Ana içeriğe geç
Sözlük

kopar ile cümle

kopar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nedir o gürültü koparacak olan?What is the startling calamity?
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?How will you comprehend what the startling calamity is? --
Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
İşte o gün ansızın kopacak kıyamet kopar.On that Day will come what is to come.
Sonra da elbette şah damarını çeker koparırdık.Then cut off his aorta,
O şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket.THE STARTLING CALAMITY.
Ve ne bildirdi sana, nedir o şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket?How will you comprehend what the startling calamity is? --
Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık.We would have seized him by his right hand,
işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).On that Day will come what is to come.
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).Then cut off his aorta,
Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir.No one can reveal it except He.
Kötü sözün durumu da, yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.An evil act is like a rotten tree torn out of the earth with no (base or) firmness.
İşte o gün olan olur, kıyamet o gün kopar!On that Day will come what is to come.
Meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır.With fruits hanging low within reach,
Kötü bir söz de, yerden koparılmış köksüz kötü bir ağaç gibidir.An evil act is like a rotten tree torn out of the earth with no (base or) firmness.
İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Ağaçların gölgesi üzerlerine sarkmış ve meyveler yaklaştırılarak koparılmaları kolaylaştırılmıştır.The shadows will bend over them, and low will hang the clusters of grapes.
Toz koparanlara,Raising clouds of dust,
Biz onlardan önce nice nesilleri silip süpürdük. O zaman ne çığlıklar, ne feryatlar kopardılar!How many a generation We destroyed before them, and they called, but time was none to escape.
İnkâr edenler dediler ki: "Şu Kur'an'ı dinlemeyin! O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
O zaman ne çığlıklar, ne feryatlar kopardılar! Ama kurtuluş zamanı çoktan geçmişti! [21,12-13]They cried out [for help], but gone was the time for escape.
O okunurken yaygara koparın ki, galip gelesiniz."Drown it out with noise, so that you may gain the upper hand."
Şu anki bağlantıyı koparmak istiyor musunuz?Do you want to drop current connection?
Bağları koparSnap-to Bonds
Koparma Eşiği:Snap-to Threshold:
Ancak partiye mensup belediye başkanları şimdilik hükümetle ilişkileri koparmama kararı aldılar.Party mayors, however, have decided not to cut relations with the government for the time being.
Aile üyelerine aynı somundan koparılmış ekmek parçaları dağıtılır.Family members receive pieces of bread broken off the same loaf.
Taylan koparmada 90 kilo, silkmede 108 kilo ve toplamda 208 kilo kaldırarak şampiyon oldu.Taylan became champion by lifting 90kg in snatch, 108kg in clean and jerk and 208kg in total.
Kosovalı Sırplar, BM ve eyalet kurumlarıyla ilişkileri kopardılarKosovo Serbs sever ties with UN, provincial institutions
Begay koparmada ilk sırada yer almasına karşın silkmede dördüncü oldu.Begaj was first in the snatch lift but finished fourth in the clean and jerk.
Benim için önemli olan, ne olursa olsun iletişimi koparmamaktı."For me, it was important that we stay in touch, no matter what," Divac said.
Altın madalyayı koparmada 143 kilo, silkmede ise 176 kilo kaldıran Çinli Zhang Xiangxiang aldı.China's Zhang Xiangxiang took gold by lifting 143kg in the snatch and 176kg in the clean and jerk.
Makedon diasporası bağları koparmamaya çabalıyorMacedonian diaspora strive to keep in touch
Gül, cumhurbaşkanı olduktan sonra AKP ile ilişkilerini koparacağına söz verdi.He has said he will cut ties with the AKP after assuming the presidency.
Geçmişiyle bağlarını koparan Sırbistan gizli servisi açık şekilde yeni çalışanlar işe alıyor.In a break with past practices, Serbia's secret police force is publicly recruiting new employees.
Koparma ve silkme madalyalarını içeren sonuçlarResults including snatch and clean & jerk medals
Yine de, kaninlerin en çok görülen işlevi besinleri koparmaktır.Nonetheless, the most common action of the canines is tearing of food.
Otu koparmayı başaran Gılgamış, Uruk'a dönüp yaşlı bir adam üzerinde otu deneyecektir.He recovers the plant and plans to test it on an old man when he returns to Uruk.
Mermi Cabey'nin arkasına girdi ve omuriliğini kopardı.The bullet entered the rear of Cabey's side and severed his spinal cord.[20]
İyon oluşumu bağlamında "yumuşak", kimyasal bağları koparmadan iyon oluşturmak anlamına gelir."Soft" in the context of ion formation means forming ions without breaking chemical bonds.
Dünya Savaşı sırasında Brezilya, Japonya ile ilişkileri kopardı.During World War II, Brazil severed relations with Japan.
Francisco de Goya, Koparılmış Hindi (1810).Francisco de Goya, Plucked Turkey (1810).
1880 civarında Viyana ile olan bağlarını kopardı ve kalıcı olarak Paris'e yerleşti.Around 1880, he broke his contacts with Vienna and settled permanently in Paris.
Sonunda, hücreler o kadar büyürler ki koparlar.Eventually, the cells become so large that they detach.
Koparılmış telli bir çalgıdır.It is a plucked string instrument.
Aramızdaki güven bağını kopardın.Das Vertrauen zwischen uns hat einen Riss bekommen.
Bir çiçekten hoşlanan onu koparır.Bir çiçeği seven ise ona ihtiyacı olan şeyi verir .Wer eine Blume mag, der pflückt sie. Wer sie liebt, der gibt ihr, was sie braucht.
Mart 2000'de buzdağı B-15, Ross Buz Sahanlığı'ndan koparak kuzeye doğru denizde ilerler.Im März 2000 brach der Eisberg B-15 vom Ross-Schelfeis ab und trieb danach in Richtung Norden auf das Meer.
Örnek 1 100 kilo ağırlığındaki bir erkek halterci 135 kg koparır ve 165 kg silkme.Beispiel 1 Ein 100 kg schwerer männlicher Heber reißt 135 kg und stößt 165 kg.
İlerki senelerde koparan olarak anılmış ve değiştirilmiştir.Vielmehr wurde es in den folgenden Jahren instand gesetzt und umgebaut.
Daha sonra fırtına kopar.Kurz danach bricht ein Gewitter aus.
Bu aileler, köy ile olan bağlantılarını koparmamışlardır.So blieben die Toten in Verbindung mit ihrem Dorf.
Bu küçük pulcuklar sırayla koparıldıkça, taş ilk halinden aşındırılmış olmaktadır.Beim letzten Ansetzen des Meißels wird der Stein lebendig.
Yani bir sonraki elektronu koparmak için daha fazla enerji gerekir.Damit kann beim späteren Rückfluss zusätzlich elektrischer Strom erzeugt werden.
Antarktika ve Avustralya dönem sonunda birbirinden koparlar.Australien und Antarktika hatten sich bereits gelöst, befanden sich aber noch nahe beieinander.
Ancak grupla da ilişkisini hiçbir zaman koparmadı.Den Kontakt zu seinem Dorf hat er nie abbrechen lassen.
Müsabaka koparmayla, atletin belirttiği en düşük ağırlık ile başlar.Der Wettkampf beginnt mit dem Reißen, wobei der Heber mit dem am niedrigsten gemeldeten Gewicht beginnt.
Çikatilo, dişleriyle Tkaçenko'ya saldırdı, göğüs uçlarını dişleriyle kopardı.Man sagte, der Gott Ganesha habe sie mit seinem Rüssel oder seinem Stoßzahn aufgesaugt.
Sonunda zincirler kopar ve adadaki çocuklar iki gruba ayrılırlar.Die Kirche verfiel, die Insel zerbrach in zwei Teile.
Kötü otları kopardı ve onları attı.Il arracha les mauvaises herbes et les jeta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod