Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Deberíamos haberlo estado, porque produjo bastante humo e hizo bastante ruido, y era poderoso, ustedes saben.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.연기가 많이 나고 소리도 엄청나게 났으며, 굉장히 강렬한 폭발과 날아올랐기에 겁이 좀 나도 전혀 이상하지 않았을텐데 말입니다.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.We hadden het moeten zijn, want het maakte veel rook en veel lawaai. Het was krachtig, weet je.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Трябваше да сме, защото имаше много дим и беше много шумно и беше мощно, знаете ли.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.Хотя должно было, потому что прибор производил много дыма и шума, и он был очень мощный.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.זה היה צריך להפחיד, כי זה יצר הרבה עשן והמון רעש, וזה היה עוצמתי, כן?
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.كان يجدر بنا ذلك، لأنه أنتج الكثير من الدخان والكثير من الضجيج، وقد كان جبارا، تعرفون.
Aslında korkmalıydık, çünkü çok fazla duman ve ses vardı. ve gerçekten çok güçlüydü.轟音を立て すさまじい威力があり そしてたまに爆発したっていうのに
# Ateşli olsun bebeğim # Oh. Korkma sakınNie bój się
Az önce kafanı isteyenlerden daha çok korkmalısın.Cô nên sợ những kẻ muốn lấy đầu cô lúc này thì hơn.
Az önce kafanı isteyenlerden daha çok korkmalısın.Deberían darte más miedo esos tipos que nos persiguen tu cabeza.
Az önce kafanı isteyenlerden daha çok korkmalısın. Doğru!Tu ferais mieux d'avoir peur des gens qui veulent ta peau depuis ce soir.
Az önce kafanı isteyenlerden daha çok korkmalısın.Лучше бойся людей, которые охотятся за твоей головой.
Az önce kafanı isteyenlerden daha çok korkmalısın.Трябва да те е страх от хората, който искат главата ти.
Başarısızlıktan korkmaN'ayez pas peur d'échouer
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Chớ sợ sự kinh khiếp xảy đến thình lình, Cũng đừng kinh hãi lúc sự tàn hại giáng trên kẻ ác;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Chớ sợ sự kinh khiếp xảy đến thình_lình , Cũng đừng kinh_hãi lúc sự tàn_hại giáng trên kẻ ác ;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.daß du dich nicht fürchten darfst vor plötzlichem Schrecken noch vor dem Sturm der Gottlosen, wenn er kommt.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Da trenger du ikke å være redd for uventet skrekk, eller for uværet når det kommer over de ugudelige!
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Du behöver då ej frukta för plötslig skräck, ej för ovädret, när det kommer över de ogudaktiga.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.du skal ikke frygte uventet Rædsel, Uvejret, når det kommer over gudløse;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.너는 창졸간의 두려움이나 악인의 멸망이 임할 때나 두려워하지 말라
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Não temas o pavor repentino, nem a assolação dos ímpios quando vier.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Neboj sa náhleho strachu ani búrky bezbožníkov, keď prijde.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne boj se naglega strahú, ne pustošenja brezbožnih, ko prihaja.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne félj a hirtelen való félelemtõl, és a gonoszok pusztításától, ha eljõ;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nelekneš se strachu náhlého, ani zpuštění bezbožníků, když přijde.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Ne redoute ni une terreur soudaine, Ni une attaque de la part des méchants;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nie ulękniesz się strachu nagłego, ani spustoszenia bezbożników, gdy przyjdzie.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Non temerai per uno spavento improvviso, né per la rovina degli empi quando verrà
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.No tendrás temor del espanto repentino, ni de la ruina de los impíos, cuando llegue
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Nu te teme nici de spaimă năpraznică, nici de o năvălire din partea celor răi;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Pääset peljästymästä äkkikauhistuksia ja turmiota, joka jumalattomat yllättää.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Tak perlu engkau takut akan bencana yang datang tiba-tiba seperti badai, dan melanda orang-orang jahat
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Wees niet bang voor plotselinge schrik, laat je niet van de wijs brengen door de ondergang van de goddelozen.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Δεν θελεις τρομαξει απο αιφνιδιου φοβου ουδε απο του ολεθρου των ασεβων, οταν επελθη
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Не убоишься внезапного страха и пагубы от нечестивых, когда она придет;
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.Не ще се боиш от внезапен страх, Нито от бурята, когато нападне нечестивите,
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.אל תירא מפחד פתאם ומשאת רשעים כי תבא׃
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.لا تخش من خوف باغت ولا من خراب الاشرار اذا جاء.
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.忽 然 來 的 驚 恐 、 不 要 害 怕 . 惡 人 遭 毀 滅 、 也 不 要 恐 懼
Beklenmedik felaketten, Ya da kötülerin uğradığı yıkımdan korkma.忽然來 的 驚恐 、 不要 害怕 . 惡人 遭 毀滅 、 也 不要 恐懼
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.Boję się Allaha, niczego więcej. kobieta mówi w ojczystym języku: Niczego się nie boję.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.다른 건 무서운 게 없어요.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.Pelkään Allahia, en mitään muuta. nainen puhuu omaa kieltään: En pelkää mitään.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.Vor sonst nichts.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.Φοβάμαι τον Αλλάχ, τίποτε άλλο. γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της: Δεν φοβάμαι τίποτα.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.Я боюсь Аллаха, и больше ничего. женщина говорит на родном языке: Я ничего не боюсь.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.ولا شيء سواه.
Ben Allah'tan korkarım, başka hiç bir şeyden korkmam.女(母国語): 怖いものなんかないわ
Ben çok korkmaya başlıyorum.Estou muito assustada.
Ben çok korkmaya başlıyorum.Estoy muy asustada.
Ben çok korkmaya başlıyorum.Je suis très effrayé.
Ben çok korkmaya başlıyorum.Tôi rất sợ hãi.
Ben çok korkmaya başlıyorum.מפחיד אותי מאוד.
Ben çok korkmaya başlıyorum.أنا خائفة جدا.
Ben çok korkmaya başlıyorum.大中ジン であることは私には難しすぎる。
Ben de, bunu her düşünüp ödüm patladıkça kendime korkmamayı hatırlatıyorum.A co si musím pořád říkat, když už mi z toho hrabe, je - neboj se.
Ben de, bunu her düşünüp ödüm patladıkça kendime korkmamayı hatırlatıyorum.A ja si musím stále opakovať, hlavne, keď som z toho naozaj nervózna, že sa nemám báť.
Ben de, bunu her düşünüp ödüm patladıkça kendime korkmamayı hatırlatıyorum.Als mijn gedachten met me aan de haal gaan, houd ik me steeds hetzelfde voor: Wees niet bang.