kopmuş ile cümle

kopmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Mas para ele era como se a ligação às raízes tivesse sido cortada.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Nhưng đối với ông dường như sự kết nối với cội nguồn đã cắt bị mất đi.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Para él, era como si se hubiera perdido la conexión con las raíces.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Pour lui, c'est comme si la ville avait été arrachée à ses racines.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Pre neho to ale bolo, ako keby boli úplne odrezaní od svojich koreňov.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Viszont szerinte ez olyan, mintha a gyökereket elvágták volna.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Αλλά για 'κείνον ήταν σαν να είχε χαθεί η επαφή με το έδαφος, με τις ρίζες.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Но за него, като че ли връзката с корените беше прерязана.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Но это воспринималось как разрыв связи с корнями.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.אבל בשבילו זה היה כאילו הקשר לשורשים נקטע.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.لكن بالنسبة إليه كان الموضوع عبارة عن العودة والإتصال مع الجذور
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.中国の古くからの知恵と
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Fără reacţie emoţională la mama sa, pentru că firul de la ariile vizuale la cele emoţionale e întrerupt.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.그의 어머니에게 아무런 감정적 반응이 없다는 것이지요. 왜냐하면, 시각영역에서 감정 중추로의 연결이 끊어졌기 때문입니다.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Nie ma reakcji emocjonalnej na widok matki, bo połączenie między ośrodkami jest zerwane.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.Tunnereaktio äitiin puuttuu, koska yhteys visuaalisilta alueilta emotionaalisiin keskuksiin on poikki.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.אין שום תגובה רגשית לאמא שלו. כי הקישור בין אזורי הראיה לאזורי הרגש במוח נקטע.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.ليس هناك أي رد فعل عاطفي تجاه أمه لأن السلك من مناطق الرؤية إلى المراكز العاطفية مقطوع.
Annesine karşı hiçbir duygusal tepki yok çünkü görme bölümlerinden duygusal bölümlere giden bağlantı kopmuş.視覚エリアから感情の中枢への線が切れているからです 視覚エリアは正常なので視覚も正常で
Ben diyordum ki, "Ah, bunlar dünyadan kopmuşlar."Disconnessione".
Bu ornekteki f'(x), esittir-- Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Also ist die erste Ableitung von f gleich... ich glaube so langsam habt ihr das drauf.
Bu ornekteki f'(x), esittir-- Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Dus f accent van x in dit voorbeeld, is gelijk aan-- en ik denk dat je het begint te begrijpen op dit moment.
Bu ornekteki f'(x), esittir-- Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Então, f'(x) neste exemplo é igual a... e eu acho que voce já pegou o jeito neste ponto.
Bu ornekteki f'(x), esittir-- Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Так что f1(x) здесь равна -- и кажется, вы уже поняли.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Aber sie stellte fest, dass sie zu weit von der Welt entfernt war, um dies zu tun.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Ale uświadomiła sobie, że robiąc to była zbytnio odsunięta od świata.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Dar şi-a dat seama că era prea detaşată de lume, făcând asta.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.하지만 그녀는 스스로가 세상의 일에서 너무 동떨어져 있다는 것을 깨달았습니다.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Maar ze besefte dat ze daardoor wat te ver van de wereld stond.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Mais elle s'est rendue compte qu'elle était bien trop détachée du monde en faisant cela.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Ma si accorse che era troppo distaccata dal mondo con questo lavoro.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Nhưng cô nhận ra cô đã quá tách biệt với thế giới khi làm việc đó.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Pero se dio cuenta de que estaba demasiado alejada del mundo haciendo eso.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Но она осознала, что, занимаясь этим, она слишком сильно оторвана от мира.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.Но тя осъзнала, че е прекалено откъсната от света правейки това.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.אך היא הבינה שבעבודתה זו היא מנותקת מהעולם.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.لكنها أدركت أنها كانت منفصلة جدا عن هذا العالم في عملها هذا.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.仕事は好きでしたが 繋がりがないと気付きました
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Cô yêu thích nó, nhưng cô đã quá tách biệt.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Elle adorait ça, mais elle était trop détachée.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Îi plăcea, dar era prea detaşată.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.그녀는 자신의 일을 사랑했지만, 너무 동떨어져 있었죠.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Kochała to, ale była za bardzo z boku.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Le encantaba, pero estaba demasiado lejos.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Lo amava, ma era troppo distaccata.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Sie liebte es, aber sie war zu weit entfernt.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Ze vond het prachtig, maar ze was te weinig geëngageerd.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Она любила свою работу, но была слишком оторвана от мира.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.Тя го обичала, но била прекалено откъсната.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.היא אהבה אותה, אך היתה מנותקת מדי.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.لقد أحبت تدريس الأدب ولكنها كانت منفصلة جدا.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.そして 1993年に
İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi. Benim işim yok bugün.V práci bude peklo.
İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.Ich habe verschlafen.
İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.Jag har försovit mig.
Saat 10. Uyuya kalmışım. İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.Son las diez, me he quedado dormido.
Saat 10. Uyuya kalmışım. İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.Sono le 10, mi ero addormentato.
Saat 10. Uyuya kalmışım. İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.Zaspałem, zrobią mi piekło w robocie.
Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Creo que le cogen el truco en este momento.
Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.Мисля, че вече го схващате.
İlgili Sayfalar