XII. Kral Julien(Kral Julien'in amcası), çok sıkı ve korkak bir lemurdur.Kung Julien - Lemurernas kung som är extremt fåfäng och självupptagen.
Fraidy Cat (Türkçe: Korkak Kedi) 1942 yapımı Tom ve Jerry serisinin kısa konulu 4. çizgi filmidir.Mjölkjakten är den 24:e kortfilmen med Tom och Jerry.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Стріляй, боягузе, ти просто вб'єш людину».
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.Розбіжність може розцінюватися як хабарництво.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.Виконана вона у всіх відносинах блискуче.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Я закликаю обидві сторони виявити стриманість.
Korkak olmayı bırak.Перестаньте бути боягузами.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Když už jste zabili jednoho Němce, zabijte hned dalšího."
Rollins, Wyatt'ın korkak olduğunu söyledi.Rowlingová uvedla, že Brumbál byl homosexuál.
Charlie ona böyle bir güzeli nasıl bırakabildiğini sorar, Desmond da korkak olduğunu söyleyerek cevap verir.Karla se Hany zeptala, zda by se jí ona líbila, kdyby byla muž a měla uniformu.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Buď na to máš, nebo jsi zbabělec.
Herkes onun korkak olduğunu düşünür.Každý navíc předpokládá, že on je kapitán.
Aslında bu korkak davranışlar avını yanıltmak ve onu kaçmasını engellemek içindir.Bohužel se to nelíbí Porcii, která se na něj rozzlobí a uteče.
İtalyan askerler müttefikleri tarafından değersiz bulunuyor, sıklıkla korkaklıkla itham ediliyordu.Soldații italieni erau deseori acuzați de lașitate.
Korkaktır ve aynı babası ve ablası onun gibidir yani gözlük takar.Ea mai poartă ochelari, la fel ca fiul și soțul ei, și este o fumătoare înrăită.
Biraz korkaktır.Este puțin fricos.
Korkaklara hiçbir hoşgörüm yok.Nu am nici o toleranță pentru lași.
Kaplan : Çok Korkaktır.Bozont (akár kutyája) igen gyáva.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Vigyázz, csak vigyázz, ez a nyúl halált lövell ki magából, akár egymérföldnyire is.”
O ve Scooby daima korkak ve açlardır; gösterilerinde komiklik yaparlar.Verdi és Wagner zeneileg könyörtelen, Csajkovszkij viszont minden operájában szelíd és engedékeny.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Se nem gyáva, se nem agresszív.
Ufak tefek, utangaç ve korkaktır.Alattomosak, gyávák és kegyetlenek.
Herkes onun korkak olduğunu düşünür.Mindenki azt hiszi róla, hogy megbolondult.
Korkaktır ve kadınlara büyük ilgi duyar.Szelíd, barátságos, és nagyon szereti a gyerekeket.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Ammu, pelkuri, sinä ammut vain ihmisen."
Gece Nöbetçileri arasına şişman, korkak ve beceriksiz olan Samwell Tarly adında biri katılır.Samwell Tarly on pelkurimainen ja lihava Yövartion mies, jota muut kiusaavat.
Kendisinin korkak bir tavuk olmadığını göstermek için tehlikeden uzak kalamaz.Romas haluaa todistaa ettei ole pelkuri.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.Kaikkialla se on varsin harvalukuinen.
Korkaklığıyla dikkat çekse de kocaman bir kalbi vardır.Masentuneisuudestaan huolimatta Ihaalla on suuri sydän.
Yem attığınızda bazen korkak davranışlar sergilerler.Hän käyttäytyi välillä hieman pelkurimaisestikin.
Branas bunu bir zayıflık ve korkaklık işareti olarak aldı.Carrère on tuotannossaan keskittynyt kuvaamaan minuuden haurautta ja häilyvyyttä.
Aptaldır ve korkaktır fakat makinelerden iyi anlar.Hän on vanha ja hutera, mutta tietää kaiken omenatilan töistä.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Ρίξε, δειλέ, έναν άντρα θα σκοτώσεις».
Branas bunu bir zayıflık ve korkaklık işareti olarak aldı.Ο Βράνας ερμήνευσε την κίνηση αυτή ως δείγμα αδυναμίας και δειλίας.
Çoğunlukla yalnız ve korkak bir kuştur.Είναι γενικά μοναχικό και νυκτόβιο ζώο.
O, korkak gevşek ve Scooby-Doo'nun en uzun zamandır en yakın arkadaşı ve sahibi.Ο Σάγκι είναι ο κολλητός φίλος και ιδιοκτήτης του Scooby-Doo.
Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.Για παράδειγμα, συσχετίζει τη δειλία και τη βιασύνη με το θάρρος.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.Αυτοί είναι τόσο κουλ σε όλα.
Herkes onun korkak olduğunu düşünür.Όλοι πίστευαν πως αυτός ήταν ο νικητής.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Men så skyd da, din kujon, du kommer bare til at dræbe en mand".
Dünyanın en korkak köpeğidir.Ikke verdens modigste hund.
İtalyan askerler müttefikleri tarafından değersiz bulunuyor, sıklıkla korkaklıkla itham ediliyordu.Italienske soldater havde et særlig dårligt ry blandt deres allierede og blev ofte beskyldt for fejhed.
C-3PO robot arkadaşı R2-D2'ya göre daha korkak bir tiplemedir.C-3PO er gode venner med R2-D2.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Begge køn har rustrød hale og overgump.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Men så skyt da, din kujon, du kommer bare til å drepe en mann».
Herkes onun korkak olduğunu düşünür.Hver av mennene tror at han er vinneren.
Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.Misalnya keberanian sebagai jalan tengah dari pengecut dan gegabah.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Ini bukan berarti bahwa ia lemah atau pengecut.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Kau hanya akan membunuh satu orang."
Aynı zamanda da bir korkaktır.Selain itu, May juga sedikit penakut.
Korkak ve ürkektir.Bersifat pengecut dan pengeluh.
Kaplan : Çok Korkaktır.Kucing liar sangat penakut.
Dünyanın en korkak köpeğidir.Burung tercepat di dunia.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Nó không phải là sự hèn nhát hoặc yếu đuối.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.Người đồng tính rất đa dạng về mọi mặt.
İtalyan askerler müttefikleri tarafından değersiz bulunuyor, sıklıkla korkaklıkla itham ediliyordu.Binh sĩ Ý bị chính các đồng minh của họ xem thường nhất và hay bị buộc tội nhát gan.
Mo - Sınıfın en korkak çocuğu.Lính là tầng lớp hèn kém nhất trong gia đình.
Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın."Nó mà bắn trúng bạn là bạn chết".
Rollins, Wyatt'ın korkak olduğunu söyledi.Daryl cho rằng Rick đã đúng.
Aynı zamanda da bir korkaktır.だが、同時にかなりの臆病者である。