Ana içeriğe geç
Sözlük

koordinasyon ile cümle

koordinasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Nikel sülfürde koordinasyon ortamları Nikel Kükürt oktahedral üçgen prizmatikCoordination environments in nickel sulfide Nickel Sulfur octahedral trigonal prismatic
Karakteristik olarak bu tür bileşikler, koordinasyon sayıları dörtten büyük olan bor içerir.[1]Characteristically such compounds contain boron with coordination numbers greater than four.[1]
Diğerleri, Roma generalleri arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çeker.Kritiker beklagten den Untergang der musikalischen Tradition der Gitanos.
Türkiye'de kalkınma ajanslarının koordinasyonundan Kalkınma Bakanlığı sorumludur.In Österreich sind die Sicherheitsbehörden für die Sicherheitsverwaltung zuständig.
TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı).Management and Coordination Agency, „Amt für Management und Koordination“).
Koordinadora Abertzale Sozialista (Abertzale Sosyalist Koordinasyon Konseyi, KAS).Koordinadora Abertzale Sozialista (KAS) : Coordinateur patriote socialiste.
Koordinasyon şu anlamlara da gelebilir: Koordinasyon bağı Koordinasyon bileşiğiOn distinguera : le coordonnant, mot de liaison de la coordination.
Stigmergy etmenler ve eylemler arasında doğrudan olmayan koordinasyon mekanizmasıdır.En biologie, la stigmergie est un mécanisme de coordination indirecte entre les agents.
2010 yılından beri Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Olimpiyat Komitesinin Koordinasyon kurulunun üyesi.Depuis 2010, il est membre du Comité exécutif du Conseil national olympique du Kazakhstan.
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Lavoisier pose les fondements de la chimie moderne.
Ödülün koordinasyonu Norveç Matematik Topluluğuna bırakılmıştır.Le prix est géré par le conseil de la société mathématique de Norvège.
İşçi Mücadelesi Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluşu KoordinasyonuIl est membre de la Coordination pour la refondation de la Quatrième Internationale.
Grup ayrıca mali hizmetler alanındaki iştiraklerin de koordinasyonundan sorumludur.La loi précise également les obligations du donneur d’ordre en matière de solidarité financière.
Koordinasyon Kurulu Başkanı Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dır.Le grand chancelier de l'ordre est le ministre des Affaires étrangères.
Erdoğan sürecin koordinasyonunu üstüne almıştır.Garamont semble avoir adhéré à la Réforme.
Koordinadora Abertzale Sozialista (Abertzale Sosyalist Koordinasyon Konseyi, KAS).Koordinadora Abertzale Sozialista (KAS, Coordinadora Patriota Socialista).
Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluşu Koordinasyonu'nun Türkiye seksiyonudur.Es la sección turca de la Coordinadora por la Refundación de la Cuarta Internacional.
Kaynakçı operatörler tarafından gerekli üst düzey dikkat ve koordinasyon sağlanmalıdır.Son los responsables de las maniobras que requieren más precisión y coordinación.
Polisülfitler koordinasyon kimyasında ligand olarak sınıflandırılırlar.Sirve como ligando en química de coordinación.
Koordinasyon Kurulu Başkanı Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dır.El Secretario de Coordinación Ejecutiva de la Presidencia.
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Werner sviluppò le basi delle moderne teorie della chimica di coordinazione.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.Ha inoltre modificato chirurgicamente anche il naso e le labbra.
Koordinasyon Kurulu Başkanı Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dır.Il gran cancelliere è il ministro per gli affari esteri.
İşçi Mücadelesi Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluşu KoordinasyonuКоординационный комитет за возрождение Четвёртого интернационала.
Parti Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu üyesidir.Входит в объединение Международная координация революционных партий и организаций.
Talebenin denge ve koordinasyonunu geliştirmesini sağlar.Улучшает чувство равновесия и координацию.
1984 ve 1985 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda Koordinasyon Genel Müdürü oldu.В 1984 и 1985 годах был министром планирования.
Kalkınma ajanslarının koordinasyonunu sağlamak ve bunlarla ilgili iş ve işlemleri yürütmek.ينسق بين اعمال القطاعات والادارات العامة بما يكفل تنفيذ المهام والواجبات.
Bahai Dininin uluslararası yönetim ve koordinasyonunun pek çoğu Bahai Dünya Merkezinde gerçekleştirilmektedir.Grande parte da governança e coordenação internacional da Fé Bahá'í ocorrem no Centro Mundial.
Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluşu Koordinasyonu'nun Türkiye seksiyonudur.O EEK é a seção grega da Coordenação para a Refundação da Quarta Internacional .
Tüm muhalefet örgütleri Mart 1976’da ortak bir bildirge kaleme alarak Demokratik Koordinasyonu oluşturdular.A reunião das forças políticas da oposição em março de 1976 dá origem à "Coordenação Democrática".
60'larda Afrika, Asya ve Avrupa'nın bölgesel koordinasyon yapıları oluşturuldu.In de jaren zestig werden regionale coördinatiestructuren gevormd voor Afrika, Azië en Europa.
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Werner ontwikkelde de basis voor de moderne coördinatiechemie.
2010 yılından beri Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Olimpiyat Komitesinin Koordinasyon kurulunun üyesi.Sinds 2010 is hij daarbij lid van het Executief Comité van de Nationale Olympische Raad van Kazachstan.
Değişiklik yapılacağı zaman komşu ülkeler arasındaki koordinasyonlar değişiklik gösterir.Door de toenemende handelscontacten tussen de middeleeuwse steden zou dit echter veranderen.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cis-trans-isomerie komt zowel voor in organische verbindingen als in anorganische coördinatieverbindingen.
Hidrosefali görülen kimselerin hareket, görme ve koordinasyonla ilgili problemleri olabilir.Niektóre osoby cierpiące na wodogłowie mają problem z poruszaniem się, widzeniem i koordynacją ruchową.
İşçi Mücadelesi Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluşu KoordinasyonuTrockizm Komunizm Kolektywizm Kolektywizacja Czwarta Międzynarodówka Zdegenerowane państwo robotnicze
Stigmergy etmenler ve eylemler arasında doğrudan olmayan koordinasyon mekanizmasıdır.Stygmergia jest to mechanizm pośredniej komunikacji pomiędzy agentami i czynami.
Polisülfitler koordinasyon kimyasında ligand olarak sınıflandırılırlar.Jednakże w chemii koordynacyjnej wiązanie koordynacyjne uważane jest za rodzaj wiązania kowalencyjnego.
TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı).Komisja Prawdy i Pojednania w Kanadzie (Truth and Reconciliation Commission of Canada).
Grup ayrıca mali hizmetler alanındaki iştiraklerin de koordinasyonundan sorumludur.Den fungerar även som samordnare av säkerhetstjänsten på delstatsnivå.
Bahai Dininin uluslararası yönetim ve koordinasyonunun pek çoğu Bahai Dünya Merkezinde gerçekleştirilmektedir.Велика частина міжнародного управління та координації Віри Бахаї відбувається у Всесвітньому Центрі бахаї.
60'larda Afrika, Asya ve Avrupa'nın bölgesel koordinasyon yapıları oluşturuldu.У 60-х були створені координаційні структури для Африки, Азії та Европи.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Цис- і транс- ізомерія відбувається як в органічних молекулах, так і неорганічних координаційних сполуках.
1984 ve 1985 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda Koordinasyon Genel Müdürü oldu.У 1984 та 1985 роках очолював міністерство планування.
Ayrıca derginin akademik koordinasyonu görevini üstlenmişti.Реформа торкнулася також господарських справ Академії.
2010 yılından beri Kazakistan Cumhuriyeti Ulusal Olimpiyat Komitesinin Koordinasyon kurulunun üyesi.З 2010 року –– член Національного олімпійського комітету України.
Erdoğan sürecin koordinasyonunu üstüne almıştır.В Лінкольн вирішили повністю переробити Континенталь.
Werner, modern koordinasyon kimyasının temellerini atmıştır.Werner položil základy moderní koordinační chemie.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Izomery cis a trans se vyskytují jak u organických molekul, tak u anorganických koordinačních komplexů.
Tüm İTÜ Kütüphaneleri ve Kütüphane Hizmetleri'nin yönetim ve koordinasyon merkezidir.Nicméně je i nadále pověřena poskytovat poradenské a koordinační služby knihovnám v okrese Most.
Parti Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu üyesidir.Organizace je členem maoisticky orientované Mezinárodní koordinace revolučních stran a organizací.
Dokuz aylık olduklarında ağız, hortum ve ayak koordinasyonları mükemmelleşmiştir.La nouă luni, coordonarea gurii, trompei și picioarelor este perfecționată.
Aynı zamanda dudak ve bacak koordinasyonunda gelişmeler görülür.În același timp, apar îmbunătățiri ale coordonării buzelor și picioarelor.
Metal içeren bileşiklerin birçoğu, özellikle geçiş metalleri içerenler koordinasyon bileşikleridir.Majoritatea compușilor chimici ce conțin metale, în special metale tranziționale, sunt complecși coordinativi.
Diğerleri, Roma generalleri arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çeker.Activează în cadrul influentei Ligi pentru Unitatea Culturală a tuturor Românilor.
Cis ve trans izomerler hem inorganik koordinasyon komplexlerinde hem organik moleküllerde meydana gelir.Cisz és transz izomerek szerves molekulákban és szervetlen koordinációs komplexekben is előfordulhatnak.
Talebenin denge ve koordinasyonunu geliştirmesini sağlar.Fejleszti a kondicionális- és koordinációs képességeket.
Toplantılar Ortak Koordinasyon Grubu tarafından organize edilmektedir.A rendezvényeket a párt helyi szervezetei koordinálták.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod