتكلم عنه جهارا لسبب الخوف من اليهود
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.只 是 沒 有 人 明 明 的 講 論 他 、 因 為 怕 猶 太 人
Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse Ondan açıkça söz etmiyordu.只是 沒 有 人 明明 的 講論 他 、 因為 怕 猶太人
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.A mužovia sa báli Hospodina veľkou bázňou a obetovali Hospodinovi bitnú obeť a sľubovali sľuby.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Bali się tedy mężowie strachem wielkim Pana, i ofiarowali ofiarę Panu, i śluby czynili.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Ja miehet pelkäsivät suuresti Herraa, uhrasivat Herralle teurasuhrin ja tekivät lupauksia.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.그 사람들이 여호와를 크게 두려워하여 여호와께 제물을 드리고 서원을 하였더라
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Och männen betogos av stor fruktan för HERREN, och de offrade slaktoffer åt HERREN och gjorde löften.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Og Mændene grebes af stor Rædsel for HERREN, bragte ham et Slagtoffer og aflagde Løfter.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Og mennene blev grepet av stor frykt for Herren, og de ofret takkoffer til Herren og gjorde løfter.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Pe oamenii aceia i -a apucat o mare frică de Domnul, şi au adus Domnului o jertfă, şi I-au făcut juruinţe.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Pročež báli se muži ti bázní velikou Hospodina, a obětovali obět Hospodinu, a sliby činili.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Quegli uomini ebbero un grande timore del Signore, offrirono sacrifici al Signore e fecero voti
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Temeram, pois, os homens ao Senhor com grande temor; e ofereceram sacrifícios ao Senhor, e fizeram votos.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Und die Leute fürchteten den HERR sehr und taten dem HERRN Opfer und Gelübde.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Vì vậy mà những người ấy rất kính sợ Ðức Giê-hô-va. Họ dâng của lễ cho Ðức Giê-hô-va, và hứa nguyện cùng Ngài.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Y aquellos hombres temieron grandemente a Jehovah; le ofrecieron un sacrificio e hicieron votos
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Τοτε οι ανθρωποι εφοβηθησαν τον Κυριον φοβον μεγαν και προσεφεραν θυσιαν εις τον Κυριον και εκαμον ευχας.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.И устрашились эти люди Господа великим страхом, и принесли Господу жертву, и дали обеты.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.Тогава човеците се убояха твърде много от Господа; и принесоха жертва Господу, и направиха обреци.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.וייראו האנשים יראה גדולה את יהוה ויזבחו זבח ליהוה וידרו נדרים׃
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.فخاف الرجال من الرب خوفا عظيما وذبحوا ذبيحة للرب ونذروا نذورا.
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.那 些 人 便 大 大 敬 畏 耶 和 華 、 向 耶 和 華 獻 祭 、 並 且 許 願
Bu olaydan ötürü denizciler RABden öyle korktular ki, Ona kurbanlar sundular, adaklar adadılar.那些 人 便 大大 敬畏 耶和華 、 向 耶和華 獻祭 、 並且 許願
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Akkor Saul még inkább félni kezde Dávidtól. És Saul ellensége lõn Dávidnak teljes életében.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.A Saul sa i ďalej, a to ešte väčšmi bál Dávida. A Saul bol nepriateľom Dávidovi po všetky dni.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Da blev Saul ennu mere redd David, og Saul var Davids fiende all sin tid.
Bu yüzden Davuttan daha çok korktu ve yaşamı boyunca ona düşmanlık besledi.Då fruktade Saul ännu mer för David, och så blev Saul Davids fiende för hela livet.