kopmuş ile cümle
kopmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un ödü kopmuştu bundan.Tom was freaked out by that.
Kapının mandalı kopmuştu.The door latch was broken off.
Carpeaux sokaklarda gerçek yaşam özneleri aramış ve klasik gelenekten kopmuştur.Carpeaux sought real life subjects in the streets and broke with the classical tradition.
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.As Jon and Sam take their vows near a heart tree, Jon's direwolf brings him a dismembered hand.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.A snake's detached head can immediately act by reflex and potentially bite.
Görünür ışıkta sarmal kollardan bir tanesinin bağlantısı kopmuş gibi görünmektedir.In visible light, one of the spiral arms appears to have a disconnected segment.
Ben diyordum ki, "Ah, bunlar dünyadan kopmuşlar."'Ah! Disconnect.'
Saat 10. Uyuya kalmışım. İşyerinde kıyamet kopmuştur şimdi.I've overslept; they'll raise hell at work
Simdi konudan kopmus olabilirsiniz.I think you get the hang of it at this point.
Fakat dünyada bunu yapanlardan çok fazla ilişkisinin kopmuş olduğunu farketti.But she realized that she was much too detached from the world doing that.
İşini seviyordu, fakat çok fazla ilişkisi kopmuştu.She loved it, but she was too detached.
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp-kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır" denecek.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Aranızdaki bağlar, tamamıyla kopmuş, boşuna umduklarınız elinizden çıkmış, kaybolup gitmiştir.Shattered lie your ties with them now, and gone are the claims you made."
Peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Resullere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri belirlendiği zaman; beklenen kıyamet kopmuştur.And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Kehaya, "Bir polis gücünü karakterize eden emir komuta zinciri, kuzeyde kopmuş durumda."The chain of command that should characterise a police force is cut [in the north].
Bu dönüş, herşeyden önce kopmuş bir sürekliliğin oluşturulması anlamına geliyor." dedi.First and foremost, this return means the establishment of a broken continuity," Grigorije said.
Odanın kapısının çerçevesi yanmıştı ve kapı menteşelerinden kopmuştu. [12]The door frame of the room was split and the door was torn from its hinges.[12]
Film başarı getirir, fakat Füsun ile Feridun'un evliliği kopmuştur ve Kemal de bu sonuçtan memnundur.Der Film wird erfolgreich, aber die Ehe von Feridun und Füsun geht in die Brüche.
Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum."Über eine Zusammenschau disparat erscheinender Kunst zu diesem Zeitpunkt.
Sanki kıyamet kopmuştur, ağaçlar devrilmeye, yer sallanmaya başlar, esrarengiz bir koro başlar.Assûrément un châtiment, mais un châtiment suffisamment grand pour servir d’exemple pour le futur ».
Oyun ertelendiğinde, Lujin gerçeklikten tamamen kopmuş halde kendini şehre atar.Quand on la joue en live, le public devient fou.
Sıkıntılı günler geçiren Galatasaray daha ligin başında yarıştan kopmuştu.Vichot préfère les courses disputées par beau temps.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Cuando lo hizo, su colmillo derecho se rompió del todo, hasta el labio y la cavidad nerviosa.
Görünür ışıkta sarmal kollardan bir tanesinin bağlantısı kopmuş gibi görünmektedir.A primera vista, parece como si hubiera una ruptura entre sus vínculos.
Bir yılanın kopmuş kafası ani hareket edip refleks ile ısırması ihtimal dahilindedir.Incluso, la cabeza separada de una serpiente puede actuar por reflejo y, es capaz de morder.
Kopmuş eli havada uçarken film biter. ^ "Final Destination 5".«Adiós a 'Con el culo al aire', final definitivo en Antena 3».
Buna itiraz edilince de aradaki ipler kopmuş.Lei protestò, ma la parte le fu comunque tolta.
İnsan ve kartal figürlerinin baş kısımları zaman içersinde kopmuştur.I piedi fabbrili ed agrimensorii si dividono in 10 once.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Когда она это сделала, её правый бивень полностью сломался, вплоть до губы и нервных окончаний.
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.Когда Джон и Сэм дают клятвы у сердце-дерева, лютоволк Джона приносит ему оторванную руку.
Raskolnikov bu noktada tamamen kopmuştur artık.Рашпиль каким-то образом уже находится там.
Yapraklanmış kaya da kopmuş kaya kütleleri S-tektonik olarak bilinir.وعندما برد شكَّل صخرًا صلباً يُعرف بالدوليرايت .
"Benim Sultanım, şimdi şehirde müjdeci geliyor diye bir gürültü kopmuştur.Morre um santo corria o sussurro pela cidade.
6.sezonun son bölümüne kadar gruptan kopmuş zaten bölümün sonunda Kenny geri dönmüştür.In de laatste aflevering van seizoen 6 komt Kenny weer plotseling weer aanlopen.
Uyduların yörüngeden çıkmasının ardından dünya üzerindeki tüm iletişim ağı kopmuştur.Zodra het schip weer uit de storm komt, blijkt alle communicatie met het vasteland te zijn verbroken.
Oyun ertelendiğinde, Lujin gerçeklikten tamamen kopmuş halde kendini şehre atar.Po przerwanej partii Łużyn chodzi bez celu po mieście w stanie całkowitego oderwania od rzeczywistości.
Bu sırada sağ fildişi tamamen kopmuş ve dudağı ile sinir boşluğuna kadar yarılmıştır.Její pravý kel se přitom celý odlomil až nahoru ke rtu a nervové dutině.
Sonrasında Paul ve Oliver kardeşlerin bu şirketle bağlantısı kopmuştur.Cserébe Michaelnek és fivéreinek a cég két reklámjában kellett szerepelnie.
Sonrasında Paul ve Oliver kardeşlerin bu şirketle bağlantısı kopmuştur.Ως αντάλλαγμα, ο Μάικλ και τα αδέρφια του συμμετείχαν σε δύο διαφημίσεις της εταιρείας.
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.Da Jon og Sam tager deres løfter i nærheden af et hjerte træ, Jons direwolf bringer ham en parteret hånd.
Böylece, İzanami ile İzanagi'nin aralarındaki bağ kopmuş olur.Det vil si at forbindalsene mellom Island og Danmark ble brutt.
Eser Bella ve Jacob ilişkisi kopmuş halde biter.Det skiftes mellom Bella og Jacobs synsvinkel i disse delene.
Kopmuş eli havada uçarken film biter. ^ "Final Destination 5".Lúc ấy cánh tay của anh bay vào phía màn hình. ^ “Final Destination 5”.
Bjugn 1853 yılında Ørland şehrinden kopmuştur.Bjugn đã được tách ra từ Orland năm 1853.
Jon ve Sam yeminlerini yürek ağacının yanında ederken Jon'un ulukurdu, kopmuş bir el getirir.〈心の木〉のそばでジョンとサムが誓いを立てている時、ジョンのダイアウルフが人間の手をくわえてやって来る。
Buna itiraz edilince de aradaki ipler kopmuş.当这一要求被拒绝之时,他们就全都溃逃了。
Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum."이 시대의 불멸의 대중 예술"이라고 격찬했다.
"Benim Sultanım, şimdi şehirde müjdeci geliyor diye bir gürültü kopmuştur.ביום חמישי, "בין מנחה למעריב נשמעה שמועה בבית המדרש צדיק בא לעיר".
Albay Brandt'ın bir bacağı kopmuştu fakat ertesi gün hastanede yaşamını yitirdi.ברנט שבר את רגלו ובילה כשישה שבועות בבית החולים.
Raskolnikov bu noktada tamamen kopmuştur artık.Z tohto úderu sa Krasnojarsk pomaly spamätáva dodnes.
Sonrasında Paul ve Oliver kardeşlerin bu şirketle bağlantısı kopmuştur.Šį kartą jam padėjo jo broliai Paul ir Ian.
Raskolnikov bu noktada tamamen kopmuştur artık.Raskolnikovil on kõik viimseni ette plaanitud.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Aber er fand dadurch die Verbindung mit den Wurzeln unterbrochen.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Dar pentru el a însemnat pierderea legăturilor cu tradiţia.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Hij vond dat de verbinding met de wortels was doorgesneden.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Jednak wydawało mu się się, że w mieście brakuje nawiązania do korzeni.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.그럼에도 그것이 뿌리가 끊긴 것처럼 느껴졌나 봅니다.
Ama ona göre şehrin kökleriyle olan bağlantı kopmuştu.Ma per lui era come se la connessione con le radici fosse stata mozzata.
İlgili Sayfalar