Ana içeriğe geç
Sözlük

korkma ile cümle

korkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Nie robiłem tego, ponieważ bałem się porażki. Lub bycia odrzuconym, więc się nie zwierzyłem.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Я этого не делал, потому что боялся неудачи. Или боялся быть отвергнутым и поэтому не признавался.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.أنا لم أفعل كل ذلك لأنني كنت خائفا من الفشل أو خوفا من الرفض لذا لم أعترف بحبي
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.拒絶されるんじゃないかって 告白もできなくて... ずっとそうやって来たけど
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.En de reden waarom ik dit doe, is dat ik bang ben... dat we als cultuur momenteel niet genoeg voelen.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.És mindezt azért teszem, mert attól félek, hogy jelenleg nem érzünk eléggé egy kultúraként.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.저는 우리가 하나의 문화 공동체로서 감각이 마비된 상태라고 생각합니다. 그로부터 두려움을 느끼기 때문에 이 일을 하는 것입니다.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.Robię to dlatego, bo boję się, że nie czujemy tego teraz jako kultura.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.Robím to z obáv, že ako kultúra v súčasnosti nemáme dostatok citu.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.Und mein Handlungsgrund ist der, dass ich Angst habe, dass wir als Kultur im Moment nicht genug empfinden.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.Και ο λόγος που το κάνω αυτό είναι ότι έχω ένα φόβο ότι δεν αισθανόμαστε αρκετά ως πολιτισμός αυτή την στιγμή.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.І причина, згідно з якою я це роблю - це мій острах, що, на даний момент, нам явно недостатньо культури.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.Причината, поради която правя това е, че се боя, че не се чувстваме достатъчно като култура в момента.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.והסיבה שאני עושה זאת היא כי מקנן בי חשש שאנו, כתרבות, לא מרגישים מספיק.
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.و السبب الذي يدفعني إلى ذلك هو لإني عندي هذا الخوف من أننا لا نستشعر كثقافة بما يكفي الآن .
Bunu yapmamın sebebi de, şu anda tam bir kültüre sahipmişiz gibi hissetmediğimizden korkmam.感情を失いつつあると危惧するからです 現在のアメリカはいわゆるマヒ状態です
Burada yaşasam ölene kadar mutlu olacağımı biliyordum. Ne oldu? Korkma, oğlum.Μας είχε καθηλώσει η γαλήνη, η ησυχία.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Aici alternativa depăşeşte imaginația.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Alternativen till det får ens tanke att svindla.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Aqui as possibilidades desafiam a imaginação.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Daar tart het alternatief je voorstellingsvermogen.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.다른 대안으로는 이러한 상상이 떠오르죠.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.La alternativa sólo confunde a la imaginación.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Là, les possibilités dépassent l'imagination.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Ở đó trí sáng tạo quá sức tưởng tượng.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Qui l'alternativa confonde solo l'immagnazione.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Ta możliwość wstrząsa wyobraźnią.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Wie es sonst ablaufen sollte, übersteigt meine Vorstellungskraft.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Εκεί η εναλλακτική απλά διαφεύγει της φαντασίας.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Вариации просто устрашают воображение.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.Там алтернативата просто слисва въображението.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.שם האלטרנטיבה פשוט מטריפה את הדמיון.
Bu seçenek imajinasyondan korkmaktır.هناك البديل يحير الخيال.
Bu terimler şu anda bir anlam ifade etmiyorsa da korkmayın, bunların hepsine değineceğiz.とにかく、ここでは資産を$1000000とし、 負債がないとします。
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Ce que ces choses ont en commun est que les enfants vont oser.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Ciò che queste cose hanno in comune è che i bambini si buttano.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Điểm chung của những câu chuyện này là trẻ con sẽ làm những điều chúng nghĩ
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Ezekben a dolgokban az a közös, hogy a gyerekek adnak egy esélyt.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Fælles for de her ting er, at børn tager gerne en chance.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.이런 이야기들은 보시면 어린이들은 공통적으로
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Lo que estas cosas tienen en común, es que los niños se arriesgan.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.O que isto tem de comum é que os miúdos arriscam.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Te historie łączy fakt, że dzieci zawsze korzystają z okazji.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Tem rečem je skupno to, da bodo otroci poizkusili nove reči.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Toto všetko znamená, že deti sa chopia šance.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Tyto věci mají jedno společné. Děti se nebojí zkusit štěstí.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Vad dessa saker har gemensamt är att barn tar chanser.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Wat was er gemeenschappelijk? Kinderen nemen risico's.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Yang menjadi persamaan dari hal-hal tersebut adalah anak-anak akan mengambil kesempatan.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Yhteistä on se, että lapset ottavat riskejä.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Αυτό που έχουν κοινό αυτά τα παραδείγματα είναι ότι τα παιδιά θα ρισκάρουν.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Общото между тези истории е, че децата ще се възползват от възможността.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.Що в цих історіях спільного — це те, що діти хапаються за можливість.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.ما تشترك فيه هذه القصص هو أن الأطفال سيجازفون.
Bütün bunların ortak noktası şu ki; çocuklar şanslarını denemekten korkmayacaklar.何も知らなくても子供はただやってみます
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,(45:3) посему не убоимся, хотя бы поколебалась земля, и горы двинулись в сердце морей.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bóg jest ucieczką i siłą naszą, ratunkiem we wszelkim ucisku najpewniejszym.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bôh nám je útočišťom a silou, pomocou v súženiach, najdenou veľmi dokázanou.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bůh jest naše útočiště i síla, ve všelikém ssoužení pomoc vždycky hotová.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Darum fürchten wir uns nicht, wenngleich die Welt unterginge und die Berge mitten ins Meer sänken,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod