Ana içeriğe geç
Sözlük

kopar ile cümle

kopar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kadının kafası kopar.Ett huvud måste falla!
Yeni bir fırtına kopar.En storm bryter lös.
Bu küçük pulcuklar sırayla koparıldıkça, taş ilk halinden aşındırılmış olmaktadır.Toppen av stenen var försvunnen redan när stenen först blev känd.
Asansör yükselince kafası kopar.Hissen kommer till slut att få slut på minne.
Kayaçlar bu kırıkllar boyunca koparak birbirinden ayrılırlar.De stridande partierna provar att bita varandra tills den svagare lämnar platsen.
Korkarım sizden de koparmış.' der.Och du vet att jag vet att du stal den från mig, eller hur?"
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Ой, куди ти, чумаче, мандруєш?
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Почали в Паволочі осідати крайові та закордонні купці.
Meyve koparıldıktan sonra güneşte kurutulur.Після збору зрілих плодів їх висушують на сонці.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Не базікай — не займайся марними балачками.
Yoksa kıyameti koparır.Це період занепаду.
Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar.Вони викопали яму, де зараз трясовина.
'Bu işi sen yaptın, doğruyu söyle, kafanı kopartırız' dediler.«Ви робите це, як хочете, але відповідаєте за це головою».
Kesme ve koparma dişleri eksiktir.Це компенсує відсутність у них зубів.
Kadının kafası kopar.Той відвертає голову.
Musluğu koparılmış iken tamir edilmiştir.Після реформації бічні вівтарі було прибрано.
Tom ağaçtan bir elma kopardı.Том зірвав яблуко з дерева.
O öyküde de, benzer bir "tırpan" anlatıcının başını yavaş ve komik biçimde koparır.V tomto příběhu podobná kosa pomalu (a komicky) odděluje vypravěči hlavu.
1972 itibarıyla baskılamanın kaldırılmasıyla yalnızca koparma ve silkme branşları kaldı.Roku 1972 byl, namísto nutné opravy, beze zbytku zbořen.
Bu sayede Rusya ile bağlarını kopartmaz.Anglie nepřeruší styků s Ruskem.
Daha sonra fırtına kopar.Později přišla bouřka.
İsabet neredeyse geminin kıç tarafını kopartmıştı ve tamiratı 1942 baharına kadar tamamlanamadı.Zásah torpéda téměř odlomil celou záď lodi a opravy trvaly až do jara 1941.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.Proces odstranění fosfátové skupiny se nazývá defosforylace.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas plánuje získat výkupné od rodin zajatců, poté chce vězně prodat do otroctví.
Binada 83.000 m² (7,700 m²) alan aralığında toplantılar ve koparma alanları bulunmaktadır.Budova má 3 700 m² vnitřních prostorů pro pronájem – pro konferenční a výstavní využití.
Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını ısırıp kopardı ve yüzüğü ele geçirdi.Srazil Sama k zemi, skočil na neviditelného Froda, zápasil s ním, ukousl Frodovi prst a zmocnil se Prstenu.
Son olarak akciğerler bedenden kopartılarak omuzlara konuluyordu.Mezi tyto posunky patřilo například ukazované vytržení srdce z těla.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."După cum a scris Poe într-o scrisoare din 1848, aceasta „a făcut un zgomot mare”.
O öyküde de, benzer bir "tırpan" anlatıcının başını yavaş ve komik biçimde koparır.În acea povestire, o „coasă” similară retează încet (și comic) capul naratorului.
Ruh bu zincir koparsa rahatça hareket edebilir ama bu aynı zamanda zincirin çürümesine neden olur.Spiritul se poate mișca liber dacă lanțul a fost rupt, dar acest lucru face ca lanțul să înceapă a se coroda.
Ana tekrar gebe kaldığında önceki yavrusu ile bağı tamamen kopar.Când mama devine însărcinată din nou, legătura sa cu puiul ei precedent e permanent tăiată.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Nu confundați cu Nobila casă.
Korkarım sizden de koparmış.' der.Cred și eu că le încurca!...”.
İlerki senelerde koparan olarak anılmış ve değiştirilmiştir.În trecut s-a mai numit și Sădeni.
2000 yılında Genel İşçi Birliği yönetiminin gözünden düştü ve tüm bağlarını kopardı.Timp de mai bine de șaizeci de ani el a apărat Comitatul de toate lucrurile înfricoșătoare.
Daha sonra fırtına kopar.Ráadásul még a vihar is kitör.
Ama köyle bağlantılarını koparmamışlardır.Fiaival nem szakadt meg a kapcsolata.
1999 yılındaki NATO Müdahalesi ile Kosova, Sırbistan idaresinden koparıldı.1999-ben tárgyalt az akkori szerb vezetéssel Koszovó ügyéről).
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.A fiatal hajtások megtörve sajátos szagot árasztanak.
Kur davranışı olarak erkek kuşlar çiçeklerin taç yapraklarını koparıp dişilere sunar.A nőstény lepkék petéiket tápnövényeik virágaira, hajtásaira helyezik.
Her sene buradan da 10-15 bin kadar buz dağı kopar.Itt évente több mint 500 millió dollárnyi jégkár keletkezik.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.Murskattuina ne tuoksuvat voimakkaasti.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Eläinravintoa ne eivät syö.
Kadının kafası kopar.Naisen pää.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.Fosfaattiryhmän poistoa kutsutaan defosforylaatioksi.
(Aydaki Tüyleri Kim Kopardı?)Kuka teki Doverin kalliot?
Kesme ve koparma dişleri eksiktir.Kyynelkuopat ja sorkkarauhaset puuttuvat.
Belkıs Öztün Koparanoğlu (2002).Erja Ihalainen Kylmäverisesti sinun (2002) ...
Ayrıca hayvancılık kalkınma koparatifi de vardır.Lisäksi on karjanhoitoa harjoittavia fulbeja.
Antarktika ve Avustralya dönem sonunda birbirinden koparlar.Etelämanner ja Australia olivat lähellä toisiaan.
"Bad" "övüngen" sözleriyle "Hit the Road, Jack"ten koparılmış bir ilerleyiş olarak görüldü.Το Bad θεωρήθηκε ότι έχει πρόοδο χορδής Hit the Road, Jack.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Τι πρέπει λοιπόν κανείς, Μένιππε, να κάνει; ΜΕΝ.
Bu duruma Karşıyakalılar sessiz kalmazlar ve Biz İzmirli değiliz Karşıyakalıyız diyerek bağları koparırlar.Ελπίζω αυτές τουλάχιστον να είναι καλύτερα και να μην περνάνε αυτά που περνάμε εμείς..
Zaman zaman da gürültüler koparacaktır"...Σημαίνει ότι όπου να 'ναι σημαίνουν κι οι καμπάνες...".
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas har planer om at få en løsesum fra de unges forældre, og derefter sælge dem som slaver.
Yalan mıydı? der, beni buraya para koparmak için mi çağırdın?Han sagde: "Kan vi skaffe arbejde, og kan vi skaffe penge til at betale det med?"
Starscream'in uzuvu kopar, Skyquake ise uyanır.Han skræmmer Kousaku vågen om morgenen.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Hvor fuld var du egentlig, Søren Pind?.
Otu koparmayı başaran Gılgamış, Uruk'a dönüp yaşlı bir adam üzerinde otu deneyecektir.Han ville tage den med hjem til Uruk og udprøve dens virkning på en gammel mand.
Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak beze haline getirilir.Nålene lugter af Skarntyde (eller Kørvel), når man knuser dem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod