Zaman zaman da gürültüler koparacaktır"...Parce qu'on ferait du bruit en ce moment. ».
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Certains-nes deviennent fugitifs quand ils et elles ne se présente pas a leur comparution ultérieur.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Ça sert à quoi, caner, dis-moi ?
65 milyon yıl önce, Ur'un Afrika kısmı Hindistan'dan koparak meydana geldi.Il y a 125 millions d'années, l'Inde se détache entièrement de l'Afrique.
Bu topraklar, I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'dan kopartılmıştı.L’Allemagne a été occupée après la Première Guerre mondiale.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Des sacs de farine sont éventrés et pillés.
JVC, 2. Dünya Savaşı sırasında yabancı ortakları ile ilişkilerini kopardı.JVC coupa ses liens avec RCA au début de la Seconde Guerre mondiale.
Kısacası Nedim’i gelenekten koparmak olası değildir.De toutes façons c'est certainement notre seule chance d'arrêter Néfarious.
Kadının kafası kopar.La remise de sa tête.
Yıllar geçtikçe babasıyla bağlarını tamamen kopardı.À cette époque, elle a quasiment rompu tout contact avec sa famille.
(Güney Kore Yeongsan Nehri) Dış kuvvetler ^ KOPAR, İbrahim; ŞAROĞLU, Fuat.MOLES, Abraham; y otros: Los objetos.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.No tuvieron descendencia en común.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.No comer la carne de un animal vivo.
Ayrıca yine bu dizi Rick'in kâtil olacak bir kişinin boynunu ısırarak kopardığı bir dizi.Y uno en el que Rick le muerde el cuello a un delincuente.
Hansel evden bir başka kek koparınca yine ses şarkıyı söyler: "Küçük fare kemirip lokmaları yutuyorsun!Cuando Hansel parte otro trozo de la casa, vuelve a oírse: "¡Muerde, muerde, pequeño ratón!
Korkarım sizden de koparmış.' der.También van a por tu culo.»
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.No rompió, en cualquier caso, el contacto con su maestra.
1863'te yılın en gürültü koparan aktivitesine ise bizzat Fransız devleti sponsor oldu.El evento clamoroso de 1863 fue de hecho patrocinado por el gobierno francés.
Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir.El proceso de eliminar el grupo fosfático se denomina desfosforilación.
Vali, Merle'nin iki parmağını ısırarak koparır ve ardından tabancasıyla Merle'yi öldürür.El Gobernador obtiene la ventaja y muerde dos de los dedos de Merle.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Me olvidaste La tapa ¿Qué tal si pasa?
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.Vaas planea extorsionar el dinero de rescate de sus padres, para luego venderlos como esclavos.
Wagner'den tamamen kopar.Fácil inicio de Wad.
Bu küçük pulcuklar sırayla koparıldıkça, taş ilk halinden aşındırılmış olmaktadır.Una vez que el veneno se ha sacado del todo, la ‘piedra' se desprende por sí misma. ...
Yeni bir fırtına kopar.Una tormenta inmóvil.
Ancak kafası koparılınca ölebiliyor.Su poder solo se rompe cuando ella muere.
Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar.Siembra vientos y recogerás tempestades.
İlerki senelerde koparan olarak anılmış ve değiştirilmiştir.Fue modificado y completado por las generaciones posteriores.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Se prepara batiendo en la coctelera todos los ingredientes.
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Price Zakhaev'i kolundan vurur ve Zakhaev'in kolu kopar.El jugador usa su pistola para matar a Zakhaev.
Tecrit (izolasyon veya hiçleşme), bir insanın dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması olayıdır.El martilleo interior se vuelve algo que sucede en el exterior.
Fenrir, Ragnarok geldiğinde zincirini koparacak ve Ragnarök'ü başlatacaktır.Fenrir seguirá encadenado hasta el día de Ragnarök.
Her sporcu koparmada ve silkmede üçer kaldırış yapar.Luego cada competidor deberá nadar y franquear 3 obstáculos.
Yolda yiyecek bitince Er Töştük kendi etinden parçalar kopararak Karakuş'a verir.Después de hacer las tortas... echamos harina a todo el mundo.
İğne yapraklar koparılınca kötü bir koku verir.Le foglie se stropicciate emanano un cattivo odore.
Antarktika ve Avustralya dönem sonunda birbirinden koparlar.Antonio e India si rimettono finalmente insieme.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Tu popolo povero e abbattuto cosa farai?
Ama köyle bağlantılarını koparmamışlardır.Non abbiamo pugnalato i nostri mariti.
Yeni bir fırtına kopar.Scoppia una tempesta.
Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın.Allora attacca con tutta la forza e raccogli i pezzi.
Eğer Kader Zinciri kasten kopartılırsa, bu manevi aşağılaşmaya neden olur.Ma senza una guida spirituale, tale libertà può portare ad un declino spirituale.
Onlarla bağlantısını koparmak için onlarla iyi geçinmeye bakar.Stiamo compiendo ogni sforzo possibile per contattare queste persone.
Onunla bağlantınızı koparmanız onun ölümüne yol açacak.Distruggerla causerà la sua morte.
Harap durumdaydı, ayna taşı kırılmıştı ve musluğu koparılmıştı, su gelmemekteydi.Aveva finito la benzina perché l'indicatore era rotto e i box erano troppo lontani per spingere l'auto.
Anakin'in seçimi Padme'yi yaşama isteğinden koparmış ve doğum sırasında bilinçli ölüme itmiştir.Anakin è tormentato da incubi in cui vede Padmé morire a causa del parto.
Fakat defterin ön önemli sayfaları koparılmıştır.Della lettera si sono però perse le prime pagine.
Onlarla ilişkileri kopardık.Мы разорвали с ними отношения.
O tuttuğunu koparıyor.Он доводит до конца всё, за что берётся.
Kötü otları kopardı ve onları attı.Он выдернул сорняки и отбросил в сторону.
Bu, Bari ile Güney İtalya'daki Müslüman gücün diğer kutbu olan Taranto arasındaki iletişimi koparmış olabilir.Это существенно ухудшило связь между Бари и Таранто, другим мусульманским владением в южной Италии.
Aralık 1758 yılında kırbaçlamaya, burun deliklerinin koparmasına ve ömür boyu hapise mahkûm edildi.В декабре 1758 года Батырша был приговорен к наказанию плетьми, вырыванию ноздрей и пожизненной каторге.
Kadının kafası kopar.Женщины бреют голову.
Nehir'le ilişkileri iyice kopar ve olaylar başlar.Где начинаются реки и куда они впадают?
NetBSD ve FreeBSD eş zamanda doğarken, OpenBSD işletim sistemi NetBSD'den koparak oluşmuştur.NetBSD и FreeBSD появились в 1993 году, OpenBSD отделилась от NetBSD в 1995-м.
Canlı bir hayvanın etini kopartıp yememek.Запрещается употреблять в пищу мясо, отрезанное от живого животного.
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.Он никогда не объяснял причин своего ухода из группы.
Kıravat kopar, Genç yere düşer, Kendine gelir.Край шляпки рубчатый, в молодом возрасте подвёрнут, затем приподнят.
Yeni bir fırtına kopar.Новая Бурятия.
Nereye gitseler halk onlara saldırmakta ya da para koparmaya çalışmaktadır.Жители города пробуют бороться с огнём или убежать от него.