Bir adam kızının gece çok korktuğunu ve onun için bir şarkı yazıp yazamayacağımı merak ettiğini söyledi.曲を書いてもらえないかと頼まれました 彼女が自分で歌って
Bir atasözü der ki: "Bilmediğin şeyden korkarsın, ve korktuğun şeyden nefret edersin."Nos, van egy olyan mondás, hogy "félünk attól, amit nem ismerünk, és gyűlöljük, amitől félünk".
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Ďalšia vec je, že jeden môj dobrý kamarát mi po ceste sem napísal, vediac, že som bola vystrašená.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Een goeie vriend van me stuurde me een sms, omdat hij wist dat ik bang was.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Ein sehr guter Freund schickte mir unterwegs eine SMS, weil er wusste, das ich Angst hatte.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.És az egyetlen dolog, hogy egy igazán jó barátom, küldött egy sms-t útközben, mivel tudta, hogy rémült vagyok.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.E um grande amigo meu enviou-me uma mensagem, sabendo que eu estava assustada.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.제 정말 좋은 친구 중 한 명이 제가 떨린다는 사실을 알고 저에게 문자를 보내줬어요.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Mój bardzo dobry przyjaciel napisał mi SMSa wiedząc, że jestem przestraszona.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Och grejen är, en av mina bästa vänner han smsade mig under resan, eftersom han visste att jag var rädd.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Un mio carissimo amico, che sapeva che ero spaventata, durante il viaggio mi ha mandato un messaggio.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.Y la única cosa es que, un buen amigo mío, me envió un mensaje en el camino, sabiendo que yo estaba asustada.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.И один мой очень хороший друг прислал мне сообщение в дороге, зная, что я боялась.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.І один мій близький друг написав мені повідомлення, знаючи, що я боюся.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.בדרכי לכאן חבר טוב שלי שלח לי אס.אם.אס. כדי להרגיע אותי.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.و شئ آخر، أن صديق جيد لي ، أرسل لي رسالة نصية و أنا في طريقي إلى هنا، لمعرفته بخوفي.
Bir başka şey de, çok yakın bir arkadaşım ben yoldayken mesaj attı, korktuğumu biliyordu.ここに来る途中 メールをくれました こう見えても ビクビクしていたのです
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Bagian dari mekanisme melawan atau melarikan diri, yaitu saat seekor hewan takut -- bayangkanlah seekor rusa.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Det är en del av strid eller flykt-mekanismen, som gör att när ett djur är skrämt -- tänk på en hjort.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Det er en del af kamp/flugt-mekanismen at når et dyr er bange -- tænk på en hjort.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Elle fait partie du mécanisme du combat et de la fuite, qui quand un animal a peur -- pensez à un daim.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Es parte del mecanismo de lucha y vuelo que cuando un animal está asustado... piensen en un ciervo.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Fa parte di un meccanismo di lotta e fuga, per cui quando un animale è spaventato -- pensate a un cervo.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Faz parte do mecanismo de luta e de fuga de um animal, quando está assustado.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Het is een onderdeel van het vecht- en vluchtmechanisme, dat als een dier bang is - denk aan een hert.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Je to ta část mechanismu boje a útěku, která, když je zvíře vyplašené - představte si jelena.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Nó là một phần của cơ chế phản ứng và chiến đấu tự vệ, khi môt động vật bị đe dọa -- hãy nghĩ tới một con nai
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Része a küzdj vagy menekülj mechanizmusnak, amikor egy állat megijed -- gondoljanak egy szarvasra.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Sie ist Teil der Kampf- und Fluchtreaktion, die, sobald ein Tier Angst bekommt -- denken Sie an ein Reh.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Είναι μέρος του μηχανισμού επιβίωσης: μάχη ή φυγή όπου όταν το ζώο φοβάται -- σκεφτείτε το ελάφι.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan -bir geyigi dusunun- savas ve kacma mekanizmasinin parcasidir.Част е от механизмът за борба и за летене, както ако едно животно е изплашено -- помислете за един елен.
Bir hayvan korktugunda ortaya cikanJest częścią mechanizmu walki i ucieczki, kiedy zwierzę boi się...
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan이것은 일종의 스트레스반응 메커니즘인데,
Bir hayvan korktugunda ortaya cikanЭто часть реакции "борьба-бегство".
Bir hayvan korktugunda ortaya cikanזהו חלק ממנגנון ההלחם-או-ברח,
Bir hayvan korktugunda ortaya cikanفهو محرك في منظومة الصراع .. والتطور
Bir hayvan korktugunda ortaya cikan争ったり逃げたりします
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?Akkor sikoltunk, ha valami hirtelen ránk hozza a frászt.
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?Chỉ vì ngạc nhiên nên mới đột ngột thốt ra thôi mà gọi là thất kinh?
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?Č un qualcosa che gridi quando vieni preso di sorpresa o hai paura.
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?Jika sesuatu menakutkan atau menakutimu kau berteriak, ya kan?
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?On crie quand on est surpris.
Bir şeyden korktuğun ya da paniklediğin zaman değil mi?عندما يكون هناك شي يخيفك أو يرعبك , تصرخ , أليس كذلك ؟
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdüm여기 안에 계신 분들을 칠까봐 걱정돼서, 그래서 이게 좀 더 순하지 않을까 생각했습니다.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümVoiam să aduc un aeroplan, dar îmi era teamă să nu lovesc spectatorii, aşa că m-am gândit la ceva mai delicat.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümЩях да докарам самолет, но се притеснявах да не блъсна хората тук, така че реших да е малко по-фино.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümאבל דאגתי לגבי פגיעה באנשים פה, אז חשבתי שזה יהיה קצת יותר עדין.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümولكن قلقت من أن أصطدم بالناس هنا ، لذلك فكرت في أن هذه ستكون أكثر ذوقا.
Bir uçak getirecektim fakat burada insanları vurmaktan korktum bende bunun daha kibarca olacağını düşübdümこの機体のほうが無難と考えました 以上発明の幾つかをご紹介しました
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.C'est pourquoi nous avons peur de la grippe, n'est-ce pas ?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Dat is de reden waarom de griep ons zo beangstigt, nietwaar?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.De asta suntem așa de speriați de gripă, nu-i așa?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Deshalb fürchten wir uns so vor der Grippe, nicht wahr?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Det är därför vi är så rädda för influensan, va?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Đó là lý do tại sao giờ chúng ta rất sợ cúm phải vậy không?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Ecco perché siamo così spaventati dall'influenza, eh?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.É por isso que temos tanto medo da gripe, não é?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Eso es por lo que nos asustamos tanto de la gripe, ¿no?
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.Ez itt az influenza.
Bu neden gripten bu kadar korktuğumuzun açıklaması.유행성독감이 그렇게 무서운 이유가 따로 있는게 아니였네요.