Ana içeriğe geç
Sözlük

konuma ile cümle

konuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şah’ın nikahlı eşi olarak sarayda önemli bir konuma yükseldi.Jako druga córka faraona zajmowała wysoką pozycję na dworze.
Merkez, daha sonra 1997 yılında pasif konuma geçmiştir.Наступний, 1995 рік пройшов досить спокійно.
Yazıcılar toplum içinde önemli bir konuma sahipti.Всі вони мали високе положення у суспільстві.
Restorasyon döneminde iç savaştan önceki anayasal konuma geri dönülmüştür.І відновили статус-кво, що існував до війн Зімріди.
Böylece ilçe M.Ö. 1000 yıllarında oldukça iyi bir konuma gelmiştir.Як і тисячу років тому, у раціон входять всілякі супи.
32 yılda iki kez – Temmuz ve Eylül sonunda – en uygun konuma gelir.Протягом літа врожай збирають 2—3 рази: перший — у кінці липня, останній — у вересні.
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.Podařilo se jim dostat Tinu do sedící pozice, ale její tělo se znovu svalilo na zem.
"ABD saçma bir konuma düştü"".Dědina úplně oněměla."
Çoğu mesaj ise kendilerini hücre içinde belli konuma hedefleyen "posta kodları" taşır.Ve valné většině případů, řadí se do škatulky "zdarma".
Donetsk şehri çevreleme harekatı için uygun konuma gelmiştir.Mazovský věnoval řádu město Dobřín s okolním Dobřínskem.
Günümüzde sinema sunumu geleneksel bir konuma gelmiş durumdadır.Putem spune că actualitățile cinematografice românești au o veche tradiție.
O, firmada önemli bir konuma sahiptir.Ea are o poziție importantă în cadrul companiei.
Fiyatlar konuma göre değişir.Prețurile variază în funcție de locație.
O çok kıskanılacak bir konuma sahiptir.Ea ocupă o poziție de invidiat.
"ABD saçma bir konuma düştü"".F. u. a csejthei uradalom."
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Frigyes aznap elképesztően szerencsés volt.
Beyin için keton cisimcikleri glikozdan daha önemli konuma gelir.Az agyszerkezet különbségei fontosabbak, mint a méret.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Jotkut väittävät omistavansa oman herättäjän, joka valvoo heidän untaan.
Konuma göre başlatma.Aloittakaa ystävälliseen tapaan.
Bu renklendirme, coğrafi konuma göre kırmızıdan sarıya doğru olmak üzere farklılıklar gösterir.Muut arvelivat, että ero johtuu punaisen paremmasta näkyvyydestä.
Mars 2003 yılından beri Dünya'ya en yakın konuma geldi.27. heinäkuuta – Mars ohitti Maapallon lyhyimmältä etäisyydeltä sitten vuoden 2003.
1467 yılında Pontevedra, Vigo ve Redondela şehirlerinde Henry IV'ün otoritesini icar eden konuma geldi.Vuonna 1467 kuningas myönsi hänelle oikeuden hallita Pontevedran, Vigon ja Redondelan kaupunkeja.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Hänellä on eräänlainen kovan onnen leima.
Devletin görevi ülkeyi bu beş aşamadan en üstün konuma taşımaktır.Αυτό παρέμεινε το μοναδικό φινίρισμα της χώρας στις κορυφαίες πέντε θέσεις.
"ABD saçma bir konuma düştü""."Enspænderen er blevet en latterlig figur".
Giderek önemli bir konuma sahip olmuş.Han fik efterhånden betydelige forleninger.
"ABD saçma bir konuma düştü"".«Americana på avveie».
Bu pedallar üç ayrı konuma getirilebilir.Maultaschen kan bli tilberedt på tre ulike måter.
Nibble modunda ise bir sıra içindeki ardışık 4 konuma birden ulaşılabilinmektedir.I stedet realiserte de paging innenfor ét enkelt segment på 4 GB.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.Melepaskan pikiran yang mengganggu tidurnya.
Sonuçta Montgomery Rommel'in birlikleri alt edecek konuma gelmişti.Montgomery lúc này muốn dứt điểm tàn quân của Rommel.
"ABD saçma bir konuma düştü"".Hoa Kỳ đã rũ bỏ tính trung lập của mình ".
1837 yılındaki bir yasa ile kentlerle kırsal alanlar aynı konuma alındı.1837年の法令は町と農村の両方に同じ制度を与えることとなった。
Arıcılık için iyi bir konuma sahiptir.いじめに対して肯定的な考えを持っている。
Restorasyon döneminde iç savaştan önceki anayasal konuma geri dönülmüştür.領土紛争については戦争前の原状に回復するとした。
Taraftarların yürüyerek çok rahat bir şekilde gidecekleri bir konuma sahiptir.人魚たちは足で歩くことが難しいため、移動用に常備している。
Yapı İngiliz mimarlık tarihinde oldukça önemli bir konuma sahiptir.これはイギリスの建築の歴史において重要な転換点であった。
Hristiyanların, ayrıcalıklı konuma gelmesi, Müslümanlar için tam bir hayal kırıklığıydı.最初のムスリムの侵入に対して、キリスト教徒の抵抗は弱々しかった。
Sonunda Tina'yı oturur konuma getirmeyi başarabilmişlerdir ancak Tina'nın cansız bedeni yine yere düşmüştür.前作のラストでトミーにクリスタルレイクに沈められたが、ティナの超能力で復活して殺戮を繰り返す。
Mars 2003 yılından beri Dünya'ya en yakın konuma geldi.最近一次接近地球在2003年。
Yıldız yılı, Güneş'in uzaydaki yıldız fonu üzerinde aynı konuma gelmesi için geçen süredir.恆星年是太陽回到天球上同一顆恆星位置所經歷的時間長度。
"ABD saçma bir konuma düştü"".」美國方面則反應不一。
Norton 360'ın birden fazla kurulumu merkezî bir konuma göre yedekleme de yapabiliyor.多個安裝的諾頓360也可以集中備份到同一個位置。
Bu uygulama onları yoksul bırakmaz, aksine daha etkili bir konuma yükseltirdi.既然中產的處境並沒有受惠,於是他們對政府的不滿愈深。
Yapı İngiliz mimarlık tarihinde oldukça önemli bir konuma sahiptir.这在英国建筑史上自然非同小可。
“Ice Queen” teklisi 2002 Mart'ta, Hollanda'da 2. olmuş, Belçika'da ise 1. konuma gelmiştir.從Mother Earth的第二支單曲,“Ice Queen”,被視為樂隊的突破;2002年3月攀升至#2在荷蘭,但他們的第一單,當它爬上頂端比利時。
Böylelikle metaller kendi yüklerinin bir konumdan diğer bir konuma taşınmasına izin verirler.電傳導指的是電流從物質的某位置移動到另一個位置。
Ashâb arasında da Kur'an'a konu olmasından dolayı saygın bir konuma geldi.그는 수양론에 있어서는 성경(誠敬)을 주된 목표로 삼았다.
"ABD saçma bir konuma düştü"".“이영은이 엉겁결에 모델 된 사연”.
Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir.한 가지 어려운 점은 스스로에게 딱 맞는 룸메이트를 찾는 것이다.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.하지만 원상은 '죽지 않는 동안의 추위를 참을 수 없으니, 앉아있을 자리나 마련해줌이 옳소.'
Toplu yemeklerde yiyeceğin toplumsal konuma göre paylaşılması söz konusuydu.גל היה עסוק מאוד בחלוקת מזון.
Bu süreç içinde, bulunduğunuz konuma uygun telkinleri kendinize vermeye başlayabilirsiniz.אבל, באותו הזמן, למדו איך לחיות בתוך האני האמיתי שלכם.
Tahmin yapma süreci, günümüzde iş dünyasında ve endüstride çok hayati bir konuma sahip olabilmektedir.Логистиката е изключително важна функция в съвременния бизнес свят и индустриално съперничество.
Yazıcılar toplum içinde önemli bir konuma sahipti.Knjiga je imala velik utjecaj na društvo.
Kısa zamanda parti içi hiyararşide yükselerek önemli bir konuma sahip oldu.Za vrijeme proslave slučajno poreže prst.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.Muž na zábere hovorí, že "pokiaľ budete pokračovať v bombardovaní, nebudete žiť v miere.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Čierny má v tomto otvorení často dosť stiesnené postavenie.
Mars 2003 yılından beri Dünya'ya en yakın konuma geldi.Mars se nam je leta 2003 najbolj približal.
Giderek önemli bir konuma sahip olmuş.Zaupal mu je vedno pomembnejše naloge.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod