Koridordan havalandırmaya tırmanıyorlar.Chce vyhodit chodbu do povětří.
Bu koridorda genellikle tank ve dövüşçü şampiyonlar seçilir.V aréně se pravidelně konají zápasy boxerů a zápasy wrestlingu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust, küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi.1987 – Západoněmecký pilot Mathias Rust přistál na Rudém náměstí v Moskvě.
Koridorlarda egzersiz topları ve bisikletler mevcuttur.V parcích jsou cyklotrasy i chodníky pro jogging.
İçerisi tek geçiş koridorlu.Uvnitř je zavěšen jediný zvon.
Dünyanın en büyük yer altı nehir koridoru burada bulunmaktadır.Nachází se zde největší říční přístav na světě.
Merdivenin çevresinde dört adet koridor yer alır.Na celé ploše podlaží je umístěn ochoz se čtyřmi schodišti.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.Majoritatea victimelor au fost găsite la intrarea în holul școlii.
Bu koridor sağ tarafında bir buz makinesi sol tarafında ise bir buhar ocağı ile daraltılmıştır.În partea dreaptă, lângă o streașină înghețată cu țurțuri, se află un car cu fân.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.Pe drum spre închisoare, câțiva prizonieri încearcă să evadeze.
Alman harekât planı ise batı yönünde olabildiğince hızlı hareket etmek ve bu koridoru açık tutmaktır.Germanii plănuiau să mențină coridorul deschis și să continue deplasarea spre vest.
Otoyol Orta Avrupa'yı Asya'ya bağlayan IV. Pan-Avrupa koridorunun bir parçasıdır.Linia de feribot face parte din Coridorul IV Pan European, care ar trebui să facă legătura cu Asia.
Sara koridorda yürüken, Michael'ın Nika ile kucaklaşmasını görür.La finalul concertului, Christian își dă seama că simte ceva pentru Emma.
Harekâtın devamında Kızıl Ordu, aşağı Don - Donets koridorunu tümüyle geri almıştı.Az így megerősödött hadsereg egészen a Don vonaláig visszaszorította a Vörös Hadsereget.
Video, resimlerle dolu bir koridorda başlar.Egy folyosó képeivel indul a videó.
Yapının bu katında, yapıyı dıştan saran bir koridor da bulunur.Az épület kívül-belül egy gondolatot kell, hogy sugározzon.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.A X. európai korridor része.
London; Kanada, Güneydoğu Ontario'da, Quebec-Windsor koridoru üzerinde konumlanan kenttir.A kanadai London Ontario tartomány délnyugati részén fekszik, a Quebec–Windsor-folyosó mentén.
Bu koridorlar üzerinde medrese odaları sıralanmıştır.Az ehhez kapcsolódó folyosóról nyílnak a szobák.
Yezidiler için güvenli bir koridor oluşturulmuştur.A gondozók számára biztonságos kezelőfolyosó épült.
McDonnell Douglas MD-80 ve MD-90 çift motorlu, orta sınıf ve tek koridorlu ticari jet uçağı.A McDonnell Douglas MD–90 kéthajtóműves, rövid és közepes hatótávolságú, egyfolyosós utasszállító repülőgép.
Tek koridor vardır.Innen folyosó nyílik.
Kubbe "u" biçiminde koridorla çevrelenmiştir.Itt a vonat egy "T" alakú sínt ölel körül.
Bölmeler ve koridor.Átjáróbarlang és rombarlang.
Alt koridorda oynar.Yläkerran käytävä.
Bölmeler ve koridor.Puistoja ja kerrostaloja.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Poliisiasiakirjojen mukaan ampuja alkoi sattumanvaraisesti tulittamaan läheisiä rakennuksia ja ihmisiä.
Haritada üç adet koridor bulunur.Kolmiolla on kolme kulmanpuolittajaa.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Η πόλη βρίσκεται πάνω στους Πανευρωπαϊκούς διαδρόμους X και VII.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.Εισάχθηκε επίσης στο «Εθνικό Hall of Fame Γυναικών» των ΗΠΑ.
Koridorda yürürken diğer mahkûmlar onu inceler.Στο δρόμο για τη θανατική ποινή με το λεωφορείο, οι άλλοι κρατούμενοι επιχειρούν να δραπετεύσουν.
Bu ulaşım koridorunun geçeceği Ermeni devleti, serbest geçiş hakkı verecekti.Den nye armenske stat, gennem hvilken denne nye transportkorridor skulle føre, skulle garantere fri passage.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.De fleste af ofrene blev dræbt i skolens bibliotek.
Versailles Barış Antlaşması ile Koridor Polonya toprağı haline geldi.Efter første verdenskrig overgik området til Polen som et led i Versailles-freden (polske korridor).
Bu muharebenin birinci amacı Şam-Akdeniz Kıyıları arasında koridor oluşturmaktı.Det første skridt hen imod dette mål blev oprettelsen af et sanatorium på Strandvejen.
Finalde en değerli oyuncu SKT orta koridor oyuncusu Faker seçildi.Hässlers sidste klub som aktiv spiller var SV.
Haziran 2014'te UNESCO, İpek Yolu'nun Chang'an-Tianshan koridorunu Dünya Mirası olarak belirledi.I juni 2014 utnevnte UNESCO korridoren mellom Chang'an-Tian Shan av Silkeveien som et verdensarvsted.
Bölmeler ve koridor.Østtårnet og korridorer.
Kurbanların çoğunluğu, sonrasında okulun giriş koridorunda bulundu.De fleste av ofrene ble drept i skolens bibliotek.
Sığınağın bazı koridorları hâlâ bulunmaktadır, fakat halka kapalıdır.Beberapa koridor bunker tersebut masih ada, namun ditutup dari publik.
Uzun bir koridor boyunca gittikten sonra, Tanrı'nın tahtına ulaşırlar.Setelah menempuh perjalanan panjang, ia mendapatkan surga.
2010 yılı itibarıyla, Vahan Koridorunun 12.000 nüfusu vardır.Pada tahun 2010, Koridor Wakhan berpenduduk lebih dari 12.000 jiwa.
Huludao, Jinzhou ile birlikte Liaoxi Koridoru'nda yer alan iki ana şehirden biridir.Merupakan satu dari dua kotamadya (lainnya Jinzhou) di Koridor Liaoxi (辽西走廊).
Bu koridoru sivillerin kullanmasına izin verilmedi.Stasiun ini tidak digunakan sebagai stasiun pemberangkatan penumpang.
İzleyen birkaç hafta içinde bu koridor genişletildi.Trong vòng vài tuần, hành lang này đã được mở rộng.
Yedioth Ahronotha göre, Obama’nın sözleri Kudüs’ün koridorlarında çınladı .Yedioth Ahronoth đã nói rằng những từ ngữ của Obama "đã ngân vang qua các hành lang của Jerusalem".
Koridor Büyük Oyun'un bir siyasi oluşumudur.Hành lang là một sáng tạo chính trị của Ván cờ Lớn.
Bazı bölümlerde koridorlar, merdiven, mutfak vb. sonsuzdur.Trong một số tập phim có cảnh đuổi bắt, hành lang và cầu thang thường dài vô tận.
London; Kanada, Güneydoğu Ontario'da, Quebec-Windsor koridoru üzerinde konumlanan kenttir.London là một thành phố ở Tây Nam Ontario, Canada, nằm dọc theo hành lang thành phố Quebec-Windsor.
Koridorun sonunda, solda büyük bir mezar odasına açılmaktadır.Hành lang dẫn vào một căn phòng ngoài, rẽ phải là tới được phòng mộ chính.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Kế hoạch tấn công Trường An của nước Hạ bắt đầu.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.Quốc lộ 78 là một tuyến đường bộ của Campuchia.
Wood, "Koridorlarda koşmak, yüksek sesle konuşmak ve sakız çiğnemek yasak.Bọn họ hô to rằng: "Anh Vũ ra vào cấm đình, làm nhiều đều ô uế, tiếng xấu đồn ra ngoài, không tội gì to bằng.
Koridor X Pan-Avrupa koridorlarından biridir.また、道路はPan-European corridor Xの一部ともなっている。
18. etap koridordaki protestolar nedeniyle sonuçlanmadı.結果は18位に終わり出場枠獲得はならなかった。
Çek Koridoru通路
13. yüzyılın sonunda yan koridorlar ve orta koridorun büyük bir kısmı tamamlanmıştır.その後13世紀末までに両側の側廊と身廊の大部分が完成した。
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.1993年、「全米女性名誉の殿堂 (National Women's Hall of Fame) 」に殿堂入り。
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.工場は燃やされたが、家屋はそのまま残された。
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.新校舎での授業開始。