İçinde korkmanın ötesinde olan bir yer var.Но внутри тебя есть то, что за пределами испуга.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Angst voor mensen is een valstrik, maar wie op God vertrouwt, is onaantastbaar.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Az emberektõl való félelem tõrt vet; de a ki bízik az Úrban, kiemeltetik.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.El temor al hombre pone trampas, pero el que confía en Jehovah estará a salvo
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Frica de oameni este o cursă, dar cel ce se încrede în Domnul n'are dece să se teamă. -
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Frygt for Mennesker leder i Snare, men den, der stoler på HERREN, er bjærget.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Ihmispelko panee paulan, mutta Herraan luottavainen on turvattu.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Il temere gli uomini pone in una trappola; ma chi confida nel Signore è al sicuro
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Kdor se človeka boji, si stavi zanko; kdor pa upa v GOSPODA, bode obvarovan.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.사람을 두려워하면 올무에 걸리게 되거니와 여호와를 의지하는 자는 안전하리라
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.La crainte des hommes tend un piège, Mais celui qui se confie en l`Éternel est protégé.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Människofruktan har med sig snaror, men den som förtröstar på HERREN, han varder beskyddad.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Menneskefrykt fører i snare, men den som setter sin lit til Herren, han blir berget.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.O receio do homem lhe arma laços; mas o que confia no Senhor está seguro.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Strach człowieczy stawia sobie sidło; ale kto ma nadzieję w Panu, wywyższony będzie.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Strach pred ľuďmi kladie osídlo; ale ten, kto sa nadeje na Hospodina, bude povýšený.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Strašlivý člověk klade sobě osídlo, ale kdo doufá v Hospodina, bývá povýšen.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Sự sợ loài người gài bẫy; Nhưng ai nhờ cậy Ðức Giê-hô-va được yên ổn vô sự.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Sự sợ loài_người gài bẫy ; Nhưng ai nhờ_cậy Ðức_Giê - hô-va được yên_ổn vô_sự .
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Takut akan pendapat orang, mengakibatkan kesusahan. Percayalah kepada TUHAN, maka engkau akan aman
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Vor Menschen sich scheuen bringt zu Fall; wer sich aber auf den HERRN verläßt, wird beschützt.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Ο φοβος του ανθρωπου στηνει παγιδα ο δε πεποιθως επι Κυριον θελει εισθαι εν ασφαλεια.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Боязнь пред людьми ставит сеть; а надеющийся на Господа будет безопасен.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.Страхът от човека туря примка, А който уповава на Господа ще бъде поставен на високо.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.חרדת אדם יתן מוקש ובוטח ביהוה ישגב׃
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.خشية الانسان تضع شركا والمتكل على الرب يرفع.
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.懼 怕 人 的 、 陷 入 網 羅 . 惟 有 倚 靠 耶 和 華 的 、 必 得 安 穩
İnsandan korkmak tuzaktır, Ama RABbe güvenen güvenlikte olur.懼 怕 人 的 、 陷入 網羅 . 惟有 倚靠 耶和華 的 、 必得 安穩
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzEi pidä pelätä pimeyttä itsessään. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzMan kan inte vara rädd för mörkret inom en själv. Vi ses nästa gång Text:
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzMan må ikke være bange for mørket i en selv. Vi ses næste gang. Tekster:
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzNessuno deve temere l'oscurità che ha dentro di sé. Arrivederci al prossimo episodio
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzNie można bać się ciemności, którą nosi się w sobie. CIĄG DALSZY NASTĄPI
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzUma pessoa não pode ter medo da escuridão dentro de si. Até à próxima.
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzUno no debe temer a su propia oscuridad. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzΔεν πρέπει να φοβόμαστε το σκοτάδι μέσα μας. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
İnsan, kendi içindeki karanlıktan korkmamalı. gelecek bölümde görüşürüzНельзя бояться темноты внутри себя. ДО ВСТРЕЧИ
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Dobbiamo educare a non aver paura delle opportunità che sembrano spaventose.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Kita perlu untuk mendukung orang agar tidak takut terhadap kesempatan yang menakutkan bagi mereka.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.주어진 기회들을 겁먹지 말라고 사람들에게 교육을 시킬 필요가 있습니다.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Nous devons encourager les gens à ne pas avoir peur des opportunités qui peuvent leur faire peur.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Potřebujeme povzbudit lidi, aby se nebáli možností, které je mohou děsit.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Precisamos de encorajar as pessoas a não ter medo de oportunidades que as possam assustar.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Rá kell bírnunk őket, hogy ne féljenek a néha rémisztő lehetőségektől.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Tenemos que animar a la gente a que no tenga miedo de las oportunidades que pueden asustarlos.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Treba ich povzbudiť, aby sa nebáli príležitostí, ktoré ich môžu vystrašiť.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Trebuie să încurajăm oamenii să nu le fie teama de oportunităţile care i-ar speria în mod normal.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Vi skal opmuntre mennesker til ikke at være bange for muligheder, der måske gør dem bange.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.We moeten mensen aanmoedigen om niet bang te zijn van de kansen die hen angst aanjagen.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Wir müssen Leute ermutigen, keine Angst zu haben vor Möglichkeiten, die sie vielleicht verängstigen.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Πρέπει να ενθαρρύνουμε τον κόσμο να μη φοβάται τις ευκαιρίες που μπορεί να το φοβίζουν.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Нам нужно поощрять людей не бояться пугающих возможностей.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.Трябва да насърчаваме хората да не се страхуват от възможности, които може да ги изплашат.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.עלינו לעודד אנשים לא לפחד מהזדמנויות אשר עלולות להפחיד אותם.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.نحن بحاجة لتشجيع الناس على ألا تخاف من الفرص التي قد تخوفهم.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.恐れないよう応援すべきです 結局これからは 恐れを
İnsanlar ve çoğu hayvan arasındaki fark, hayvanların ölümden korkmamasıdır.A diferença entre os humanos e a maioria dos animais é que a maioria dos animais não teme a morte.
İnsanlar ve çoğu hayvan arasındaki fark, hayvanların ölümden korkmamasıdır.Rozdíl mezi lidmi a většinou zvířat je ten že většina zvířat se nebojí smrti.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.A Ježiš pristúpiac dotknul sa ich a povedal: Vstaňte a nebojte sa!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.A přistoupiv Ježíš, dotekl se jich, řka jim: Vstaňte, nebojte se.