Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,ובתם הקטנה, כתוצאה מהאיחוד ביניהם, תהיה כמובן לא קוריאנית או גרמנייה
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,والفتاة الصغيرة التي تنشأ من اتحادهما بالطبع لن تكون كورية أو المانية
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,韓国人 ドイツ人 フランス人でもない タイ人 スコットランド人 カナダ人でもありません
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Azi, în medie, coreeni muncesc cu o mie de ore pe an mai mult decât germanii.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Actualmente, el coreano promedio trabaja mil horas más al año que el alemán promedio; mil horas.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Aujourd'hui le Coréen moyen travaille 1000 heures de plus par an que l'Allemand moyen, mille.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Manapság, egy átlag koreai ezer órával többet dolgozik évente, mint egy átlag német -- ezerrel.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Vandaag werkt de gemiddelde Koreaan duizend uur meer per jaar dan de gemiddelde Duitser - duizend.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.V současné době, průměrný Korejec odpracuje o 1000 hodin ročně více, než průměrný Němec - považte, tisíc.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Σήμερα, ο μέσος Κορεάτης δουλεύει χιλιάδες ώρες το χρόνο περισσότερο από το μέσο Γερμανό - ...χιλιάδες!
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar. Bin.Сьогодні середньостатистичний кореєць працює на тисячу годин на рік більше ніж середній німець — на тисячу.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Dzisiaj przeciętny Koreańczyk pracuje tysiąc godzin rocznie więcej niż przeciętny Niemiec.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Hoje, o coreano médio trabalha mais mil horas por ano do que o alemão médio — mil horas.
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Sekarang, rata-rata warga Korea bekerja seribu jam lebih lama dalam setahun daripada warga Jerman --
Bugun, Koreliler... Almanlara nazaran yilda bin saat... daha fazla calisiyorlar.Сегодня среднестатистический кореец работает на 1000 часов больше среднестатистического немца.
Bugun, Koreliler...오늘날, 한국인들 보통
Bugun, Koreliler...Ngày nay, Người Hàn Quốc trung bình
Bugun, Koreliler...Oggi, il Coreano medio
Bugun, Koreliler...היום, הקוריאני הממוצע
Bugun, Koreliler...اليوم ، نجد الشخص الكورى العادى
Bugun, Koreliler...年間労働時間は平均的ドイツ人より
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Nämä pohjoiskorealaiset eivät olleet yhtä onnekkaita.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Acești nord-coreeni nu au fost așa norocosi.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ces nord-coréens là n'ont pas eu la même chance.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.De här nordkoreanerna hade inte samma tur.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Deze Noord-Koreanen waren niet zo fortuinlijk.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Diese Nordkoreanerinnen hatten nicht so viel Glück.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Disse nordkoreanere var ikke lige så heldige.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Estos norcoreanos no tuvieron tanta suerte.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ezek az észak-koreaiak nem voltak annyira szerencsések.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Jednak ci Północnokoreańczycy nie mieli tyle szczęścia.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.여기 있는 사람들은 그렇게 운이 좋지 못했습니다.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Nhưng những người Bắc Triều Tiên này thì không được may mắn như vậy.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Orang-orang Korea Utara ini tidak begitu beruntung.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Queste nordcoreane non sono state così fortunate.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Ti pa niso imeli take sreče.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Títo Severokórejčania však toľko šťastia nemali.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Tito Severokorejci takové štěstí neměli.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Αυτοί οι Βορειοκορεάτες δε στάθηκαν τόσο τυχεροί.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.А цим північним корейцям не пощастило.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Тези севернокорейци нямаха такъв късмет.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.Этим северным корейцам повезло меньше.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.לצפון קוריאנים האלה לא היה מזל כזה.
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.أمّا هؤلاء الكوريين الشماليين، فلم يكونو بمثل حظهن
Bu Kuzey Koreliler o kadar şansli değildiler.毎年 中国では無数の北朝鮮人が拘束され
"bu sahte bir belgedir" dedi. "O Kuzey Koreli değildir " ve gitmeme izin verdiler."ez téves riasztás volt, nem észak-koreai."
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.Dlatego chcę dać ambitnym Północnokoreańczykom dzięki międzynarodowemu wsparciu szansę na rozwój.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.그래서 저는 고군분투하고 있는 북한 사람들에게 국제적인 지원과 함께 도움을 주고자 합니다.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.Proto bych, s mezinárodní podporou, ráda pomohla dodat mladým nadějným Severokorejcům naději na lepší život.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.ולכן ברצוני להעניק תקווה לצפון קוריאנים הזדמנות לשגשג בעזרת תמיכה בינלאומית.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.لذا أريد أن أساعد في منح الطموحين من الكوريين الشماليين الفرصة للنجاح بمساعدة الدعم الدوليّ.
Bu yüzden de uluslararası destekle Kuzey Koreliler'e başarma şansı amacını vermek istiyorum.国際社会の支援を受けながら 励まし続けたいと思います さらに多くの北朝鮮の人々が 世界中で活躍することを
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Denn nordkoreanische Flüchtlinge werden in China als illegale Immigranten gesehen.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Isto porque os refugiados norte-coreanos são considerados migrantes ilegais.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.중국에서 북한 출신 망명자들은 불법 체류자로 간주되었기 때문이죠.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.Severokorejští uprchlíci jsou totiž v Číně považováni za ilegální přistěhovalce.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.כי הפליטים הצפון קוריאניים נחשבים בסין כמהגרים לא-חוקיים.
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.بما أن اللاجئين من كوريا الشماليةيُعدون في الصين كمهاجرين غير شرعيين
Çünkü Kuzey Koreli mülteciler Çin'de yasa dışı göçmenler olarak düşünülür.不法移民として扱われるからです 常に恐怖と隣り合わせの生活でした
Fakat bir çok Kuzey Koreli bu kadar şanslı değildi.다른 많은 북한 사람들은 결코 저처럼 운이 좋지 못했습니다.