Bu daha çok önem kazandı ve şimdi de mirası için merkezi bir konuma sahip.This gained increased importance and is now central to its legacy.
Güler, "Türkiye eşsiz bir jeopolitik ve jeostratejik konuma sahiptir."Turkey has a unique geopolitical and geostrategic location.
Bir aydan uzun süren müzakereler sonunda, Sanader nispeten güçlü bir konuma sahip oldu.After more than a month of negotiations, Sanader has emerged in a comparatively strong position.
Kendimizi son derece hassas bir konuma sokmuş oluruz."We would put ourselves in a very delicate position."
Avrupa Konseyi, Türkiye'yi diğer aday ülkelerle eşit şartlara sahip konuma yerleştirdi.The European Council places Turkey on equal footing with other membership candidates.
Meclis çoğunluğu oluşturma çabaları, Sırp temsilcileri lideri belirleyen konuma soktu.Efforts to secure a parliamentary majority have put Serb representatives in the role of kingmaker.
Viertel Almanya'nın Bremen kentinde merkezi bir konuma sahip bir semttir.Viertel (literally "quarter") is a centrally located neighborhood in the city of Bremen, Germany.
Kistin konuma özgü semptomlarLocation-specific symptoms
İlklik etkisi ilk dört seri konuma yayıldı. [1]The primacy effect extended over the first four serial positions.[1]
Bu beni daha karanlık bir konuma soktu çünkü sağa sola çarpıyordum.It also put me in a darker place because I was getting slammed left and right."
Bir beyin hasarının yan etkileri, konuma ve vücudun yaralanmaya verdiği tepkiye bağlıdır.The side- effects of a brain injury depend on location and the body’s response to injury.
Başarılı olursa, Anhalt ve Grumbkow güçlü bir konuma gelmeyi umuyorlardı. [1]If he succeeded, Anhalt and Grumbkow hoped to come into a position of power.[4]
Bu listeler yanardağları türe ve konuma göre kapsar.These lists cover volcanoes by type and by location.
Çevresini gören hakim bir konuma sahiptir. [1] [2]It has a dominant position that oversees its surroundings.[1][2]
Konuma gönderilen bir denizaltı akustik algılama yapmadı. [1] : 13A submarine sent to the location made no acoustic detections.[2]: 13
Traylor artık "kendi kendine eğitim" ve modern sanat alanlarında merkezi bir konuma sahip.Traylor now holds a central position in the fields of "self-taught" and modern art.
Alan, gözlemci üzerinde etkide bulunur ve onu evren karşısında ayrıcalıklı bir konuma getirir.The field acts on the observer and puts him in a privileged position vis-à-vis the universe.
Cochin SEZ çok ürünlü bir bölge olup stratejik bir konuma sahiptir.Cochin SEZ is a multi-product Zone. Cochin is strategically located.
1920 yılından itibaren Fransız Sudanı günümüzde Mali ile aynı sınırlara sahip bir konuma ulaşmıştır.Ab 1920 hatte Französisch-Sudan die Grenzen des heutigen Mali.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Das bringt sie nicht über sich, dafür ist ihre Furcht vor einer Gottesstrafe zu groß.
Yazıcılar toplum içinde önemli bir konuma sahipti.Frauen genossen anscheinend eine hohe Stellung in der Gesellschaft.
İşaret, halterci tamamıyla hareketsiz konuma geçince verilir.Das Signal hat zu erfolgen, sobald der Heber absolut bewegungslos ist.
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.Die Veranstaltungen waren von den Kurgästen bequem zu Fuß zu erreichen.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Cependant, ce châtiment ne fut pas utilisé outre mesure, car il affaiblissait grandement les armées.
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.Les enfants peuvent très facilement s'y rendre à pied.
Arıcılık için iyi bir konuma sahiptir.Il possède un bon sens de l'improvisation.
Østfold Oslo ve İsveç arasında stratejik bir konuma sahiptir.L’Østfold est situé entre le fjord d’Oslo et la Suède.
Bir sonraki durumda ise ark ayrılmış kısımdan başlar ve elektrotlar akım yönü bakımından ters konuma gelirler.À cet instant-là, la fonction d'onde s'effondre, et on trouve l'électron dans une position déterminée.
Yazıcılar toplum içinde önemli bir konuma sahipti.En général, il s'agissait de personnes occupant une position importante dans la société.
Restorasyon döneminde iç savaştan önceki anayasal konuma geri dönülmüştür.Sous la Restauration anglaise, le système politique fut rétabli dans l'état où il était avant les guerres.
Burada Hristiyanlar ile Müslümanlar eşit konuma getirildi.En Afrique, les chrétiens font désormais jeu égal avec les musulmans.
Başlangıç ve bitiş tarihleri konuma ve yıla bağlı olarak değişir.Les dates officielles de début et de fin de l'automne peuvent varier selon les cultures et les pays.
“Ice Queen” teklisi 2002 Mart'ta, Hollanda'da 2. olmuş, Belçika'da ise 1. konuma gelmiştir.En el 2002 el sencillo «Ice Queen» se posicionó en el número uno en las listas de ventas de Holanda y Bélgica.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Lograron hacer que Tina se siente, pero su cuerpo ya estaba sin vida y cayó al suelo nuevamente.
Sonuçta Montgomery Rommel'in birlikleri alt edecek konuma gelmişti.En la final, Monarcas enfrentaría a Pumas UNAM.
Yavuz Sultan Selim’in maiyetinde itibarlı bir konuma geldi ve Osmanlı siyasetinde aktif bir rol oynadı.En la capital bizantina Smiltsena siguió desempeñando un papel activo en la política.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Que muchas personas le han visto durmiendo frente a ella.
İşaret, halterci tamamıyla hareketsiz konuma geçince verilir.Riferito alla pupa quando è del tutto immobile.
Eşleme dosyası konuma otomatik olarak ve tercih edilen bir dereceye bağlı olarak seçilir.Il file della mappa è selezionato automaticamente, dipende dalla posizione e dalla scala preferita.
Dağlık bir konuma sahiptir.La montagna ha un aspetto imponente.
Herhangi bir hareket eden nesnenin çekimde yeni konuma atladığı görülecektir.Come ad evocare che chiunque vada lì si tuffi in una nuova esperienza.
Østfold Oslo ve İsveç arasında stratejik bir konuma sahiptir.L'Østfold è situato tra il fiordo di Oslo e la Svezia.
Ayrıca Cizre, önemli bir ticari konuma da sahipti.Fu anche possessore di un'importante pinacoteca.
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.Nell'863 la campagna dei musulmani contro i cristiani fu particolarmente sfortunata.
Bu liste, Almanya'daki havaalanlarının konuma göre sıralanmış listesidir.La seguente è una lista di aeroporti in Germania.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Дать время спящему прийти в себя.
"ABD saçma bir konuma düştü"".«Россия погрязла в мракобесии».
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Им удалось поднять Тину в сидячее положение, но её тело уже было безжизненным и снова упало на землю.
Türkiye, tüm dünya için önemli bir stratejik konuma sahiptir.Азиатско-тихоокеанский регион имеет для всего мира стратегическое значение.
İğne farklı bir konuma gider.Здесь бьётся сердце по-другому...
Başlangıç ve bitiş tarihleri konuma ve yıla bağlı olarak değişir.تختلف أوقات بداية ونهاية التوقيت الصيفي حسب المكان والسنة.
Buna bir benzetme,bir ışık anahtarı - ile 0 temsil kapalı konuma ve 1 temsil pozisyon olduğudur.ويمكن تمثيل الأمر على شكل مفتاح كهربائي : المفتاح مغلق 1 ، المفتاح مفتوح 0 .
"ABD saçma bir konuma düştü"".«Americano foi punido».
Albümün başarısı Death Row Records şirketini 1990'lar hip hop piyasasında güçlü bir konuma getirdi.O sucesso do álbum estabeleceu a Death Row Records como a gravadora de hip hop dominante na década de 1990.
Nokia Xpress Now, konuma dayalı içerik sunan yeni bir uygulamadır.Nokia Xpress Now é um novo aplicativo que oferece conteúdo baseado em localização.
Mars 2003 yılından beri Dünya'ya en yakın konuma geldi.É o pior atentado desde março de 1996.
Devletin görevi ülkeyi bu beş aşamadan en üstün konuma taşımaktır.Ze houdt ervan de huishoudelijke taken op zich te nemen als de vijf op stap zijn.
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.Het ontbrak haar zeker niet aan (adellijke) aanbidders, maar het leek haar verstandiger niet te huwen.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Samiec w tym okresie ma bardzo jaskrawe ubarwienie.
Doğu Avrupa'daki birçok bölgenin durumu belirsiz bir konuma geldi.W związku z tym spora część domów w Ekwadorze jest niedokończona.