Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Chúng ta lo sợ cậu bé đó sẽ làm gì với khẩu súng này?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Čím to je? Čeho se to tak bojíme, že by s těmi zbraněmi malí kluci mohli dělat?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?¿Cuál es el miedo? ¿Qué pensamos que va a hacer este jovencito con esa pistola?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Czego obawiamy się, gdy mały chłopiec ma taką broń?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?De ce ne este frică oare că va face acest tinerel cu pușca lui?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?De que é que temos medo que este jovem vá fazer com essa arma?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Hvad er det vi er bange for, at denne unge mand vil gøre med sådan en pistol?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?대체 이 아이가 장난감 총으로 뭘 할 거라고 걱정하는 걸까요?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Mitől félünk, mit kezd egy fiatalember egy műanyagpisztolyjal?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Que craignons-nous que ce que ce jeune garçon fasse avec ce pistolet ?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Vad är det vi är rädda för att denna unga man ska göra med den här pistol?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Was glauben wir, könnte dieser Junge damit tun, wovor wir uns fürchten?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Wat vrezen we dat een jongetje zal gaan doen met zo'n geweertje?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Τι είναι αυτό που φοβόμαστε ότι μπορεί να κάνει αυτός ο νεαρός με αυτό το όπλο;
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Какво се страхуваме, че може да направи този млад мъж с пистолета-играчка?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Чего же мы боимся, что он может натворить со своей пушкой?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?Яких дій ми боїмося від хлопця з тим пістолетом?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?מה אנחנו חוששים שהילד הצעיר הזה יעשה עם הרובה?
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?والسؤال هو ما هو المخيف في أن يحمل الطفل الصغير مسدساً بلاستيكياً ؟
Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir?冗談ではありませんよ
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Alors n'ayez pas peur d'ouvrir et de me dire ce qui vous tracasse.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Así que no tenga miedo de abrir y me dice lo que le molesta.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Deci, nu vă fie teamă să se deschidă şi să-mi spuneţi ceea ce te deranjeaza.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Dus wees niet bang om open te stellen en me te vertellen wat is last van hebt.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Jadi jangan takut untuk membuka diri dan memberitahu saya apa yang mengganggu Anda.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Joten älä pelkää avata ja kertoa Mikä on kiusaa sinua.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.따라서 열고 말해 두려워하지 마십시오 무엇이 당신을 괴롭히고있다.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Portanto, não tenha medo de se abrir e dizer-me o que está incomodando você.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Quindi non abbiate paura di aprirsi e raccontarmi ciò che ci disturba.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Så vær ikke bange for at åbne op og fortælle mig hvad der generer dig.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.So haben Sie keine Angst sich zu öffnen und mir sagen, was stört Sie.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Takže sa nemusíte báť otvoriť a povedzte mi to, čo ich trápi.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Takže se nemusíte bát otevřít a řekněte mi to, co je trápí. Já se nebojím.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Tehát ne félj nyitni, és mondd mi gondod.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Torej, ne bojte se, da odpre in mi povej Kaj je vas spravlja v obup.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Vì vậy, đừng ngại mở ra và cho tôi biết những gì đang làm phiền bạn.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Więc nie bój się otworzyć i powiedzieć, co Cię trapi.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Οπότε μην φοβάστε να ανοίξει και να μου πείτε αυτό που σας ενοχλεί.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Така че не се страхува да отвори и ми кажи какво ви притеснява.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Так что не бойтесь открыться и сказать мне, то, что вас беспокоит.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.Так що не бійтеся відкритися і сказати мені, те, що вас турбує.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.אז אל תפחדו לפתוח ותגיד לי מה מטריד אותך.
Bu kadar açık ve bana söylemek üzere korkmayın ne rahatsız ediyor.ああ、私は恐れていないです。 イワン。あなたのお父さんはあなたが信じている私に言った
Bu kadar. Sakın hata yapmaktan korkma.V kolikor si nekaj eli, si to vzemi.
Bu kadar. Sakın hata yapmaktan korkma.失敗することを恐れるな
‹‹Bu kitapta yazılı yasanın bütün sözlerine uymaz, Tanrınız RABbin yüce ve heybetli adından korkmazsanız,네가 만일 이 책에 기록한 이 율법의 모든 말씀을 지켜 행하지 아니하고 네 하나님 여호와라 하는 영화롭고 두려운 이름을 경외하지 아니하면
‹‹Bu kitapta yazılı yasanın bütün sözlerine uymaz, Tanrınız RABbin yüce ve heybetli adından korkmazsanız,אם לא תשמר לעשות את כל דברי התורה הזאת הכתובים בספר הזה ליראה את השם הנכבד והנורא הזה את יהוה אלהיך׃
‹‹Bu kitapta yazılı yasanın bütün sözlerine uymaz, Tanrınız RABbin yüce ve heybetli adından korkmazsanız,ان لم تحرص لتعمل بجميع كلمات هذا الناموس المكتوبة في هذا السفر لتهاب هذا الاسم الجليل المرهوب الرب الهك
Bu korku da zihninden geliyor. İçinde korkmanın ötesinde olan bir yer var.Van benned egy hely, ami a félelmen túl van.
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Joten kun muut katsovat hänen sivuaan, hän on vain tylsä violetti muna
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!그래서 사람들이 그의 페이지를 열면, 닉은 그저 칙칙한 보라색 달걀일 뿐인겁니다.
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Έτσι, όταν οι άλλοι μπαίνουν στη σελίδα του, βλέπουν απλά ένα βαρετό μωβ αυγό Αλλά μην ανησυχείς!
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!Поэтому каждый раз, когда люди заходят на его страницу, они видят скучное фиолетовое яйцо. Не бойся, Ник!
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!אז כשאנשים מסתכלים על העמוד שלו, הוא נראה בעיניהם כמו סתם ביצה סגולה ומשעממת
Bu nedenle insanlar, sayfasına bakınca onu donuk mor renkli bir yumurta şeklinde görüyor. ama sakın korkmayın!プロフィール画像の設定は簡単です。
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Aku tidak melakukannya sama sekali karena aku takut gagal. Atau takut ditolak, jadi aku tidak mengaku.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Anh đã không làm gì vì anh sợ thất bại. Hay sợ bị từ chối vì thế anh đã không ngỏ lời.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Ik heb het niet gedaan, omdat ik bang was om te falen. Of bang om geweigerd te worden dus heb ik niet bekend.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.Jag gjorde det inte alls för att jag var rädd å misslyckas. Eller var rädd å bli nekad så jag bekännde inte.
Bunları yapmamamın nedeni başarısızlıktan korkmamdı. ya da reddedilmekten korktuğum için itiraf etmedim.실패할까봐 아예 안하고 거절당할까봐 겁나서 고백 못하고.