‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Celui qui souffre a droit à la compassion de son ami, Même quand il abandonnerait la crainte du Tout Puissant.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Den, der nægter sin Næste Godhed, han bryder med den Almægtiges Frygt.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Den förtvivlade borde ju röna barmhärtighet av sin vän, men se, man övergiver den Allsmäktiges fruktan,
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Den ulykkelige burde møte kjærlighet hos sin venn, selv om han opgir frykten for den Allmektige.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Hynúcemu prisluší milosrdenstvo od jeho priateľa, keby hneď i bázeň Všemohúceho bol opustil.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Kẻ gần xui té , đáng được bạn_bầu thương_xót đến , E kẻo người bỏ sự kính sợ Ðấng_Toàn năng .
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Kẻ gần xui té, đáng được bạn bầu thương xót đến, E kẻo người bỏ sự kính sợ Ðấng Toàn năng.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.피곤한 자 곧 전능자 경외하는 일을 폐한 자를 그 벗이 불쌍히 여길 것이어늘
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Men moet medelijden hebben met een vriend die lijdt, zelfs als hij het ontzag voor de Almachtige verliest.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Prijatelj mora kazati usmiljenje obupujočemu, sicer se odreče strahu Vsegamogočnega.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Proti tomu, jehož lítostivost k bližnímu mizí, a kterýž bázeň Všemohoucího opustil?
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Przeciwko temu, którego litość słabieje ku bliźniemu swemu, i który bojaźó Wszechmogącego opuścił?
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Tuleehan ystävän olla laupias nääntyvälle, vaikka tämä olisikin hyljännyt Kaikkivaltiaan pelon.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Un desesperado debe contar con la lealtad de su amigo, aunque abandone el temor del Todopoderoso
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Wer Barmherzigkeit seinem Nächsten verweigert, der verläßt des Allmächtigen Furcht.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.Εις τον τεθλιμμενον ελεος πρεπει παρα του φιλου αυτου αλλ' αυτος εγκατελιπε τον φοβον του Παντοδυναμου.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.К страждущему должно быть сожаление от друга его, если только он не оставил страха к Вседержителю.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.На оскърбения трябва да се покаже съжаление от приятеля му, Даже ако той е оставил страха от Всемогъщия.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.למס מרעהו חסד ויראת שדי יעזוב׃
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.حق المحزون معروف من صاحبه وان ترك خشية القدير.
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.那 將 要 灰 心 、 離 棄 全 能 者 、 不 敬 畏 神 的 人 、 他 的 朋 友 、 當 以 慈 愛 待 他
‹‹Kederli insana dost sevgisi gerekir, Her Şeye Gücü Yetenden korkmaktan vaz geçse bile.那 將要 灰心 、 離棄 全 能者 、 不 敬 畏神 的 人 、 他 的 朋友 、 當以 慈愛 待 他
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?Ha megharsan a kürt a városban, nem riad-é meg a nép? Vajjon lehet-é baj a városban, a mit nem az Úr szerezne?
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?성읍에서 나팔을 불게 되고야 백성이 어찌 두려워하지 아니하겠으며 여호와의 시키심이 아니고야 재앙이 어찌 성읍에 임하겠느냐
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?Mon der stødes i Horn i en By, uden Folk farer sammen? Mon Ulykke sker i en By, uden HERREN står bag?
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?אם יתקע שופר בעיר ועם לא יחרדו אם תהיה רעה בעיר ויהוה לא עשה׃
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?ام يضرب بالبوق في مدينة والشعب لا يرتعد. هل تحدث بلية في مدينة والرب لم يصنعها.
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?城 中 若 吹 角 、 百 姓 豈 不 驚 恐 呢 。 災 禍 若 臨 到 一 城 、 豈 非 耶 和 華 所 降 的 麼
Kentte boru çalınır da halk korkmaz mı? RABbin onayı olmadan bir kentin başına felaket gelir mi?城中 若 吹角 、 百姓 豈不驚恐呢 。 災禍 若 臨到 一 城 、 豈非 耶和華 所 降 的 麼
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Bojte sa meča, lebo pomsta za neprávosti je meč. Aby ste vedeli, že bude súd!
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››bojte se meča! kajti meč bo maščeval krivice, da bi vedeli, da je sodba.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Bojte se meče, nebo pomsta za nepravosti jest meč, a vězte, žeť bude soud.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Craignez pour vous le glaive: Les châtiments par le glaive sont terribles! Et sachez qu`il y a un jugement.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Féljetek a fegyvertõl, mert a fegyver a bûnök miatt való büntetés, hogy megtudjátok, hogy van ítélet!
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Ik waarschuw jullie dat jullie gevaar lopen te worden gestraft voor wat jullie nu doen!"
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Khá sợ mũi gươm , Vì gươm là một khí_giới hung_tàn phạt tôi gian_ác , Ðể các bạn biết rằng có sự phán_xét .
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Khá sợ mũi gươm, Vì gươm là một khí giới hung tàn phạt tôi gian ác, Ðể các bạn biết rằng có sự phán xét.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››너희는 칼을 두려워할지니라 분노는 칼의 형벌을 부르나니 너희가 심판이 있는 줄을 알게 되리라
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››niin peljätkää miekkaa, sillä viha on kohtaava miekanalaisia pahoja töitä, tietääksenne, että tuomari on."
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››så tag jer i Vare for Sværdet; thi Vrede rammer de lovløse, at I skal kende, der kommer en Dom!
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››temei vós a espada; porque o furor traz os castigos da espada, para saberdes que há um juízo.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››temete per voi la spada, poiché punitrice d'iniquità è la spada, affinché sappiate che c'è un giudice
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Temeţi-vă de sabie: căci pedepsele date cu sabia sînt grozave! Şi să ştiţi că este o judecată.``
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Ulęknijcie się sami miecza, bo pomsta nieprawości jest miecz; a wiedzcie, że będzie sąd.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Φοβηθητε την ρομφαιαν διοτι η ρομφαια ειναι ο εκδικητης των ανομιων, δια να γνωρισητε οτι υπαρχει κρισις.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Тогава бойте се от меча; Защото гневни са наказанията, нанесени от меча, За да познаете, че има съд.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››Убойтесь меча, ибо меч есть отмститель неправды, и знайте, чтоесть суд.
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››גורו לכם מפני חרב כי חמה עונות חרב למען תדעון שדין׃
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››خافوا على انفسكم من السيف لان الغيظ من آثام السيف. لكي تعلموا ما هو القضاء
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››你 們 就 當 懼 怕 刀 劍 . 因 為 忿 怒 惹 動 刀 劍 的 刑 罰 、 使 你 們 知 道 有 報 應 。 〔 原 文 作 審 判
Kılıçtan korkmalısınız, Çünkü kılıç cezası öfkeli olur, O zaman adaletin var olduğunu göreceksiniz.››你 們就當懼 怕 刀劍 . 因為 忿怒 惹動刀劍 的 刑罰 、 使 你 們 知道 有 報應 。 〔 原文 作 審判
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.제 아버지는 40년동안 화공학자로 일하셨는데 저는 누가 제 아버지한테 화공학자로 일하는 것이 두렵지 않냐고 묻는 것을 들은 적이 한번도 없었어요.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.Ayah tidak pernah ditanya, apa dia takut menjadi insinyur kimia
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.Och ingen gång under hans 40 år som kemitekniker- -frågade någon honom om han var rädd för sitt yrke.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.ולא זכור לי שאי-פעם ב-40 שנות עבודתו מישהו שאל אותו אם הוא חושש להיות מהנדס כימיה.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.ولا أذكر خلال عمله ل 40 عاماً كمهندس كيميائي أن سأله أي شخص إن كان خائفاً من كونه مهندساً كيميائياً، تعلمون؟
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.仕事が不安か と訊いた人はいません "最近 化学技術スランプは大丈夫?"
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuAsí que siempre es más aterrador cuanto más cerca estás a Corea del Norte.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuDeci mereu era -- cu cât erai mai aproape de Coreea de Nord, cu atât era mai înfricoșător.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuDus het was: hoe dichter bij Noord-Korea hoe beangstigender.