Çocuklar, merdivenlerin altından yürümekten siyah kedilerden korkmazlar.as crianças não tem medo de andar debaixo de escadas,
Çocuklar, merdivenlerin altından yürümekten siyah kedilerden korkmazlar.Los niños no tienen miedo de caminar bajo escaleras
Çocuklar, merdivenlerin altından yürümekten siyah kedilerden korkmazlar.Τα παιδιά δεν φοβούνται να περπατήσουν κάτω από σκάλες
Çocuklar, merdivenlerin altından yürümekten siyah kedilerden korkmazlar.Не се страхуват да вървят под стълби.
Çocuklar, merdivenlerin altından yürümekten siyah kedilerden korkmazlar.黒猫が道を横切っても「猫だ、猫だ」と言って飼いたいと思うだけ。
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Dovreste avere paura... se riusciamo a far vedere la prima immagine... ecco... paura di perdervi qualcosa.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Je moet echt bang zijn dat - hier komt de eerste dia - dat je iets mistloopt.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.여러분이 정말 두려워 해야 하는것은-- 첫번째 슬라이드를 여기에 올리면 - 여깄군요 - 여러분들이 놓치고 있는것이에요.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Naprawdę powinniście się bać... Pierwszy slajd... że coś wam umyka.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Vous devriez avoir peur que si on peut avoir le premier slide -- voilà -- que vous loupiez quelque chose.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Θα έπρεπε να φοβάστε πραγματικά ότι, αν γίνεται να δούμε το πρώτο σλάιντ -- ωραία -- ότι χάνετε.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Вас должно пугать то, что если мы углубимся в этот вопрос, то будет ясно, что вы многое упускаете.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.Трябва наистина да ви е страх, че ето първия слайд, че изпускате.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.אתם באמת צריכים לחשוש ש -- אם רק אצליח להשחיל את השקופית הראשונה -- הנה -- שאתם מפספסים.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.يجب أن تكونوا خائفين حقاً أنه إذا تمسكنا بالشريحة الأولى على هذا الشيء -- وهذه هي -- كنتم في عداد المفقودين.
Çok korkmalısınız çünkü -- eğer ilk görseli buraya koyabilirsek -- işte oldu -- bir şeyleri kaçırıyorsunuz.まず スライドを-出ましたね- チャンスを逃すことです もしあなたが 今週 イラクや ブッシュ大統領 株式市場について
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Ấy bởi vì chúng nó ghét sự hiểu biết, Không chọn lấy sự kính sợ Ðức Giê-hô-va,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Ấy bởi_vì chúng_nó ghét sự hiểu_biết , Không chọn lấy sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va ,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Azért hogy gyûlölték a bölcseséget, és az Úrnak félelmét nem választották.
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Därför att de hatade kunskap och icke funno behag i HERRENS fruktan,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Darum, daß sie haßten die Lehre und wollten des HERRN Furcht nicht haben,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.fordi de hadede Kundskab og ikke valgte HERRENs Frygt;
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Fordi de hatet kunnskap og ikke vilde frykte Herren,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Kamu seperti orang yang tak pernah suka mendapat pengetahuan, dan enggan mentaati TUHAN
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.대저 너희가 지식을 미워하며 여호와 경외하기를 즐거워하지 아니하며
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Koska he vihasivat tietoa, eivät valinneet osaksensa Herran pelkoa
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Parce qu`ils ont haï la science, Et qu`ils n`ont pas choisi la crainte de l`Éternel,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Pentrucă au urît ştiinţa, şi n'au ales frica Domnului,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Poiché hanno odiato la sapienza e non hanno amato il timore del Signore
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.por cuanto aborrecieron el conocimiento y no escogieron el temor de Jehovah
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Porquanto aborreceram o conhecimento, e não preferiram o temor do Senhor;
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Proto že nenáviděli umění, a bázně Hospodinovy nevyvolili,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Przeto, iż mieli w nienawiści umiejętność, a bojaźni Pańskiej nie obrali sobie,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.zato ker so sovražili znanje in strahu GOSPODOVEGA niso izvolili,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.zato, že nenávideli známosti a nevyvolili si bázne Hospodinovej;
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Zij wilden immers niets weten van kennis en inzicht, van eerbiedig ontzag voor de HERE?
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Διοτι εμισησαν την γνωσιν και τον φοβον του Κυριου δεν εξελεξαν
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.За то, что они возненавидели знание и не избрали для себя страха Господня,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.Понеже намразиха знанието, И не разбраха страха от Господа,
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.תחת כי שנאו דעת ויראת יהוה לא בחרו׃
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.لانهم ابغضوا العلم ولم يختاروا مخافة الرب.
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.因 為 你 們 恨 惡 知 識 、 不 喜 愛 敬 畏 耶 和 華
Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RABden korkmayı reddettiniz.因為 你 們恨惡知識 、 不喜愛 敬畏 耶和華
Çünkü eğer güçlü olmasaydı, bu kadar korkmazlardı.Se ela não fosse tão forte, não seria tão temida.
Çünkü eğer güçlü olmasaydı, bu kadar korkmazlardı.Si no fuera tan fuerte, no sería tan temida.
Çünkü eğer güçlü olmasaydı, bu kadar korkmazlardı.Wenn sie nicht so stark wäre, würde sie nicht so gefürchtet.
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daavid sanoi hänelle: "Kuinka et peljännyt ojentaa kättäsi tuhotaksesi Herran voidellun?"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sa David til ham: Hvorledes kunde du driste dig til å utrekke din hånd og ta livet av Herrens salvede?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sagde David: "Frygtede du dog ikke for at lægge Hånd på HERRENs Salvede og dræbe ham!"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daud berkata, "Berani sekali engkau membunuh raja pilihan TUHAN!
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Davi ainda lhe perguntou: Como não temeste estender a mão para matares o ungido do Senhor?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David i -a zis: ,,Cum nu ţi -a fost frică să pui mîna... pe unsul Domnului şi să -l omori?``
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David lui dit: Comment n`as-tu pas craint de porter la main sur l`oint de l`Éternel et de lui donner la mort?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David sade till honom: »Kände du då ingen fruktan för att uträcka din hand till att förgöra HERRENS smorde?»
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða - vít nói rằng : Cớ_sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức_Giê - hô-va ?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða-vít nói rằng: Cớ sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức Giê-hô-va?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.In David mu reče: Kako, da se nisi bal položiti roke svoje na maziljenca GOSPODOVEGA, da ga pogubiš?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ismét monda néki Dávid: Hogy nem féltél felemelni kezedet az Úr felkentjének elvesztésére?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.다윗이 저에게 이르되 네가 어찌하여 손을 들어 여호와의 기름부음 받은 자 죽이기를 두려워하지 아니하였느냐 하고
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Le dijo David: --¿Cómo no tuviste temor de extender tu mano para destruir al ungido de Jehovah