Ana içeriğe geç
Sözlük

kopar ile cümle

kopar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Aydaki Tüyleri Kim Kopardı?)Ладонщиков Г. Кто кого подвёл? — М.: Малыш, 1966.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?И какие памятники нам нужны, Кубрату?
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.В кубриках осуществлялся и приём пищи на опускаемых столах.
Adalet ile hukuk arasındaki bağı kesintiye uğratsa da o bağı tümüyle kopartmaz.Нарушать закон, находясь здесь, не совсем правильно.
Antarktika ve Avustralya dönem sonunda birbirinden koparlar.تبادلت كل من إسبانيا والولايات المتحدة إعلان الحرب على بعضهما البعض في أواخر نيسان / أبريل.
Genellikle babasından daima para koparır ve her zaman bunu başarmıştır.يَلْعبُ بقواعدِه الخاصةِ عادة ويربح دائماً.
Sovyet planı, Budapeşte'yi Macaristan'daki diğer Alman ve Rumen birliklerinden koparıp almayı amaçlıyordu.الخطة كانت قطع بودابست عن باقي القوات الألمانية والمجرية.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.آبي: لا تسخر، للهروب اوجه حسنة جدا..
Bu süreçte mayın hatlarında 9 mayın patlamış, 8 mayın ise halatlarından koparak sürüklenmişti.ونتيجة لهذا انفجر تسعة ألغام في خطوط الألغام .
Her sporcunun Koparmada üç kez, Silkmede üç kez halter kaldırmasına izin verilir.تحلق الشجرة ثلاث مرات،على أي غصن نجد الراحة.
Ufak sarsıntılarda koparlar.ينتشر بجذامير صغيرة.
Zaman zaman da gürültüler koparacaktır"...أجراس الهاتف ستقرع في ...".
Kararı ayrıca geride bıraktığı tüm bağları koparacağı anlamına da geliyordu.وهم الآن يأملون في تدمير ما تبقى منه.
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.وينقسم الاتجاه العقلانى إلى وظيفتى التفكير والشعور وكليهما له اتجاهه الخاص.
Yoksa kıyameti koparır.إذا ما طاعك الزمان.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Vós ouvistes a blasfêmia; que vos parece?
Koparılan yapraklar hemen tütsülendikten sonra yuvarlanmadan kurutulur.Suas penas brilham intensamente mesmo depois de arrancadas.
Finch, Surridge'in günlüğünden V'nin koparttığı sayfalar için "Kayıp sayfalarda ne vardı ki?Como comenta Finch nas páginas do diário que V rasgou Surridge é "O que foi nas páginas faltando, hein?
Bu olay Pompeius ile Jül Sezar arasında kalan son bağı da koparmış oldu.Este evento cortou o último laço remanescente entre Pompeu e César.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.As folhas quando esmagadas produzem um odor pungente.
Böylece askerlikle olan bağlarını fiilen koparmış oldu.De onde rompeu a ligação que as uniam.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.O processo de remoção desses grupos fosfatos é conhecido como desfosforilação.
Devrimciler heykellerin Fransız krallarına ait olduğunu sanmış ve kafalarını koparmışlardır.A Europa olhava para o poder dos monarcas franceses e procurava imitá-los.
Yoksa kıyameti koparır.Acaba traindo a Chronos.
Bu yüzden, onunla bağlantınızı koparmanız ahlâken yanlıştır.O problema é que o coração a vai trair com o homem errado.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Empregavam os braseiros portáteis ou cozinhavam fora.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Destrói as pessoas - deixa intacto os edifícios.
Film, özgürlüğünü koparmaya ve şarkıcı olma hayalini gerçekleştirmeye çalışmanın yolculuğunu sergiliyor.Ela abandonou o seu próprio futuro para ajudá-lo a realizar o seu sonho de ser um cantor.
O da Kartaca'nın denizdeki üstünlüğünü yeniden kurarak Roma ordusunu temelinden koparmayı başardı.Ele conseguiu cortar o exército romano de sua base e restabelecer a supremacia naval cartaginesa.
Sovyet planı, Budapeşte'yi Macaristan'daki diğer Alman ve Rumen birliklerinden koparıp almayı amaçlıyordu.Het plan was Boedapest volledig te omsingelen en af te sluiten van de overige Duitse en Hongaarse troepen.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Toen zij in een bootje op het Öskjuvatn voeren verdwenen zij zonder een spoor achter te laten.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Verbod op het eten van het vlees van een nog levend dier.
Wagner'den tamamen kopar.Maar het blijft Wagner.
Şemsun uyanarak bağı kopardı.Ik liet van schrik mijn soepketel vallen.
İlerki senelerde koparan olarak anılmış ve değiştirilmiştir.Ze zijn ondertussen afgevoerd en vervangen.
Hansel evden bir başka kek koparınca yine ses şarkıyı söyler: "Küçük fare kemirip lokmaları yutuyorsun!Als Hans een ander stuk afbreekt van het huis, roept de stem weer "Knibbel, knabbel, knuisje!
Bir gün, istenmeyen fırtına kopar.Het werd een dag zonder onweer.
Bir bardak suda fırtına koparır.Hij creëert een storm in een glas water.
Bir sigorta şirketinden çok para kopardılar.Ze plukten een verzekeringsmaatschappij voor veel geld.
İletişim eksikliği Baja California'yı yüzyıllarca ülkenin bütününden koparmıştır.Brak dogodnego połączenia z resztą kraju od wieków prowadził do izolacji Kalifornii Dolnej.
Kadının kafası kopar.Ogolcie jej głowę .
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."Jak pisał sam autor w liście z 1848 roku, „opowieść robi dużo szumu”.
Golfimbul'la savaştı ve onun kafasını tahta sopasıyla kopardı.Zabił też Golfimbula, ponoć strącając jego głowę drewnianym kijem.
Karındeşen Jack ilk seri katil olmasa da, işlediği suçlar ilk defa dünya çapında yaygara koparmıştır.Mimo że Rozpruwacz nie był pierwszym seryjnym mordercą, wywołał ogólnoświatową panikę.
O öyküde de, benzer bir "tırpan" anlatıcının başını yavaş ve komik biçimde koparır.W tej historii podobna „kosa” wolno i "komicznie" ucina głowę narratorowi.
Onunla bağlantınızı koparmanız onun ölümüne yol açacak.Czy też otaczająca go śmierć przyczyni się do jego śmierci?”.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?I pytam, co się zmieniło, panie Lechu, co się stało?
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.Nigdy jednak nie zerwał kontaktów z uczelnią.
Ufak sarsıntılarda koparlar.Rośnie w niewielkich kępach.
Ehlileştiren erkekler hayattan kopar veya ölür.Osoby stawiające opór bito lub zabijano.
Nurcan koparma ve silkmenin ardından toplamda da altın madalya kazandı.W biegu przewagę tę jeszcze powiększył i sięgnął po złoty medal.
Bret Hart, bu olayla beraber WWF ile olan bağlarını iyice kopardı ve WCW ile anlaşma imzaladı.W tym okresie Bret Hart kończył pracę w WWF i miał już podpisaną umowę z konkurencyjnym WCW.
Kolları koparcasına çalışır Ortalığı aydınlığa kavuşturmak için.Wierzą, że pomaga odnaleźć wewnętrzne światło.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Nie są dozwolone do spożywania zwierzęta padłe ani ze skazą.
Kudretli Baykal dağdan bir kaya koparıp uzaklaşan kızına doğru fırlattı.Polifem zabił go rzucając na niego olbrzymią skałę.
Asansör yükselince kafası kopar.Gdy pływa po wodzie ma podniesioną głowę.
Kırk sekiz maçla yenilmezliği elinde bulunduran Bart, Homer'ın boksörünün kafasını tek raund ile koparır.Obesegrad 48 matcher i rad, behöver Bart bara gå en rond för att slå av huvudet på Homers boxare.
42 - 46 adet olan keskin dişleri et koparıp yemeğe uygundur.De 42 till 46 tänderna är specialiserade på kött som föda.
Bu topraklar, I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'dan kopartılmıştı.Detta område gick dock Tyskland förlorat redan efter första världskriget.
İRTİBATI KOPARMAYIN.GÜZEL EVLER YAPTIRIN.Ej att förväxla med de sköna konsterna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod