O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Așa că, m-am decis să plonjez cu capul inainte, și să încerc să trăiesc Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dlatego zdecydowałem się zagłębić w tym temacie i spróbować żyć Biblią.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Donc j'ai décidé de plonger tête la première, et d'essayer de vivre la Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dus waagde ik een sprong in het diepe en probeerde mijn leven naar de Bijbel in te richten.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Entonces decidí zambullirme primero a intentar vivir según la Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Így hát elhatároztam, hogy fejest ugrok a közepébe, és megpróbálok a Biblia szerint élni.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Jadi, saya memutuskan untuk menyelami dulu, dan kemudian hidup menurut Kitab Suci
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.그래서 저는 일단 무턱대고 성서의 율법대로 살아보기로 했습니다.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Portanto, decidi mergulhar de cabeça e tentar viver a Bíblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Quindi decisi di buttarmici a capofitto e provare a vivere secondo la Bibbia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Så jag dök in i det med huvudet före, och försökte leva bibliskt.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Siispä päätin sukeltaa aiheeseen, ja elää Raamatun oppien mukaisesti.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Tak jsem se rozhodl do toho skočit po hlavě a zkusit žít podle Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Zato sem se zadeve lotil z glavo naprej in poskusil živeti Biblijo.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Κι έτσι αποφάσισα να βιώσω τη Βίβλο.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И така, реших да скоча с главата напред и да се опитам да живея според Библията.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И я решил сначала окунуться в мир Библии с головой и попробовать жить по Поисанию.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.אז החלטתי להכנס לזה באופן מוחלט, ולנסות לחיות את התנ"ך.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.لهذا قررت ان اغوص راسا اولا ثم احاول ان احيا حياة الكتاب المقدس
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.所以,我唔理三七二十一就開始按照聖經來生活。
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Arbejdspladsvurdering (APV) er en hjørnesten i den europæiske arbejdsmiljøstrategi.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Ocena ryzyka zawodowego stanowi podstawę europejskiego podejścia do bezpieczeństwa i higieny pracy (BHP).
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Ocena tveganja je temelj evropskega pristopa k varnosti in zdravju pri delu.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Riskienarviointi on työterveyden ja työturvallisuuden (TTT) edistämisen kulmakivi Euroopassa.
Risk değerlendirmesi, Avrupa’nın iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusuna yaklaşımının temel taşıdır.Оценката на риска е крайъгълният камък на европейския подход за безопасност и здраве при работа (БЗР).
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Akkor hát miért is ragadunk bele abba az érzésbe, hogy igazunk van?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Allora, perché restiamo bloccati in quest'atteggiamento di aver ragione?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Alors pourquoi nous retrouvons-nous coincés dans cette impression d'avoir raison?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Deci de ce ne blocăm în această impresie că avem dreptate?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Então, porque é que estamos presos neste sentimento de estar certo?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Entonces, ¿por qué nos obstinamos en tener razón?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Jadi, mengapa kita terperangkap dalam perasaan selalu benar ini?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Joten miksi jäämme jumiin tähän tunteeseen?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.그럼 왜 우리가 내가 옳다는 생각에 잡혀 있나요?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Proč jsme se tedy zasekli u pocitu, že máme vždy pravdu?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Så hvorfor bliver vi fanget i denne fornemmelse af at have ret?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Takže, prečo sa zasekávame v tomto pocite mať pravdu?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Vậy thì tại sao chúng ta luôn có có cảm giác là chúng ta đang đúng?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Waarom komen we vast te zitten in dit gevoel van gelijk hebben?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Warum also sind wir in dem Gefühl gefangen, recht zu haben?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Więc dlaczego utknęliśmy w tym poczuciu, że zawsze mamy rację?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Λοιπόν, γιατί κολλάμε σε αυτό το συναίσθημα της ορθότητας;
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.И така, защо се придържаме към това усещане за правота?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Отже - чому ми застрягли у цьому почутті правоти?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.Так почему же мы застряли в этом ощущении правильности?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.אם כך מדוע אנו נתקעים בתחושה זו שאנו צודקים?
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.إذا .. لماذا نعلق في تلك الفقاعة .. فقاعة شعورنا الدائم بأننا مصيبون - محقون
Şimdi, bakalım neden haklı olma konusuna takılıp kalıyormuşuz.正しいという感情に陥ってしまうのでしょう 理由の一つは 間違える時の感情に起因します
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.¿con una cierta cantidad de equidad?
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.그럼 차입에 대해서 생각해 봅시다.
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.Penchons-nous donc sur l'effet de levier.
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.Více se zamyslíme nad finančním pákovým efektem.
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.Давайте немного подумаем о плечо.
Şimdi kaldıraç konusuna geçelim.レバレッジとは本質的にある量の株主資本で、
Şimdilik öteleme konusuna girmiyoruz.E per adesso non penseremo allo spostamento.
Şimdilik öteleme konusuna girmiyoruz.기초적으로
Şimdilik öteleme konusuna girmiyoruz.Y por ahora, no pensaremos acerca del desplazamiento.
Şimdilik öteleme konusuna girmiyoruz.За сега, няма да мислим за преместване.
Şimdilik öteleme konusuna girmiyoruz.Пока мы не будем думать о смещении графика.
Şimdi mobilya konusuna geçelim.Alors maintenant, nous allons passer par l'entrée "mobilier".