O ve Scooby daima korkak ve açlardır; gösterilerinde komiklik yaparlar.He and Scooby are usually scared and hungry; a running gag in the show.
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Both display tendencies toward loafing and cowardice.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Do not be fearful or cowardly.
Dış duvarın yanında yatan köpekler gibi korkak kaldılar.They cowered like dogs lying by the outer wall.
Yahudilere en sık yakıştırılan özellik korkaklıktı.Cowardice was the quality most frequently attributed to Jews.
Dünyanın en korkak köpeğidir.World’s most brilliant dog.
Her seride olduğu gibi oldukça korkaktır.It is every bit as violent.
Herkes onun korkak olduğunu düşünür.They say that I am a coward.
Aynı zamanda da bir korkaktır.He appears to be a coward.
Şarkı korkak ve paranoyak bir anlatıcının ağzından acemi bir banka soygununa değinir.The song's lyrics are about a bungled bank robbery as told by a fearful and paranoid perpetrator.
Kararı herkes tarafından oldukça gereksiz ve korkakça görüldü.This was seen as distasteful and vulgar by many.
Bundan sonra kimse ona korkak demez.Therefore let no one henceforth offer them any opposition.
Kendisi biraz yaşlıdır ve korkak biridir.He is very childish and is a coward.
Bir Moors için, fazlasıyla korkaktı...""When Moore Was Less".
Kendisinin korkak bir tavuk olmadığını göstermek için tehlikeden uzak kalamaz.Meanwhile, she adopts what appears to her to be nothing more than a stray cat.
Korkaklık ihtiyat bozukluğu olarak değerlendirilebilir.His cowardice is regarded as a forfeit.
Sen korkak mısın?Are you scared!?
Hala çok bencilsin... ...ve korkaksın.You're straight to the point and harsh.
Korkak veya aptal değilseniz üstesinden gelirsiniz.Don't worry if it's hard If you're not a friggin' 'tard You will prevail
Ve biz mimarlar korkak insanlarız.And we architects are cowards.
Bizler korkağız, fakat zeki korkaklarız.Now, what did we do? We're cowards, but we're smart cowards.
Tam bir korkak kedi.What a wimp.
Meyve ve sebzenin ağırlıkta olduğu bir beslenme şekli bizi Allahsız, korkak liberallere çevirmez mi?Won't a diet heavy in fruit and vegetables turn us into godless, sissy, liberals?
"Yalan, Aptallık ve Korkaklığa Karşı"Four-and-a-Half-Years of Struggle
Ben sana az olmak korkak cehennem, Montague, ve senden nefret ediyorum!I hate the word As I hate hell, all Montagues, and thee: Have at thee, coward!
Kimin satışı Mantua mevcut ölüm, korkak bir herif onu satacağını yaşıyor.Whose sale is present death in Mantua, Here lives a caitiff wretch would sell it him.
Gene kazandım ! Hadi elinizi görelim ! elinizi korkak alıştırmayın ! hadi !I won again ! come on show your hands ! coward hand! come on!
Sen bir korkaksın.You're a coward.
Korkaklar bunu yapar ve sen korkak değilsin!Cowards do that, and that ain't you!
Şu haline bir bak! korkak ! nasıl lider olacaksın ki?Look what a coward you are! How can you be the headman?
Ne kadar korkarsak, o kadar kırılgan oluyoruz, o kadar korkak oluyoruz.The more afraid we are, the more vulnerable we are, the more afraid we are.
Korkak bir erkek bir kızı mutlu edemez.That cowardly guy can't make a girl happy.
Bir korkak birçok kere ölebilir ama aşk için sadece bir kez ölebilirsinA coward can die many times, but a real man can only die once.
Ha? O bir korkak.He is a coward.
Yaşlı ve korkak birisin.You're grown old. And scared.
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Only a little... *A coward is much more exposed to quarrels than a man of spirit.*
Rufus'un önünde korkak Ezra'sın.In front of Rufus you are Ezra the coward.
Ona değil, korkak, intihar!Not him, coward, suicide!
Korkakça kaçıyorsun?Are you cowardly avoiding it?
Hayır Büyük Sekreter Liang korkaktır.Grand Secretary Liang is a coward
Adolf Daens! Korkak! Yüzünüzü gösterin, korkaklar.Meus superiores me obrigaram a calar, ...mas a causa que eles acreditam não está perdida.
Hadi! Korkak herif!Pier, mais sopa?
Korkak tavuk.Scaredy cat.
Sadece kolcular, seni korkak.Merely Rangers, you coward.
Korkak olduğum için beni affetForgive me for being a coward.
Çünkü Tanrı bize korkaklık ruhu değil, güç, sevgi ve özdenetim ruhu vermiştir.For God didn't give us a spirit of fear, but of power, love, and self-control.
Oysa onlar sizden değiller, fakat onlar korkak bir topluluktur.They are only a frightened lot.
Oysa onlar korkak bir topluluktur.They are only a frightened lot.
Boş bir URL kontrol etmek için korkakça reddetmeCowardly refusing to check an empty URL.
Geoana önergenin başarısızlığını "bazı PSD'li milletvekillerinin korkaklığına" bağladı.Geoana blamed the motion's failure on "the cowardliness of some PSD lawmakers".
Sinizm, dar çıkarlar ve korkaklık yaşamlarımızı tutsak etmemeli." dedi.Cynicism, narrow interest and cowardice should not take hold of our lives," the king said.
Dış duvarın yanında yatan köpekler gibi korkak kaldılar.They cowered like dogs lying by the outer wall.
Bazıları, bir tane vurmanın ve hemen bir korkak olmaktan vazgeçmenin daha iyi olduğunu savundu.Some argued that it was better to shoot one and quit than to be a coward immediately.
Resmi Korkaklar web sitesiOfficial Cowards website Tom Basden on IMDb
Bu onun zayıf ya da bir şekilde korkak olduğu anlamına gelmez.This does not mean that he was a weak or somehow cowardly man.
Biz askeriz, isyancılar gibi korkak değiliz."[145]We are soldiers, not cowards like the rebels."[145]
Bir korkak olarak damgaladığı Cicero, ondan biraz korkmadı.Cicero, whom he branded as a coward, was not a little afraid of him.
O büyük bir korkak.Er ist ein großer Feigling.
Sen böyle bir korkaksın!Du bist so ein Feigling!
Korkak olma.Sei kein Feigling!