konuya ile cümle

konuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Každé číslo je věnováno nějakému ústřednímu tématu.
Bazı kaynaklarda bu konuya dair geniş veriler yer alır.Právě odtud pocházejí četnější údaje.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Pověz, víš-li něco rozumného o tom.
Sofokles bu oyununda karakterden çok konuya ağırlık vermiştir.Ptolemaios měl prý v tomto díle zveličovat vlastní význam.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.În legătură cu aceasta s-au păstrat multe anectode despre felul său de a fi distrat.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Ebből az alkalomból mondta el dicsőítő beszédét.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Minden témahét más témát dolgoz fel.
Anlatıcının konuya hazırlıklı olması gerekir.Azaz: a beszélő a tárgynál maradjon.
OGame ile hemen hemen aynı konuya sahiptir.Még a bidével kapcsolatos poén is majdnem azonos.
Ama Bart'ın prodüksiyonunda, kendisi de bir yahudiydi, bu konuya daha sempatik yaklaşıldı.Pahasta juutalaisesta Fagin-hahmosta Bart, itsekin juutalainen, teki romaania sympaattisemman ja koomisemman.
1954-1958 yılları arasını bu iki konuya konsantre olarak geçirdi.Vuosina 1954–1958 ne olivat esillä Vaasassa.
Üçüncü konudan altıncı konuya kadarki bölümde ise İsrail'in işlediği günahlar üzerinde durulur.Luvut 3-6 tarkastelevat Israelin syntejä tarkemmin.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Kirjeessä tälle Vardanes kiitti saamistaan hyvistä palveluksista.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Sarjan jokainen osa keskittyy tiettyyn aiheeseen.
Dışişleri Bakanlığı görevlisi Eduard Nalbandyan konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.Ulkoministeri Alexander Stubb vaati kirjeen lähettäjää julkisuuteen.
Nintendo Wii, bu konuya daha odaklı olarak çalışmaktadır.Myöhemmin Nintendo on ollut asiassa vähemmän aktiivinen.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Έγινε διεθνής συνάντηση, επίσης, το 1992 στο Παρίσι ώστε να δημοσιοποιηθεί το θέμα και να αναληφθεί δράση.
Ancak bir süre sonra konuya ilişkin yayınlara yasak konuldu.Από τότε όμως στο κοινό απαγορεύεται γενικώς η είσοδος για λόγους ασφαλείας.
Eğer bir çizim medikal bir konuya açıklık getiremiyorsa çizim olarak hiçbir değeri yoktur."Αυτό που μπορεί να είναι σαφές για έναν ηλίθιο δεν είναι άξιο της προσοχής μου."
Bu konuya o kadar önem vermekteydi ki, bazen evinden günlerce çıkmaz olmaktaydı.Κύρια ασχολία του ήταν το κυνήγι και τακτικά έλειπε επί μέρες από το σπίτι του.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Κάθε χρόνο εστιάζει σε διαφορετικό θέμα.
OGame ile hemen hemen aynı konuya sahiptir.Έχει εν πολλοίς παρόμοια στόχευση με το Xubuntu.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Hver have er dedikeret et bestemt tema.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Det er mange anekdoter om disse møder.
Yonkomaların çoğunda mizah avantaj teşkil etse de, ciddi konuya sahip yonkomalar da bulunmaktadır.Nogle yonkoma beskæftiger sig også med alvorlige emner, men de fleste gør det dog med humor.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Hver av nettsidene fokuserer på forskjellige ting.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Det er mange anekdoter om disse møtene.
Üç önemli Arap kronik-tarihçi bu konuya biraz detaylı değinmişlerdir.Ikke færre enn syv krøniker forteller om det hele.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Setiap seri mengkhususkan pada topik tertentu.
Hindu kültürü bu konuya bir istisna oluşturmaktadır.Akulturasi budaya ini menciptakan perpaduan budaya yang unik.
Yonkomaların çoğunda mizah avantaj teşkil etse de, ciddi konuya sahip yonkomalar da bulunmaktadır.Beberapa Yonkoma juga membahas topik yang serius, tetapi sebagian besar disertai humor.
İlgililer konuya eğilip araştırdılar ve 1953 yılında bu ödüle yazar layık görüldü.Keinginan untuk menjadikannya terberkati diperkenalkan pada 1956.
Bunrakular, kabuki ile pek çok ortak konuya sahiptir.Bunraku có chung nhiều chủ đề với kabuki.
Sudan-Güney Sudan veya Pakistan-Hindistan arasındaki çatışmalar bu konuya örnek teşkil eder.Các sa mạc Thar gần biên giới Ấn Độ / Pakistan là thuộc loại này.
Yine 1992 yılında dünyanın bu konuya dikkatini çekmek için Paris'te uluslararası bir toplantı düzenlendi.Nó đã tổ chức một cuộc họp quốc tế vào năm 1992 tại Paris để đặt chủ đề trước thế giới và bắt đầu hành động.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.Điều này đã không được nghe đến vào lúc đó.
Bir sünen kitabı gibi (İbni Mace'ninki) konuya göre düzenlendiğinden, Sünen olarak bilinir.訳は参考にあげた岩波文庫版(小泉訳)による。
OGame ile hemen hemen aynı konuya sahiptir.ヤッツィーとほとんど内容が同じ。
Her objektifin aynı konuya aynı uzaklıktan bakarken gördüğü alan odak uzaklığı ile değişir.全ての楽器が同じ旋律を奏するところから中間部で、変ホ長調に転調する。
Kişi tarafından bilinmeyen ve tanımlanamayan bir konuya erişim.本作では名前がわからない人物、明かされていない人物が存在する。
Anlatıcının konuya hazırlıklı olması gerekir.纂述务必合乎品题。
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.숫자는 각 대회별 순위를 가리킨다.
Kişi henüz konuya duyarsızlaşmamış fakat tavırları umursamazcadır.타인에겐 무관심한 모습을 보이지만 나쁜성격은 아니다.
Kişi tarafından bilinmeyen ve tanımlanamayan bir konuya erişim.사람들의 눈에 띄지 않고 아무도 모르게 특정 대상을 쫓아다닌다.
Müziğimiz bu konuya odaklı gözüküyordu.)... -Rick Wright당신은 위대한 행동을 한거야(RICK MONDAY...
Konuya ilişkin güncel bir örnek ise, Ankara Savaşı’nın gerçekleştiği mekanla ilgili tartışmalardır.“이것은 오랬동안 지속되어 오고 있는 논쟁이며 반란적 아나키스트 서클 내에선 여전히 진행되고 있는 논쟁이다.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.그러나 그 당시에는 이러한 점이 널리 받아 들여지지 않았다.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.כל גיליון מוקדש לנושא אחר.
Seçilen konuya ait sorular her üye organizasyona, öğrencilere ulaştırılmak üzere dağıtılır.Изборът на теми, които ще бъдат обсъдени е отворен за всички студенти.
Anlatıcının konuya hazırlıklı olması gerekir.Нали новините би трябвало да са обективни?
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Kritici ústavy ďalej tvrdili, že jej text obsahuje nejasnosti a rozpory.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Vsako poglavje obravnava posamezen vidik splošnega predmeta.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Kiekvienas numeris nagrinėjo atskirą temą.
Şiirlerinde her konuya yer vermesine karşın sevda teması ağırlıktadır.Dar būdama gimnaziste susidomėjo poezija, jos eilėraščiuose vyravo meilės tema.
Müzede 22 ayrı döneme ve konuya ait 34 ayrı salonda çeşitli eserler sergilenmektedir.Šiuo metu muziejuje yra 34 atskiri lankytini objektai.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Raamatu iga peatükk on pühendatud eri teemale.
Ama aslında bu konuya farklı şekilde geldim.Ale já jsem se ve skutečnosti dostala k tomuto tématu jiným způsobem
Ama aslında bu konuya farklı şekilde geldim.Dar am ajuns la acest aspect într-un mod diferit.
Ama aslında bu konuya farklı şekilde geldim.Eigentlich bin ich auf dieses Problem gestoßen auf einem anderen Weg.
Ama aslında bu konuya farklı şekilde geldim.Jednak moją uwagę na ten problem zwróciło coś innego.
İlgili Sayfalar