konuya ile cümle
konuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden Aristoteles bu konuya olumsuz yaklaşmaktadır.Aristote, pour sa part, adopte une approche plus empirique de la question.
Makalelerinde bu konuya ilişkin birçok örnek vardır.Mais dans l’art cohabitent tant de raisons.
Durumun kendisiyle alakalı olmaması durumunda da konuya önemli gözüyle bakmayacaktır.Si Out Run l'est aussi sur ce point, il n'est pas considéré comme injuste.
Konuya ilişkin olarak bkz.En résumé, pour le Pr.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Actuellement encore quelques anecdotes se racontent encore à son sujet.
Önceleri konuya kuşkucu bir şekilde yaklaştı.Se pregunta ante todo por la sospecha.
Önümüzdeki on yılda yapılacak ölçümlerin bu konuya açıklık getireceğini beklemektedirler.Esperaba que las observaciones adicionales aclararan el asunto en los próximos meses.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Así, explicaba hasta el sabor de las cosas bajo este aspecto.
Belirli bir konuya sahip olmayıp genellikle karakterlerin günlük yaşamlarına odaklanır.Con ella reza y también habla de las preocupaciones cotidianas de muchas personas.
Öyküde de konuya olan bu ilgi vurgulanmıştı.El tema fue abordado en la historieta.
OGame ile hemen hemen aynı konuya sahiptir.A Gabe le pasa lo mismo con ella.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Cada episodio se centra en un personaje diferente.
İlgililer konuya eğilip araştırdılar ve 1953 yılında bu ödüle yazar layık görüldü.La expropiación de los mismos fue problemática y se debatió el proyecto desde 1953.
Konuya Fransız kaldım.Questo per me è arabo.
Konuya bir başka yaklaşım ise hikâyeyi kısaltarak vermek ve rasyonalize etmektir.Minimizzare: corrisponde a negare e razionalizzare allo stesso tempo.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.In considerazione di ciò, egli spiega le cose in un linguaggio semplice.
OGame ile hemen hemen aynı konuya sahiptir.Nei fatti, è assai simile all'OTOMAT.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Ciascun numero si articola attorno ad un tema particolare.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Su di lui si raccontano moltissimi altri aneddoti.
Daha sonra konuyu değiştirerek asıl konuya gelir.Ritorna quindi il tema principale.
Konuya Fransız kaldım.Это для меня китайская грамота.
Daha sonra konuyu değiştirerek asıl konuya gelir.Иначе, перейдем к следующему пункту.
Doktor "O konuya girmeyelim." diye karşılık vermiştir.Он ответил: «Не беспокойтесь об этой проблеме.
Oyun içinde, oyun öncesi konuya ilişkin tüm verileri toplamak mümkündür.В самой игре можно собрать все сведения о предыгровом сюжете.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Каждый выпуск посвящён определённой теме.
Önceleri konuya kuşkucu bir şekilde yaklaştı.Поначалу они отнеслись к ним с подозрением.
Oyunun ilk kısımlarındaki oynanış ve mekan (bölüm) tasarımı, konuya karşılık, tamamiyle çizgisel değildir.Геймплей и дизайн игровых локаций (уровней) из первой части игры, в отличие от сюжета, полностью нелинейны.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Автомобили этого типа довольно часто можно видеть в американских фильмах.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.Просто в то время люди этого не поняли.
Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.Вели сидячий образ жизни, но ещё не обладали радиальной симметрией.
İlgililer konuya eğilip araştırdılar ve 1953 yılında bu ödüle yazar layık görüldü.فقاموا بالبحث والتحري في هذا الموضوع وفي عام 1953 وجدوا أن الكاتب يستحق هذه الجائزة.
Şiirde birçok folkorik ve klasik konuya atıfta bulunulur.وتستخدم القصيدة عدداً من القصص الشعبية والكلاسيكية.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.كل مجلد يتناول موضوعاً منفرداً.
Kişi henüz konuya duyarsızlaşmamış fakat tavırları umursamazcadır.لا داعي لأن يقلق المخرج حول أي شيء باستثناء أفكاره.
Sırp-Hırvatça maddesi bu konuya daha ayrıntılı olarak değinmektedir.السجل الأحفوري يضيف شيئا يذكر لهذه القضية.
Anlatıcının konuya hazırlıklı olması gerekir.ينبغي على المتحدث الرد على نقطة المعلومات على الفور.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.Uma fuga dupla tem dois sujeitos que muitas vezes são desenvolvidos simultaneamente.
Bu konuya daha sonra değinen Klee, "Üçüncü kışımda resim yapmayı asla öğrenemeyeceğimi fark ettim" dedi.Ele relembrou: “No terceiro inverno, eu até mesmo entendi que eu provavelmente nunca aprenderia a pintar.”.
Spielberg bunun filme "doğallık ve keskinlik" verdiğini ve "konuya hizmet ettiğini" düşündüğünü söyledi.Spielberg achou que isso deu ao filme "um espontaneidade, uma borda, e também serve como sujeito".
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Na ocasião, pronunciou seu consagrado Discurso.
Önümüzdeki on yılda yapılacak ölçümlerin bu konuya açıklık getireceğini beklemektedirler.Ele esperava que mais observações esclarecessem a questão nos meses seguintes.
Önceleri konuya kuşkucu bir şekilde yaklaştı.In eerste instantie werd er twijfelachtig gedacht over Up.
Daha sonra konuyu değiştirerek asıl konuya gelir.Met hierna weer het hoofdthema.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.Hun verklaring in die zin werd verwelkomd.
Nintendo Wii, bu konuya daha odaklı olarak çalışmaktadır.Ook de Nintendo Wii maakte gebruik van deze service.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.Dat kende men in die tijd nog helemaal niet.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Każda skupia się na konkretnym temacie.
Yine bu konuya ilişkin birçok anekdot vardır.Det finns en del sådana anekdoter.
Sırp-Hırvatça maddesi bu konuya daha ayrıntılı olarak değinmektedir.Artikeln spårgeometri beskriver detta mer i detalj.
Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında demiştir.I detta avseende hade hon alltså rätt i sitt uttalande.
Bir çifte füg sıklıkla aynı anda gelişme gösteren iki konuya sahip olur.Observera att det ofta finns två likvärdiga lösningar till problemet.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.Dessa var dock inte relaterade vid tillfället.
Her sayısı farklı bir konuya odaklanır.Кожен випуск зосереджений навколо різних тем.
Doktor "O konuya girmeyelim." diye karşılık vermiştir.Він відповів: «Не турбуйтеся за цю проблему.
Eğer bir çizim medikal bir konuya açıklık getiremiyorsa çizim olarak hiçbir değeri yoktur."«Якщо у мене не має ерекції, коли я малюю, то картинка нікуди не годиться.»
Konuya dilbilim açısından bakarsak da aynı sonuca ulaşırız.Уважне вивчення Вед приводить нас до того ж самого висновку.
Sudan-Güney Sudan veya Pakistan-Hindistan arasındaki çatışmalar bu konuya örnek teşkil eder.Серед відомих прикладів можна навести Індо/Пакистанський конфлікт або битви у Судані.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Цілком зрозуміло, що і в американських фільмах також.
Konuya diğer bir açıdan bakılırsa totemin tabu olduğu görülür.Лише з глобалізацією це дивне табу було знято.
Brecht, temel konuya sadık kalsa da, genel konsepti ve bazı detayları değiştirir.У той час як Брехт залишається вірним основній темі, він змінює загальну концепцію та деякі деталі.
İlgili Sayfalar